Purge Day, popüler kültürde (özellikle ‘The Purge’ / Arınma Gecesi film serisinde) **yılda bir kez, 12 saat boyunca tüm suçların (cinayet dahil) yasal olduğu ve acil durum hizmetlerinin durdurulduğu** kurgusal bir dönemi ifade eder!.
Elimizdeki hikaye; Arınma Gecesi kuralsızlığının 90 dakikalık bir futbol maçına sığdırıldığı kurgusal bir kıyamet. Yine de bu vahşetin ortasında beliren sosyolojik alt metin, skordan çok daha fazlasını fısıldıyor.
Kağıt Fenerler ve Meşaleler Ülkesi: Valoria
Valoria uzaktan bakıldığında dünyanın en huzurlu, hatta zamansız gibi duran coğrafyasıdır. Burası, sisli dağ eteklerine kurulmuş, çam ormanlarıyla çevrili vadilerden oluşan, sakinliğin neredeyse yasa olduğu bir kuzey ülkesidir.
Sokaklar: Sükunetin Başkenti
Valoria’da bir gün, dingin bir nehir akıntısı gibidir.
** Sokaklarda Ses Yoktur: Sabah saatlerinde sokaklar fırından yeni çıkmış ekmek kokusu ve hafif bir çam rayihasıyla dolar. İnsanlar birbirleriyle konuşurken bile fısıltıya yakın bir ses tonu kullanırlar. Yüksek sesle gülmek, trafikte korna çalmak veya sokakta tartışmak adeta bir toplumsal tabudur.
** Zamanın Yavaş Akışı: Şehir meydanındaki antik saat kulesi çalışmaktadır ama kimse ona bakmaz; çünkü burada acele eden kimse yoktur. Kafe sahipleri fincanları masaya feather-light (kuş tüyü) bir hafiflikle bırakır. İnsanlar parklarda saatlerce tek kelime etmeden göletleri seyredebilir. Kavgaya, gürültüye, hatta öfkeye meyilli bir fıtratları yoktur. Toplum, derin bir meditasyon halindedir.
Ancak bu tablo, takvimler “Derbi Günü”nü gösterene kadar geçerlidir.
Derbi Günü: Bütün Sakinliğin Patlaması
Valoria’da iki büyük kulüp vardır: Kırmızı-Siyahlılar (Şehir merkezinin aristokratları) ile Sarı-Mavililer (Liman işçilerinin ve dağ köylülerinin torunları). Yılın üç yüz altmış dört günü birbirine gülümseyen o nazik komşular, o büyük günde ezeli birer düşmana dönüşür.
** Kanlı Bir Ritüel: Bu maç sadece bir futbol müsabakası değil, halkın içindeki tüm bastırılmış sükûnetin, o devasa sessizliğin bir volkan gibi patladığı andır. Maç günü geldiğinde şehirdeki o pastoral huzur yerini ürpertici, sinematik bir gerilime bırakır.
** Stadyum Cehennemi: Maç saatine doğru stat çevresindeki sokaklar kandan, duman meşalelerinden ve paramparça edilmiş bayraklardan geçilmez hale gelir. Taraftarlar arasındaki çatışmalar o kadar şiddetlidir ki, her derbi sonrası polis raporlarına onlarca ağır yaralı, hatta hayatını kaybedenler geçer. Sınırlar, yasalar ve o meşhur kibarlık o gün stadyum kapısında unutulur.
** Bıçak Sırtı Bir Sadakat: Maç bittikten on iki saat sonra ise her şey mucizevi bir şekilde durulur. Pazartesi sabahı, dün birbirinin kafasını yaran o iki taraftar, şehrin aynı sessiz kafesinde yan yana oturup kahvelerini yudumlar, birbirlerinin gözünün içine bakarak nazikçe baş selamı verirler. Sanki dünkü o kanlı kıyameti yaşayan onlar değilmiş gibi…
Neden Böyle?
Valoria’nın sosyologları bu durumu “Duygusal Eşitleme Teorisi” ile açıklar:
Halk, yıl boyunca o kadar boğucu bir sükûnet, kibarlık ve bastırılmışlık içinde yaşar ki, ruhlarındaki tüm vahşi enerjiyi, bastırılmış öfkeyi ve ilkel kabile aidiyetini tek bir noktaya, futbol derbisine akıtmak zorundadırlar.
Valoria; ruhu bir Zen bahçesi, kalbi ise ort çağ savaş meydanı olan tuhaf bir ülkedir.
