https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TAKTİKLERIN YÜZYILLIK DANSI: PİRAMİT NASIL TERSİNE DÖNDÜ?

Okunması Gerekenler

Taktiklerin Yüzyıllık Dansı: Piramit Nasıl Tersine Döndü?

Futbol, günümüzde santimetrelerin, veri analitiğinin ve karmaşık pres geometrilerinin konuşulduğu devasa bir endüstri. Ancak sahanın ortasına dikilen iki kale ve bir topun peşinde koşan 22 adamın hikayesi, her zaman bu kadar disiplinli ve matematiksel değildi.J

onathan Wilson’ın başyapıtı Piramidi Tersine Çevirmek (Inverting the Pyramid), tam da bu serüveni anlatır: Oyuncuların sadece topun peşinde kontrolsüzce koşuşturduğu bir “okul bahçesi Oyunundan”, günümüzün karmaşık satranç tahtasına dönüşümün öyküsü.

** Peki, futbol sahasındaki o dizilişler yıllar içinde nasıl bir evrim geçirdi? Kalabalık hücum hatlarından, savunmanın ve alan kontrolünün ön plana çıktığı modern döneme nasıl geldik?

Kaos Çağı ve Piramidin Doğuşu: 1-2-7’den 2-3-5’e

19. yüzyılın ikinci yarısında, Victoria dönemi İngiltere’sinde futbol oynanmaya başladığında mantık çok basitti: Topu al, rakip kaleye doğru sür ve vur. Pas vermek bir nevi korkaklık, dripling ise cesaretin simgesiydi. Sahadaki dizilişler de bu anlayışı yansıtıyordu: tek bir savunmacı, iki orta saha ve ön tarafta bekleşen yedi ya da sekiz hücumcu (1-2-7 veya 1-1-8).

Ancak İskoçların pas oyununu (passing game) icat etmesi ve topu paylaşmanın bireysel yetenekten daha verimli olduğunu kanıtlamasıyla ilk büyük kırılma yaşandı.

1880’lerin sonunda Preston North End ile ikonikleşen 2-3-5 dizilişi, futbol tarihinin ilk evrensel standardı oldu. İki bek, üç orta saha (half-back) ve beş forvetten oluşan bu yapı, tam bir piramit görüntüsündeydi.

Tabanı hücumda, tepesi savunmada olan bu piramit, sonraki yarım asır boyunca futbolun temeltaşı haline geldi.

Ofsayt Kuralı Değişiyor: Herbert Chapman ve “WM” Devrimi

1925 yılına gelindiğinde Futbol Birliği (FA), oyunun kaderini değiştirecek bir kural değişikliğine gitti: Ofsayt kuralı!

Artık bir hücumcunun ofsayta düşmemesi için önünde üç rakip oyuncu yerine iki rakip oyuncunun bulunması yeterliydi.

Bu değişiklik, 2-3-5 dizilişini bir gecede savunmasız bıraktı. Maçlarda gol sayıları patladı, savunmalar çaresiz kaldı.

Arsenal’ın efsanevi menajeri Herbert Chapman, bu krize dahi bir çözüm buldu: WM Sistemi (3-2-2-3). Chapman, piramidin merkezindeki orta saha oyuncusunu (centre-half) stoper pozisyonuna çekerek savunmayı üçledi. Hücum hattından da iki iç forveti geriye çekerek sahada harflerle ifade edilen bir yapı kurdu:Arka hat M harfini,Ön hat W harfini oluşturuyordu: WM SİSTEMİ (3-2-2-3)

WM, futbol sahasına ilk kez alan kontrolü ve görev dağılımı disiplinini getirdi. Denge kurulmuş, piramit ilk ciddi darbesini almıştı.

