https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

RED BULL’UN SPONSORLUK KANATLARI

Okunması Gerekenler

Avusturya merkezli Red Bull’u sadece bir enerji içeceği markası olarak tanımlamak, çok eksik bir okuma olur.

Özellikle 21. yüzyılla beraber sporun etrafında kurdukları çok katmanlı yapı sayesinde, sponsorluk odaklı klasik pazarlama anlayışının ötesine geçerek küresel ölçekte bir spor ve medya altyapısı inşa ettiler dersek yeridir.

Geleneksel sponsor markalardan çok farklı bir stratejisi var Red Bull’un. Onlar spor organizasyonlarına sponsor olurken, Red Bull ise takımlar kurup, ligler ve organizasyonlar yarattı.

Bu ünik ekosistem bugün futbol (RB Leipzig, Red Bull Salzburg, New York Red Bulls) ve motor sporları başta olmak üzere çok sayıda disiplinde doğrudan varlık gösteriyor. Avrupa ve Amerika kıtalarında futbol kulüplerine sahip olan şirket, Formula 1’de iki takımla yer alıyor, buz hokeyi ve ragbi gibi global branşlarda da kulüp yapılanmalarını kontrol ediyor.

** Ekstrem ve viral sporların oldugu masada da var Red Bull;

Red Bull Crashed Ice – Buz pateni ve kaykay ekstrem yarışları.
Red Bull Air Race – Uçak yarışları, hem spor hem de teknoloji odaklı bir platform.
Red Bull Cliff Diving – Tehlikeli ama görsel açıdan etkileyici spor etkinliği (bu sayede de genç ve maceraperest kitleye hitap).

Bununla birlikte arenalar, antrenman tesisleri ve hatta yarış pistleri gibi altyapı yatırımları da bu yapının stratejik bir parçası.

Etkinlik Organizasyonu dendiğinde de kendi organizasyonlarını yaratıp kontrol ediyorlar; Red Bull Music Academy, Red Bull Air Race, Red Bull Soapbox Race vs vs…

Bu sayede marka sadece sponsor değil, etkinliğin yaratıcısı ve yöneticisi oluyor. Bu da tam bir markalaşma ve içerik kontrolü demek!..

Medya tarafında da Red Bull, içerik üretimi ve dağıtımını tamamen kendi kontrolünde tutuyor. Red Bull Sports ve Red Bull Media House, Red Bull TV üzerinden küresel ölçekte ücretsiz yayın yapan şirket, bu sayede katlayarak büyümeye devam ediyor.

Bu stratejinin finansal boyutu ise dudak uçaklatan cinsten!.. Çünkü şirketin yıllık gelirinin yaklaşık yüzde 25 ila 30’unu pazarlama, içerik üretimi ve spor yatırımlarına yönlendirdiği söylenirken; bunun rakamsal anlamda karşılığı senede yaklaşık 3 milyar euro!..

Red Bull’un amacı kısaca anlatmak istersek; maça, stada, bir organizasyona sponsor olmaktan çok, direkt hepsinin saibi, kendi olmak!..

Bu modeli yalnızca bir marka hikayesi olarak görmek çok yanlış olur çünkü inşa etmeye çalıştıkları, hatta ettikleri yapı, sponsorluk çağından sahiplik mertebesine evrilme anlamına geliyor.

Bu malın sponsoru değil sahibi olma projesi, bugüne dek çok doğru adımlarla ilerliyor ve win-win projesi ile, musluğun daha da açılacağı, açıldıkça da daha da sahibi olacakları tavuk-yumurta ilişkisi, bundan sonra da hayal ettikleri şekilde sürecek gibi..

Sonuç olarak Red Bull’un yaklaşımı, klasik sponsorluk anlayışından çok daha öte: “Sponsor ol, reklamını yap, sonra unut” yerine, markayı sporun ve kültürün tam kalbine yerleştirmek!..

Son Haberler

MEL BLOUNT RULE-1978, NFL’DE AKIŞI DEĞİŞTİREN OFANS DEVRİMİ

Mel Blount Rule (1978) genelde “savunmaya vurulan kelepçe” diye anlatılır ama arka planda pek konuşulmayan epey detay var. Öncelikle Mel...

Benzer Konular