Bisiklet yarışları dendiğinde büyük üçlü “Tour de France, Giro d’Italia ve La Vuelta” diğerlerinden ayrılır. Klasikler yani tek günlük yarışlarda da Flamanlara göre 1 tanesi aynı şekilde; Ronde van Vlaanderen
En Klasik Klasik !!
Nisan ayının ilk pazar günü düzenlenen Ronde van Vlaanderen Flamanların ünlü tek günlük klasiğidir. Global bakışla genel kanı, en klasik yarışın 1896’dan beri süregelen “Kuzeyin Cehennemi” Paris-Roubaix olduğudur ama bu toprakların yerlisi için De Ronde; klasiklerin de klasiğidir aynı zamanda!..
Bu yarışın 112 senelik bir tarihi var. Taa 1913 yılında Karel Van Wijnendaele tarafından kuruldu. Amaç sadece bir bisiklet yarışı düzenlemek değildi. O dönem Belçika’da Flaman kimliği geri plandaydı ve yarış, Flaman halkının kültürel gururunu temsil eden bir sembol haline geldi.
** Rituel, Ruh, Tarih, Kimlik
Kısacası De Ronde, Fransızca konuşulan Valon’lu elitlere karşı Flaman halkının “biz buradayız” deme biçimi, yani sadece bir spor etkinliği değil, adeta bir kimlik meselesiydi!..
Ronde van Vlaanderen ya da Flamanların dediği gibi De Ronde birbirinden ünlü yokuşları (Koppenberg, Oude Kwaremont, Paterberg) ile çok net şu mesajı veriyordu herkese; en güçlü olan değil, en dayanıklı kazansın.”
Düşünün ki 2. Dünya Savaşı sırasında bile yarış tamamen yok olmadı. Bazen kısaltıldı, bazen sembolik olarak düzenlendi ama Flaman halkı için bu yarış, zor zamanlarda bile devam etmesi gereken bir gelenekti ve o nefes az ya da çok, alınmaya kesintisiz (sadece 1915-18 yok) devam etti.
Bu yüzden De Ronde, “koşulan bir yarıştan” çok, yaşatılan bir ritüel oldu.
Bir Ronde galibiyeti, bazen bu sporun Everesti olan Tour de France etap zaferinden bile daha değerli sayılıp, Kahramanlar Yarışı lakabını aldı.
GPS, karbon kadrolar, rüzgar tünelleri… Bisiklet dünyası ne kadar modernleşirse modernleşsin, Ronde van Vlaanderen ruhunu fazla değiştirmedi.
Hala çamur ve soğuk var, hala bisikleti omzuna alıp yürümek zorunda kalanlar var. Arnavut taşlarına bile ellenmedi. Bir ara buna yetlendiler ama yerel halkı şiddetle karşı çıkınca geri çekildiler.
** Ronde van Vlaanderen’i Kazanan En Ünlü Flamanlar
Flamanlar için Ronde’u kazanmak: dünya şampiyonluğundan, büyük turlardaki etaplardan bile daha duygusal bir anlam taşır. Bu yüzden bu isimler Belçika’da sadece “eski şampiyon bisikletçi” değil, kültürel figür adeta dini elçi olarak görülür.
Yamyam lakaplı tarihin en iyisi Edd Mercyx’i zaten hepiniz biliyorsunuz ama aslan lakaplı Johan Museeuw ve moden çağın Flaman yıldızı Tom Boonen 3’er kez şampiyon oldular kendi mabedlerinde…
Klasiklerin ilk modern zamana yakın Flaman yıldızı da 1959 ve 62’de kazanan, “Herentals İmparatoru” lakaplı Rik Van Looy. Stijn Devolder de 2008-09 zaferleri ile bu zorluk derecesi yüksek pistte arka arkaya kazanan son Flaman.
Son 4 şampiyon ise; bir o bir diğeri şeklinde, bugünün tepe 2 yıldızı; Sloven Pogacar ve Hollandalı Van Der Poel.
*Eklemezsek olmaz; bu iki aynı jenerasyon-devirdeki insanüstü yıldız, diğer sporcular için haksız rekabet. Düşünün ki çok iyi bir sprinter veya sırıkla atlamacısınız ama karşınızda 1 değil 2 tane Bolt-Duplantis var!..
112 Senelik Hafıza
Bu tarihi pist acıya saygı, direnişe övgü ve kimliğe bağlılık üzerine yazılmış canlı bir hikaye. Bu pistte yankılanan her pedal sesinde, 112 senenin hafızası var.
Farklı yarışlar farklı nedenlerle öne çıkar yani hemen hepsinin kendiyle özdeşleşmiş en az bir özelliği vardır. Ama Ronde taktik, güç, tarih, coğrafya ve hava durumunun en iyi yarış kombinasyonudur.
Fazla uazatmadan; burada finiş çizgisi bir sonuç değil, Flaman ruhunun hala hayatta olduğunun kanıtıdır.