Katil Kilit: Catenaccio ve Macar Mucizesi

1950’ler, futbol taktiklerinin coğrafi olarak çeşitlendiği altın çağdı. Bir yanda Gusztáv Sebes yönetimindeki Altın Takım (Macaristan), Nándor Hidegkuti’yi “sahte 9” gibi kullanarak WM sisteminin stoperlerini boşa çıkarıyor ve Wembley’de İngiltere’yi 6-3 yenerek Britanya futbol kibirini yıkıyordu.

Macarların bu akışkan oyunu, ileride 4-2-4 ve Brezilya’nın Dünya Kupaları dominasyonuna zemin hazırlayacaktı. Diğer yanda ise İtalya’da farklı bir felsefe filizleniyordu. Karl Rappan’ın “Verrou” (Kilit) sisteminden esinlenen Helenio Herrera ve Nereo Rocco, Catenaccio’yu geliştirdi.

Savunmanın arkasına yerleştirilen bir “Libero” (süpürücü) ile rakip hücumlar kilitleniyor, maçlar 1-0’lık minimalist zaferlerle kazanılıyordu.

Piramit artık tamamen tersine dönmeye başlamıştı: Ön hatlar boşalıyor, arka hatlar kalabalıklaşıyordu!.

Alanın Taktiksel İcadı: Total Futbol

1970’lere gelindiğinde Ajax ve Hollanda Milli Takımı ile Rinus Michels sahneye çıktı. Saha kenarında ise bu felsefenin saha içindeki orkestra şefi Johan Cruyff vardı.

Total Futbol, sadece bir diziliş değil, bir alan ve zaman felsefesiydi:”Top bizdeyken sahayı olabildiğince genişletmeli, top rakipteyken sahayı olabildiğince daraltmalıyız.”Her oyuncunun her mevkide oynayabildiği, beklerin hücuma katıldığı, forvetlerin pres yaptığı bu akışkan 4-3-3, rakip savunmaların adam markajı ezberini darmadağın etti.

Futbol artık sabit pozisyonların değil, esnek alanların oyunuydu.

Modern Çağ: Piramidin Tamamen Tersine Dönmesi

Arrigo Sacchi’nin Milan’daki pres odaklı 4-4-2’sinden, Pep Guardiola’nın *”Tiki-Taka”*sına ve Jürgen Klopp’un “Gegenpressing” felsefesine uzanan modern süreçte piramit artık tamamen ters dönmüş durumda

19. Yüzyıl (1-2-7) iken 21. Yüzyıl (4-2-3-1 / 4-3-3): Kalabalık orta sahalar, tek forvetler, geriden oyun kuran stoperler ve Hibrit bekler!

Bugün gördüğümüz hücum hattındaki oyuncu sayıları görünürde azalmış olsa da, aslında oyunun evrimi sayesinde arkadaki her oyuncu (bekler, hatta kaleciler) birer hücum başlatıcısına dönüştü diyebiliriz.

Son Söz: Tarihi Bilmeden Bugünü Anlayamazsınız

Jonathan Wilson’ın Piramidi Tersine Çevirmek kitabında ustalıkla işlediği gibi; bugün izlediğimiz Pep Guardiola’nın sahte 9 tercihi, Roberto De Zerbi’nin geriden oyun kurma ısrarı ya da Xabi Alonso’nun kanat-bek kullanımları gökten zembille inmedi.

Her biri, son 150 yılda verilmiş taktiksel savaşların, deneme-yanılmaların ve kural değişikliklerinin birer sonucu…

Futbol taktikleri tarihi, sürekli kendini tekrar eden ve yenileyen bir döngüdür. Dün piramidi ters çevirenler, yarın belki de o piramidi bambaşka bir geometride yeniden inşa edecekler!.

Son Haberler

PARİS-BREST-PARİS (PBP): BİSİKLETİN ASIRLIK GİZLİ TAPINAĞI

Asfaltın Ötesinde Bir Ruh Testi: Paris-Brest-Paris (PBP) ve Bisikletin Gizli Tapınağı Bisiklet denince aklınıza ilk ne geliyor? Tour de France’ın...

Benzer Konular