WWE (World Wrestling Entertainment) yani Profesyonel güreş (Amerikan güreşi), dünyada en çok seyredilen sporların başında gelir.
Sonucu önceden belirlenmiş (senaryolu) ancak fiziksel darbelerin, atletizmin ve risklerin gerçek olduğu bu “spor eğlencesi”dinde, dövüşçüler koreografi eşliğinde izleyiciyi eğlendirmek için çalışır, ancak düşüşler, darbeler ve sakatlanma riski tamamen gerçektir!.
Yani belki maçların kazananı, hikaye akışı (feud) ve “iyi” (face) ile “kötü” (heel) karakterler önceden planlanır ama hareketler danışıklı olsa da, ringe çarpmak, yüksekten düşmek veya havadan atlamak gibi eylemler ciddi acı ve sakatlık (hatta ölüm) riski taşır. Ring zeminleri, darbeyi emmek için yaylı ve ahşap yapıdadır, ancak bu, yüksekten düşmelerde sakatlanmayı maalesef tamamen önleyemez!.
Güreşçiler üst düzey atletler, akrobatlar ve oyunculardır; profesyonel sporcular kadar yüksek kondisyona sahiptirler. Amaç: Bir dövüşten ziyade, bir tiyatro sahnesi gibi izleyiciye görsel bir şov sunmaktır. Ama areketler koreografi olsa da, yanlış teknikler veya dikkatsizlik sonucu kaburga kırıkları, beyin sarsıntıları ve boyun sakatlıkları sıkça yaşanır.
Şampiyon nasıl belirlenir sorusu en çok merak edilenlerdendir; WWE (World Wrestling Entertainment) bünyesindeki federasyonun yaratıcı ekibi (creative team), senaristler ve üst düzey yöneticiler belirler. Günümüz teknolojisinde, kazananı/kaybedeni belirlemek için ne kadar veri ve hangi algoritmalar işleniyora cevaben de; belli bir sabit algorıtma yok.
Tabii ki sporcunun ratingi, sosyal medyadaki etkisi, saha içi-dışı popülaritesi de önemli ama asıl mekanizma; senaristler ve kulis siyasetinin bir kombinasyonu.
Tüm güreşçilerin senaryoları yazılır. Yapım ekibi, taraftarların favorilerini takip eder. Her şey mümkün olduğunca çok izleyici çekmek için tasarlanmıştır. “Şampiyon” ünvanı için mücadele büyük ölçüde senaryo odasında perde arkasında yapılır. Oyuncular esasen hangi “sezonda” olduklarına göre ana karakter kredisi için yarışırlar.
Şampiyonlar, gerçek bir dövüş yeteneğinden ziyade, hikaye çizgileri (storyline), popülarite ve “booker” denilen planlamacıların kararlarıyla önceden tayin edilir. 1963’ten bu yana 55’ten fazla güreşçi bu unvanı kazandı; en uzun süre elinde tutan Bruno Sammartino, en çok kazanan ise 17 kezle John Cena’dır.
Özetle; profesyonel güreş, “gerçek bir dövüş” değil, “gerçek atletizm ve tehlike içeren” bir gösteri sporu, fiziksel güç ile gösteri dünyasının birleştiği benzersiz bir performans sanatıdır!.
