https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

RED BULL’A KARŞI MOR DEVRİM: AUSTRIA SALZBURG

Okunması Gerekenler

Kulübümüzü Değiştirdiler, Biz de Yeniden Kurduk: Austria Salzburg’un Red Bull’a Karşı Savaşı

Bizim topraklardan çıkın. Edirne’den yaklaşık 1600km ötede, Avusturya Salzburg’da çok ilginç bir futbol hikayesi var.

Futbolda bazı kulüpler sadece bir takım değildir. Renkleri, arması, tribünü ve geçmişiyle bir şehrin hafızasını taşırlar. Peki bir gün bütün bunlar elinizden alınsa ne yaparsınız? Salzburg’da taraftarların verdiği cevap oldukça radikaldi: Kulübümüz değiştirildiyse, biz de kendi kulübümüzü yeniden kurarız!.

Hikaye 2005 yılında başladı. Ekonomik olarak zor günler geçiren SV Austria Salzburg’u Red Bull satın aldı. İlk başlarda taraftarların önemli bir bölümü bu gelişmeyi olumlu karşıladı; kulübün maddi geleceği kurtulacak gibi görünüyordu.

Fakat kısa süre içinde bunun sıradan bir yatırım olmadığı anlaşıldı. Yeni sahipler kulübün adını FC Red Bull Salzburg yaptı, geleneksel mor-beyaz renkleri kırmızı-beyaz ve maviyle değiştirdi, armayı Red Bull markasına göre yeniden tasarladı. Hatta kulübün kuruluş yılı bir süre 1933 yerine 2005 olarak gösterildi.

Taraftarlar için asıl kırılma noktası buydu. Çünkü mesele artık sadece yeni bir sponsor ya da yeni bir yönetim değildi; onlara göre kulübün kimliği ve geçmişi siliniyordu. “Initiative Violett-Weiß” adı altında örgütlenen taraftarlar, eski renklerin ve kulüp tarihinin korunması için mücadele etti.

Red Bull’un yaptığı köklü rehidrasyon ve değişim hamleleri büyük bir infiale yol açtı. Şirket; Kulübün adını ve 72 yıllık amblemini tamamen değiştirdi. Geleneksel mor-beyaz renkleri, Red Bull’un kutu renkleri olan kırmızı-beyaza (veya kırmızı-laciverte) çevirdi.

Yönetimi tamamen tasfiye etti. Red Bull yetkilileri, kulübün önceki tarihini reddederek bunun “yepyeni bir kulüp” olduğunu savundu.

Red Bull ile yapılan görüşmelerden ise sonuç çıkmadı. Yeni yönetimin taraftarlara sunduğu çözüm oldukça sembolikti: formada küçük bir mor Adidas logosu, mor kaptan pazubandı ve kalecinin mor çorapları. Taraftarlar bunu tabii ki kabul etmedi!.

Sonunda yollar ayrıldı.

7 Ekim 2005’te taraftarlar SV Austria Salzburg’u yeniden kurdu. Önlerinde büyük bir sorun vardı: Ellerinde büyük bir bütçe, yıldız futbolcular ya da modern bir stat yoktu. Dahası, yeni kulüp futbol piramidinin en altından, 7. ligden başlamak zorundaydı. Buna rağmen binlerce taraftar yeni kulübün arkasında durdu. Austria Salzburg, dört sezon üst üste yükselerek 2010-11 sezonunda üçüncü lige kadar çıktı.

Ve sonra hikayenin unutulmaz sahnesi geldi.

7 Ağustos 2010.

Taraftarların yeniden kurduğu Austria Salzburg, Red Bull’un rezerv takımı Red Bull Juniors ile karşı karşıya geldi. Yıllar önce ellerinden alınan eski kulübün karşısında, onun taraftarları tarafından yeniden yaratılmış bir takım vardı.

Maçın sonucu ise adeta senaristin kaleminden çıkmış gibiydi: Austria Salzburg-Red Bull Juniors 2-1

Austria Salzburg’un kendi sitesindeki anlatımda bu maç, taraftarların yıllardır beklediği karşılaşma olarak tanımlanır!. Maxglan’da kapalı gişe 1.800 kişi, sadece bir futbol maçı izlemek için değil, kaybettikleri kulüplerinin yeniden doğuşuna tanıklık etmek için tribündeydi.

Daha da güzel ayrıntı: Red Bull Juniors’un golünü atan 17 yaşındaki Martin Hinteregger, yıllar sonra Avusturya milli takımının ve Bundesliga’nın önemli oyuncularından biri olacaktı.

Hatta 2023’de Almanya Kupasında da denk geldiler kurada, ama bu kez kazanan malum sıklet farkı nedeniyle 4-0 ile Red Bull olmuştu.

** Kazıya kazıya 20 sezon sonra bu sene 2.lige kadar geldiler diye de belirtelim.

Bu hikayeyi ilginç yapan şey, hukuki tartışmadan çok futbolun kimlik meselesini ortaya çıkarması. Red Bull Salzburg, eski kulübün profesyonel lisansının devamı olarak yoluna devam etti; Avusturya Futbol Federasyonu da 1933 kuruluş yılının kullanılmasını şart koştu. Buna karşılık yeniden kurulan Austria Salzburg, eski renkleri, adı ve taraftar kültürüyle tarihsel mirasın gerçek temsilcisi olduğunu savundu.

Bugün Salzburg futboluna baktığınızda aslında aynı geçmişten çıkan iki farklı hikaye görüyorsunuz. Bir tarafta Red Bull Salzburg: büyük yatırım, şampiyonluklar, Avrupa futbolu ve küresel bir marka. Diğer tarafta ise Austria Salzburg: mor-beyaz renkler, taraftarlar ve “biz kulübümüzü kaybetmedik, yeniden kurduk” fikri.

Belki de bu yüzden Austria Salzburg hikayesi, AFC Wimbledon veya FC United of Manchester’dan bile daha çarpıcı.

Ve sonunda ellerinde kalan tek şeyi yaptılar: Kulübü yeniden kurdular.

Futbolda bazen bir kulübün tarihini başkanlar, şirketler veya milyarderler yazmaz. Bazen o tarihi, kulübün peşinden en alt lige kadar gitmeye razı olan taraftarlar yazar!.

** Özetle bu hikaye, modern futbolun endüstriyelleşmesi ve ticarileşmesine karşı taraftarların öz benliklerini ve kulüp tarihlerini mücadelesidir.

Son Haberler

SAHA İÇİ JOKER, SAHA DIŞI RÖNESANS ADAMI: COLIN VEITCH

Saha İçi Joker, Saha Dışı Rönesans Adamı: Colin Veitch 19. yüzyılın başında profesyonel bir futbolcunun emeklilik planı genelde bir pub...

Benzer Konular