Bugün dünya genelinde iki ayrı sıcak savaş sürüyor: biri Rusya-Ukrayna, diğeri ise İsrail-Filistin arasında.
Bu iki çatışmayı, sporun içinde kalmaya çalışarak, “Neden İsrail ve Rusya Olimpiyatlarda farklı şekilde cezalandırıldı?” sorusuna yanıt arayarak inceleyeceğiz.
Öncelikle, savaş demek ne kadar doğru, bilmiyoruz. Çünkü bu iki taraflı istila, birinin gözleri bağlı, diğerinin istediği şekilde vurabildiği bir boks maçı gibi ve maalesef sonuçları, katledilen yüzlerce, binlerce insanla ölçülüyor.
Ancak biz bu yazıda kendi görüşümüzü değil, Olimpiyat Komitesi’nin gerekçelerini sunacağız; nihai karar tabii ki siz okurların…
Olimpiyatlar ve Adalet
Öncelikle hepimizin bildiği üzere Olimpiyatlar, tüm dünyadan sporcuların bir araya geldiği, sadece fiziksel yeteneklerin değil, aynı zamanda adaletin, dürüstlüğün ve sporun ruhunun da test edildiği büyük bir organizasyon hatta en büyük organizasyon.
Ancak zaman zaman siyasi ve etik nedenlerle bazı ülkeler olimpiyatlardan men edilebiliyor ya da belirli yaptırımlara tabi tutulabiliyor.
Rusya Neden Cezalı ?
Rusya, son yıllarda olimpiyatlarda en fazla ceza alan ülkelerden biri oldu. Bunun başlıca nedeni de doping skandalları. 2014 Soçi Kış Olimpiyatları’ndan sonra yapılan kapsamlı araştırmalar, Rusya’nın sporcularını sistematik şekilde performans artırıcı maddelerle desteklediğini ortaya koydu.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) ve Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA), bu durumun sadece birkaç sporcunun hatası olmadığını, devletin organize bir şekilde doping kullanımını teşvik ettiğini belirledi.
Bu, Rusya’nın olimpiyatlara katılımını etkileyen önemli bir faktör oldu. 2016 Rio Olimpiyatları’nda bazı Rus sporcular cezalandırıldı, ancak 2018 PyeongChang Kış Olimpiyatları’nda Rusya, “Rusya Olimpiyat Komitesi” olarak katıldı, ancak bayrağı ve marşı yasaklandı.
Aynı yaptırımlar 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda da devam etti; Rusya, bu oyunlara “Rusya’dan Bağımsız Sporcular” olarak katıldı.
Yani ana argümanları bu; Ruslar savaş öncesi, Ukrayna istilası ve ölümler yaşanmazken de cezalıydı diyorlar. Savaş 2014’de fiilen başlamış da olsa, resmi anlamda Putin’den gelen açıklama 24 Şubat 2022’deydi.
28 Şubat 2022’de UEFA ve FIFA ortak kararıyla tüm uluslararası müsabakalardan süresiz men edildiler.
Bu men kararı da, 15 Temmuz 2022’de CAS tarafından onaylandı.
Bu kapsama her spor dahil. Rus kulüpleri (erkek/kadın) Avrupa kupalarına, Rusya milli takımları da UEFA/FIFA veya diğer sporlardaki hiçbir turnuvaya katılamamakta…
Peki ya İsrail ?
İsrail, uluslararası arenada birçok ülkeden çok büyük tepkiler, siyasi eleştiriler almış olsa da, bu durum cezai bir yaptırımı gerektirecek bir durum teşkil etmiyor onlara göre…
İsrail’in Olimpiyat Komitesi, ülkede ya da ülke dışında herhangi bir doping skandalına karışmadığı için, IOC tarafından herhangi bir cezaya tabi tutulmuyor.
Bazı ülkeler, İsrail’in olimpiyatlara katılımını desteklemese de, IOC’nin bağımsızlık ilkeleri gereği; “siyasi sebeplerle bir ülkenin olimpiyatlardan men edilmesi gibi bir uygulama genellikle kabul edilemez” ve “IOC’nin temel prensiplerinden biri, katılımcı ülkelerin siyasi durumlarını bir kenara bırakıp, sadece spora odaklanmaktır” diyorlar.
“Olimpiyat komitesinin temel amacı, tüm ülkeler arasındaki eşitlik ve dürüstlük ilkesini korumaktır. Bu yüzden İsrail, olimpiyatlara katılımını sürdürebilmektedir” diye resmi açıklamaları da kendi ve tüm haber sitelerinde, hatta sosyal medyada mevcut.
Bu arada bir kez daha belirtelim!. Bu satırlar direkt Olimpiyat Komitesi ağzıyla, onların fikirlerini kağıda dökecek şekilde yazıldı. Bizlerin katıldığı anlamına gelmez!
Spor ve Siyaset: Dengeyi Bulmak
Hatta buna hadi Olimpiyatlar sporla siyaseti karıştırmıyor diyelim. Birinde sistematik, devlet destekli toplu doping kullanımı, diğeri sportif anlamda temiz diye kabul edelim.
Ancak başka organizasyonlar, örneğin futbol, Euroleague ya da Avrupa kupaları gibi müsabakalarda durum biraz farklı.
Rus kulüpleri, savaşın patlak vermesinin ardından Euroleague’deki katılım haklarını kaybettiler. UEFA ve FIFA da Rus kulüplerini Avrupa futbol organizasyonlarından men etti. Keza CEV (Voleybol) ve diğer spor organizasyonlarında da benzer şekilde Rusya’ya yaptırımlar uygulandı.
28 Şubat 2022’de UEFA ve FIFA, Rusya’yı tüm uluslararası müsabakalardan süresiz olarak men etti. 15 Temmuz 2022’de bu karar, CAS tarafından onaylandı.
Bu durum, her spor dalını kapsayarak Rus kulüplerinin ve milli takımlarının Avrupa organizasyonlarına katılmalarını engelledi.
Bu kapsama her spor dahil. Rus kulüpleri (erkek/kadın) Avrupa kupalarına, Rusya milli takımları da UEFA/FIFA veya diğer sporlardaki hiçbir turnuvaya katılamamakta…
Sonuç: Spor ve Politikanın İç İçe Geçişi
Sonuç olarak, bu iki ülkeye farklı yaklaşılmasının nedeni sadece savaş değil; büyük bir uluslararası kriz yaratarak, birçok ülkenin Rusya’ya karşı diplomatik ve ekonomik yaptırımlar uygulamış olması. Avrupa’daki spor organizasyonları, bu yaptırımların bir parçası olarak Rusya’nın kulüp takımlarını Avrupa organizasyonlarından çıkartmaya karar verdi.
Rusya, devletin yönlendirdiği bir savaş nedeniyle dışlanırken, İsrail daha çok siyasi gerilimlerle karşılaşıyor ama sporda ceza yemiyor.
Spor organizasyonları, sporun ruhunu ve rekabeti korumak adına bu tür kararlar alırken, siyasi kararlar ve etik kurallar arasında “kendince” bir dengeyi bulmaya çalışıyor.
Peki sizce bu denge adil bir şekilde sağlanabiliyor mu? Karar sizin!
