Atletizm ve sprint yarışları dendiğinde tabii ki akla gelecek ilk isim Usan Bolt. Kendi devri değil tüm tarihin de en iyisi Jamaikalı sprinter…
Sadece 100 metre değil, 200 metrede de olimpiyat şampiyonlukları var. Aradan geçen onca seneye rağmen, hala 100 ve 200 metrelerde rekorların sahibi de o!
Ama bunları zaten biliyorsunuz. Bizim konumuz ise ona 2011-12’lerde çok çok yakın seviyedeki bir başka süper yıldız, ama onun dönemine denk geldiği için gölgede ve doğal olarak gümüşlerde kalan biri.
Jamaika’nın Asafa Powell ile başlayıp Usain Bolt ile zirveye çıkan sprint ekolünün 3. halkası: Yohan Blake!
Bolt 86, Blake 89 doğumlu. Yani hemen bir sonraki yaş grubunda olduğu için hep Bolt duvarına çarptı Jamaikalı sprinter.
İlk küresel çıkışı olan 2011 Dünya Şampiyonası’nda, 100 metrede Bolt hatalı start ile diskalifiye olduğu için kazanmış, 200 metrede gümüş alırken, altın malum kişiye gitmişti.
Yine de bu 100 metre finali üzerine duralım. 21 yaş 245 günlükken kazandığı bu altın madalya, O’nu tarihin en genç şampiyonu yapıyor. Rekoru devraldığı kişi de bir başka efsane Carl Lewis (22 yaş 38 gün).
2012 Londra Olimpiyatları’nda da, 100 metrede belki Bolt’u geçemeyeceğini biliyor ama acaba 200’ü alabilir miyim diye düşünürken, yine ikisinde de kazanan Bolt, yarışları ikisini de ikinci sırada bitiren Blake oluyor.
Sezon EN’leri 2008’den sonra gitgide iyileşerek, 10.27, 10.07, 9.89, 9.82, 9.69 diye giderken, Bolt yetmezmiş gibi, en formda zamanındayken bir de ciddi arka adele sakatlığı ekleniyor. 2013-14’de kariyerinin zirvesindeyken yaşadığı bu ard arda gelen ciddi sakatlıklar hızı üzerinde kalıcı etki bırakıyor ve maalesef eski haline donemiyor.
Özellikle Glasgow’daki bir yarışta kasının kopma noktasına gelmesi ve ameliyat olması, “canavar” lakaplı koşucunun performansını düşürüyor yani biraz da şans olacak insanda!
2013 Dünya Şampiyonası’nda da sakatlığı nedeniyle yok. Altın madalya yine Bolt’a gidiyor (9.77). Aynı şekilde 200 metre finalinde de bir copy paste daha; kazanan yine Bolt.
Bu arada 2013 senesi, 100-200 metre finalleri Jamaika’nın hanedanlığının en tepe tescili diyebiliriz; 100 metre finalinde, ilk 5’e 4, 200 metre finalinde de ilk 4’e 3 kişi birden sokuyor küçük Karayip ülkesi…
Daha bitmedi! 2016 Rio Olimpiyatları. Bolt artık doymuştur hayaliyle, üstelik 30 yaşına geldi diyerek kendini motive ediyor ama 100 ve 200 metrelerde kazanan tabii ki yine Bolt!.
Tek cümleyle iki sprinteri de analiz edersek; beast lakaplı Blade daha kısa boylu olduğu için çıkış patlayıcılığı daha iyi ve 50-60 metreleri önde geçiyor da olsa, 60 sonrası uzun bacakları ile uçuşa geçen Bolt’a (maximum hızı 44.7 km) direnebilmek çok zor.
Düşünün 20.yüzyıl sonlarında “hayal bile edilmeyecek bir derece olan” 9.69 koşuyorsunuz ama Bolt 9.58 yapıyor! 200 metrede 19.26 ile tarihin en iyi 2. derecesi sizin ama 19.19 ile rekorun sahibi yine Bolt.
Bu arada 2012-16 Olimpiyatları’nda, 4×100 bayrakta 2 altını var çünkü orada Jamaika adına beraber yarışıyorlar.
Tokyo 2020, hatta covidden dolayı 2021’de sahne alan Olimpiyatlarda artık Usain Bolt emekli, resmi olarak yok. Ama 32 yaşına gelmiş, yarı sakat eski Yohan Blake de ruhen yok!. Yarı finalde serisinde 6. olup eleniyor. Bu olimpiyat “2000 Sydney’den beri ilk kez bir Jamaikalı olmayan final” diye de belirtelim.
Fazla uzatmadan; düşünün ki, tüm zamanların en iyi üçüncü 100 metre (ilk ikisi zaten Bolt) ve en iyi ikinci 200 metre derecelerine sahipsiniz.
Buna rağmen bütün bu dereceleri Usain Bolt ile aynı dönemde yaptığı için, adını atletizm severler dışında insanların hafızasına “hakettiği ölçüde” kazıyamamış bahtsız bir atletten bahsettik sizlere..
