1972 Olimpiyatları hem unutulmaz başarıların hem de trajik olayların yaşandığı bir olimpiyattı. Oyunlar, ne yazık ki Münich katliamı gibi tarihe geçen bir terör saldırısına da sahne olmuştu. Buna rağmen spor dünyası açısından pek çok yeni yıldızın doğduğu bir sahneydi.
Havuzda Mark Spitz kazandığı yedi altın madalyayla efsaneleşirken, pistte Valeriy Borzov (bir beyaz olarak) 100 ve 200 metre dublesi yaparak sprint tarihine geçti. Jimnastikte ise “Minsk serçesi” lakaplı Olga Korbut, performansıyla tüm dünyayı büyüleyen ilk küresel jimnastik idollerinden biri haline geldi.
Ama o olimpiyatın en unutulmaz hikayelerinden biri de 800 metre finalinde yaşandı. Yarışın kahramanı, Amerikalı orta mesafe koşucusu Dave Wottle idi.
Wottle’i bu kadar özel kılan şey sadece kazandığı altın madalya değildi. Yarışın büyük bölümünde grubun en arkasında koşuyordu. Son 200 metrelere girildiğinde hala son sıradaydı. Tam o anda tempoyu artırdı ve inanılmaz bir sprintle rakiplerini tek tek geçmeye başladı.
Son metrelerde en büyük favorilerden biri olan Sovyet atlet Yevgeny Arzhanov ile baş başa kaldı. Bitiş çizgisine doğru adeta santim santim yaklaşarak onu geçti ve 1:45.86 ile altın madalyayı kazandı. Böylece olimpiyat tarihinin en ikonik geri dönüşlerinden birine imza attı.
Bu zaferi daha da ilginç kılan başka ayrıntılar da vardı. Wottle yarıştan önce dizindeki sakatlıkla uğraşıyordu ve günlerdir doğru düzgün antrenman yapamamıştı. Bu yüzden kondisyonundan bile emin değildi. Üstelik aslında uzmanlık mesafesi 800 metre değil, 1500 metreydi; yani tipik bir “miler”di.
Bir de meşhur beyaz golf şapkası vardı. Wottle başlangıçta uzun saçlarının gözüne girmesini önlemek için bu şapkayı takıyordu. Zamanla kazandığı yarışlarla birlikte bu şapka onun için küçük bir batıl inanca dönüştü ve adeta imzası haline geldi.
Hatta madalya töreninde bile şapkayı çıkarmayı unuttu. Daha sonra bunun için özür dilemişti ama o an çoktan olimpiyat tarihinin en akılda kalan görüntülerinden biri olmuştu.
