Vicdanın ve Direnişin Sahası: Hapoel Katamon Jerusalem
Futbolun milyar dolarlık fonlar, steril stadyumlar ve endüstriyel PR projeleriyle kuşatıldığı modern çağda, bu oyunun hâlâ bir “halk vicdanı” olabileceğine inanmak zorlaşıyor.
Ancak dünyanın bazı köşelerinde, taraftarların yeşil sahaları bir protesto alanına, bir barış adasına ve bir onur mücadelesine dönüştürdüğü hikâyeler var. Kudüs’ün sert rüzgarları arasında doğan Hapoel Katamon Jerusalem tam da böyle bir direnişin, sokağın ve vicdanın eseridir.
Bir Kulübün Ruhunu Kaybetmesi ve Kopuş
Kudüs futbolunun köklü çınarı Hapoel Jerusalem, yıllar içinde kötü yönetimler, borç sarmalları ve kulübün üzerine çöken karanlık bir gölge yüzünden kimliğini yitirmeye başladı. Özellikle kulübün tribünlerini ele geçiren, ırkçı ve aşırı milliyetçi söylemleriyle bilinen “La Familia” adlı grup, kulübün geleneksel sol, kucaklayıcı ve işçi sınıfı ruhunu zehirledi.
Tribünlerde açılan nefret dolu pankartlar, Arap oyunculara yönelik tezahüratlar ve kulübün asil tarihinin ayaklar altına alınması, asıl sahipleri olan vicdanlı taraftarlar için bardağı taşıran son damla oldu.
Sıfırdan Kurulan Ütopya: “Socios” Ruhu ve Katamon
2007 yılında bu gidişata boyun eğmeyen bir avuç taraftar, tarihin en radikal kararlarından birini aldı: Kendi kulüplerini terk edip sıfırdan, halkın ellerinde yükselen yeni bir kulüp kurdular.
Hapoel Katamon adıyla alt liglerin en dip seviyesinden yola çıktılar.
Modern futbolun patronlarına inat, kulübü tek bir zengine veya şirkete değil; İspanyol tarzı taraftar sahipliğine (socios) yani halka emanet ettiler. Her üyenin tek bir oya sahip olduğu bu yapı, futbolun sermayeye karşı kazandığı nadir demokratik zaferlerden biriydi.
Hapoel Katamon, İsrail’in taraftarlara ait olan ilk futbol kulübü olarak tarihe geçti. İsmini ise eski kulübün 1970’lerdeki altın çağını yaşadığı Katamon Stadyumu’ndan aldı.
Sahanın Ötesinde Bir Barış Adası
Hapoel Katamon’u dünyadaki diğer alternatif kulüplerden ayıran en keskin çizgi, Kudüs gibi dünyanın en patlamaya hazır coğrafi ve politik merkezlerinden birinde, sporun birleştirici gücünü fiilen uygulamasıdır.
Kulüp, sadece A takım düzeyinde değil, kurduğu ortak futbol akademileriyle Yahudi ve Filistinli çocukları aynı sahada, aynı formayla buluşturdu.
Tribünlerinde ırkçılığa, cinsiyetçiliğe ve her türlü ayrımcılığa sıfır tolerans gösterilen bu kulüp, futbolun bir duvar değil, insanları buluşturan bir köprü olabileceğinin canlı kanıtı haline geldi.
Ne Zaman Kapandı ve Ne Oldu da Yeniden Birleştiler
Hapoel Katamon teknik veya hukuki olarak bir “iflasla” kapanmadı; aksine Mayıs 2020’de misyonunu tamamlayarak kimlik değiştirip asıl gövdesiyle birleşti.
Kulüp, kurulduğu 2007 yılından 2020 yılına kadar alt liglerden tırnaklarıyla kazıyarak 2. lige (Liga Leumit) kadar yükselmiş ve muazzam bir taraftar desteğine ulaşmıştı.
Orijinal Kulübün İflası (2019): Kötü yönetim altındaki orijinal Hapoel Jerusalem kulübü, borçlarını ödeyemeyerek 2019 yılında resmen feshedildi ve iflas etti. Kulübün ismi ve tarihi hakları boşa çıktı.
İsim Haklarının Satın Alınması (2020): Ağustos 2020’de Hapoel Katamon yönetimi (yani taraftarlar), bir sponsorun da finansal desteğiyle Hapoel Jerusalem isminin yasal haklarını satın aldı.
Tarihi Oylama: Katamon taraftarlarından oluşan genel kurul, ezici bir çoğunlukla kulübün adının ve logosunun orijinal Hapoel Jerusalem F.C. olarak değiştirilmesini onayladı.
Yani Hapoel Katamon kapanmadı; tam aksine orijinal Hapoel Jerusalem’i kendi demokratik yapısının içine katarak yuttu!.
Kulüp bugün hala %100 taraftarların mülkiyetinde yönetiliyor, İsrail Süper Ligi’nde (Ligat ha’Al) mücadele ediyor ve Katamon döneminde başlatılan ırkçılık karşıtı, barışçıl toplumsal projelere aynen devam ediyor.
Kapanış
Bugün Hapoel Katamon’un köklerine dönerek yeniden birleştiği Hapoel Jerusalem, sadece ligdeki puan tablosuyla anılan bir kulüp değil; yeşil sahalarda insanlığını kaybetmeyenlerin ortak manifestosudur.
Okyanusları aşan bir aidiyetin, nefretin hakim olduğu bir coğrafyada vicdanla tutulan anıtıdır. Çünkü bazen futbol, sadece kazanmak değil; ne pahasına olursa olsun insan kalabilmektir!.
