Dünya devi Amerika, sporda da dünya devi. Global anlamda yetiştirdiği sporcular, olimpiyat başarıları ve küresel maddi-reklam-sponsorluk gücü ile hemen her sporda zirvede!..
Peki ABD’nin küresel ölçekte o kadar da iddialı olmadığı ya da ikinci planda kaldığı “takım sporları” var mı?
Cevap evet!.. Bugünkü yazı konumuz da tam olarak bu…
Herkes Futbol (Soccer) diyecek ama biz listeye almayacağız. Çünkü 21. yüzyılla beraber bu sporda da epey atılım yaptılar ve onlarca futbolcuları Avrupa’nın en büyük liglerinde top koşturuyor. Dünya yıldızı Messi başta, birçok ikonik figür de kendi ülkeleri MLS liginde…
Erkek milli takım düzeyinde dünya zirvesinde değiller desek bile, kadınlarda her zaman zaten süper güç yani TOP3 ülke içindeler.
Ama mesela Kriket
ABD’de neredeyse hiçbir ağırlığı yok.
İngiltere, Hindistan, Avustralya, Pakistan, Güney Afrika baskın. Son yıllarda ABD’ye yatırım var ama rekabetçi değil. Milli sporları Beyzbolla çarpışacak seviyeye gelmesi de, hem başarı hem rating anlamında mümkün değil!..
Kriket Olimpiyat geçmişi 1900 Paris ile sınırlı. 1904–2024 seneleri arası Olimpiyat programında yer almamıştı.
2028 Los Angeles Olimpiyatları’nda ilk kez, 1900’den sonra resmi olarak tekrar programda olacak (T20 formatında erkekler ve kadınlar turnuvalarıyla)…
ABD’nin ev sahibi ülke olarak yer alma olasılığı var, ancak 6 takım sınırı ve sıralamalar nedeniyle bu henüz kesin değil. Belki burada gelebilecek bir başarı, Krikete beklenen ivmeyi kazandırabilir.
Bir diğeri de Hentbol
Olimpik spor olmasına rağmen ABD çok zayıf. Avrupa ülkeleri (Fransa, Danimarka, İspanya) bu sporu domine ediyor. ABD’de ise altyapı ve lig kültürü yok.
En son Olimpiyatlara 1996’da katılmış ve kadınlarda 8’inci, erkeklerde de 9. sırada bitirebilmişlerdi. 32 sene sonra 2028’de ev sahibi olarak ikisinde de yer alacaklar ama madalya iddiaları yok dersek çok da şaşırtıcı bir yorum olmaz!..
Avrupa temelli bu sporun, halkın da ilgisizliğini de eklersek, Kuzey Amerika’da tutma şansı imkansıza yakın gibi.
Rugby (Birlik – Union)
Son yıllarda gelişme var ama hala üst seviye değil. Yeni Zelanda, Güney Afrika, İngiltere, Fransa çok daha önde.
ABD Erkek Ragbi Takımı, 1920 ve 1924 Yaz Olimpiyat Oyunları’nda altın madalya kazanarak ragbi tarihine sansasyonel bir giriş yapmıştı ama devamı gelmedi.
Belki Rugby’nin 1924 sonrası Olimpiyat programından çıkartılması da etken (2016 ile 7’li olarak tekrar başladı) ama aynı beyzbol vs kriket örneğinde olduğu gibi, amerikan futbolu vs rugby ikili potasında gölgede kaldıkları ve daima da öyle kalacakları kesin.
Bu arada 2028’de de erkeklerde iddaları yok ama, ABD Kadın Ragbi Takımı 2024 Olimpiyatları’nda bronz madalya kazanmıştı. Kendi evlerinde yine bir podyum hatta saha ve seyirci avantajı ile az bir olasılık da olsa altın yakalayabilirler.
Çim Hokeyi (Field Hockey)
Kadınlarda belli bir seviye var ama Erkeklerde dünya elitinden çok çok uzaklar.
Hollanda, Almanya, Hindistan, Avustralya önde. Ev sahibi olarak ikisinde de yer alacaklar ama, madalya şansları yok diyebiliriz.
** Neden ABD bu takım sporlarında iddialı değil sorusunun cevabı aslında belli;
Spor pazarı 4 yapraklı yonca NFL–NBA–MLB–NHL tarafından emiliyor!..
Kolej sistemi bazı sporlara uymuyor ve yerel bir kültür, geçmiş olmadığı için de çok fazla ilerleyemiyor. Yani aslında, dünya oyunu” yerine Amerikan oyunu tercih ediliyor.
Altyapı yerine show & endüstri önceliği de bir diğer parametre hatta kapitalist düzenin başkenti Amerika için ilk parametre!..
Bu takım sporlarına bireysel birkaç tane daha ekleyebiliriz.
Ülke genelinde hem başarı, hem de popülerlik olarak zirvede yer alamadıkları;
Mesela bisiklet, judo, eskrim, masa tenisi ilk aklımıza gelenler. Kolej sistemi bazı bireysel sporlara uymuyor, erken yaş uzlanması ve altyapı da gelişmemiş. Ve hep tekrar ettiğimiz örnek; sponsor, ilgi, rating yeteri kadar yoksa, yani para getirmeyecek sporlar 2. plana itiliyor.
Bisikleti yine de diğerlerinden ayırıp biraz açmak lazım. Greg Le Mond gibi 20. yüzyılın sonlarına imza atmış efsane sürücüleri vardı ama Lance Armstrong sonrası fazlasıyla prestij ve güven kaybı oldu ülkede. Avrupa takımları ve sistemleri zaten önde, ama malum doping skandalı ile tek kelimeyle soğudular dersek hiç de yanlış olmaz!.. Yani kısa vadeli patlama ama uzun vadede hasar yarattı diyebiliriz.
ABD yine de 21. yüzyılda da bireysel yıldızlar çıkartıyor ama kısaca çok net şekilde sistem liderlerinden biri değil.
Ve genel anlamda da şu cümleyle yazıyı bitirebiliriz; ABD genelde sporu icat ederse domine eden bir kurguya sahip, ama başkasının oyununda geç adapte oluyor hatta çoğu zaman olamıyor.
