https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

USTAWKI; POLONYA TRİBÜN KÜLTÜRÜNÜN KARANLIK YÜZÜ

Okunması Gerekenler

Polonya futbolunda en büyük rekabet 100 yılı aşkın süredir devam eden Legia (1916) ile Wisla (1906) karşılaşmalarıdır.

Kutsal Savaş (Swięta Wojna) diye bilinen Wisła Krakow – Cracovia, başkent derbisi Legia vs Polonia Warszawa ve Baltık kıyısındaki üç şehir (Trojmiasto) rekabeti; Tricity Derby namıyla Arka Gdynia ve Lechia Gdansk de çok meşhurdur, ama ülkenin iki büyük şehri Varşova ve Krakow’un en büyük kulüpleri, dünyada farklı şehirlerden olup en azili derbiler dendiğinde, şiddet anlamında ilk 3’e çok net şekilde girerler!..

Bugünkü yazı konumuz da bu şiddet ve Polonya tribün kültürünün karanlık yüzü; Ustawki…

Polonya futbolu, tribün atmosferi ve koreografileriyle Avrupa’da sıkça övgü alır. Ancak bu renkli görüntülerin arkasında, uzun yıllar boyunca ülke futbolunun imajını zedeleyen bir olgu idi Ustawki.

Öncelikle Ustawki nedir? Ustawki; Polonya taraftar kültüründe, rakip grupların önceden anlaşıp stadyum dışında karşı karşıya gelmesi anlamına gelen bir terimdir. Bu karşılaşmalar futbol maçının bir parçası olarak değil, tribün grupları arasındaki güç ve prestij mücadelesinin uzantısı olarak görülürdü.

Bu yapı, spontane bir sokak kavgasından ziyade, alt kültürün bir ritüeli olarak algılanmış; özellikle 1990’lar ve 2000’lerin başında yaygınlık kazanmıştı.

Nereden ve nasıl ortaya çıktı sorusuna da, en başta komünizm sonrası dönemde kimlik arayışı, otorite boşlukları ile sosyal dönüşüm cevabı verilebilir.

İçki ve uyuşturucu etkisiyle mantıklı karar veremeyen başıboş, işsiz gençlerde bir nevi deşarj olma, erkeklik ve güç algısı idi.

Ve bir de tabii ki, devlete ve polise karşı duruş yani otoriteye karşı kültür refleksi…

Bu faktörlerin hepsinin toplamıyla da, sonuç olarak futbolu aşan bir “biz ve onlar” anlayışı!..

Önceden belirlenmiş yer ve saatte buluşup, birbirlerine ölümüne dalan bu holigan gruplar, tribün rekabetini sahadan kopararak sokaklara ve ormanlık alanlara taşıdılar. Ve tabii ki bu, ciddi güvenlik sorunlarına yol açtı. Ölenler, yaralananlar, sonrasında intikam ile artan nefret dozajı daha da tırmandırırken, uzun süreli hapis cezaları ve ölümler bile kesmeye yetmemişti bu meşhur kavgaları…

İşin ilginci hatta acısı; sanılanın aksine, Ustawki’ye katılan grupların hepsi aktif maç takipçisi değildi. Bazıları maça bile gitmez, kulüp ürünleri taşımaz, sadece o meşhur kavga demenin hafif kaçacağı savaşlarda yer alırlardı!..

Bu yönüyle Ustawki, futboldan kopuk ama futbol etiketini kullanan bir alt kültüre dönüştü.

2010’lu yıllarla birlikte ise Polonya’da sertleşen spor yasaları, kamera ve kimliklendirme sistemleri ve toplu deplasman yasakları neyse ki alevi söndürmese de epeyce indirdi.

Kulüplere uygulanan ağır yaptırımlar sayesinde de Ustawki kültürü büyük ölçüde geriletildi.

Ev sahibi oldukları 2012 Avrupa Şampiyonası’nda da olası cezai yaptırımlar korkusuyla da, bu dönüşümde adeta bir kırılma noktası oldu.

Bugün Ustawki kültürü, büyük kulüplerde neredeyse tamamen bastırılmış durumda. Yani daha çok “geçmişin karanlık bir mirası” olarak anılmaktadır.

Tabii ki her ülkede olduğu gibi büyük maçlar öncesi gerilim, küfürleşme hatta kavgalar hala çıkıyor ama en azından planlı bir şekilde değil!..

Modern Polonya tribünleri artık kendini koreografiler, politik ve sosyal pankartlar, görsel şovlar üzerinden ifade etmeye çalışıyor.

Kısaca Ustawki, Polonya futbol tarihinin inkar edilemez bir parçasıdır; ancak romantize edilmesi gereken bir gelenek değil, ders çıkarılması gereken bir dönemdir.

Bugün tribün kültürünün geldiği nokta, şiddetin değil yaratıcılığın ve kolektif ifadenin futbolu zenginleştirdiğini açıkça göstermektedir ki, doğrusu da budur.

Son Haberler

MEL BLOUNT RULE-1978, NFL’DE AKIŞI DEĞİŞTİREN OFANS DEVRİMİ

Mel Blount Rule (1978) genelde “savunmaya vurulan kelepçe” diye anlatılır ama arka planda pek konuşulmayan epey detay var. Öncelikle Mel...

Benzer Konular