Hırvatistan’ın en ilginç derbisindeyiz bugün. Bir derbi düşünün ki iki ezeli rakip 1 asır boyunca sadece 5 kez karşılaşabilmişler!.
Çünkü Hırvatistan’ın Dalmaçya bölgesinde yer alan küçük Imotski kasabasının sakinlerinin olduğu saha, aslında bir göl zemini… Yaklaşık 220 metre derinliğindeki “Modro Jezero” mevsim değiştikçe bazen üzerinde yüzülen bir havuz, bazen dik bir yamaç, bazen de yüzeyinde suların çekilip, toprağın örttüğü bir futbol sahası olabiliyor!
Hırvatistan’ın güneyinde, meşhur Dalmaçya bölgesinin iç kesimleri, ülkenin “Toskana” bölgesi olarak bilinir. Meşhur şarapları, leziz etleri ve harika doğası ile cennetten bir köşe adeta.. Imotski de Dalmaçya’nın içlerinde Bosna-Hersek sınırında yer alan bir kasaba.
Modro Jezero’nun spor ile ilgili hikayesi ne gelince... 1900’lu yılların başlarına yani neredeyse 120 senelik bir geçmişe dayanıyor. Kışın yağan karların erimesiyle birlikte bahar aylarında göldeki su seviyesi en tepeye ulaşıp krateri tümüyle kaplıyor. Yaz gelip sıcaklıklar artmaya başlayınca su yavaş yavaş buharlaşırken göl, koca kraterin içinde kendi kabuğuna doğru çekiliyor.
AI ile bir tuşa basıp değişen ekran görüntüsü gibi, sanki tarih öncesinden kalmış doğa harikası burası…
Belli yıllarda sıcaklık o kadar artmış ki, zaten düşük olan su seviyesi yaz sıcakları ve sonbaharda gelen erken kuraklık sebebiyle neredeyse sıfıra inmiş ve normal zamanlarda dipsiz bir kuyuyu andıran gölde tek bir su damlası bile kalmamış. İşte futbolun bu dipsiz kuyu ile yolunun kesişmesi tam da bu mevsimlere denk geliyor.
Kasaba halkı, suya hasret kalan çorak gol zeminine bir futbol sahası çizmiş, kale direkleri koymuş ve golün dibini dünyanın en ilginç, en ikonik stadyumlarından biri haline getirmiş.
Gölün tamamen kuruması ile birlikte, kasabanın iki yakasını birbirinden ayıran kocaman kaya parçası “Kuca” da bu derbinin sınır hatları.
Gölün iki yakasının futbol düşkünleri; Vukodlaci (Werewolves) ve Vilenjaci (Elves) takımları dünyanın en sıra dışı stadyumlarının belki de ilkinde birbirlerinin ezeli rakipler.
Derbi demişken, ateşli bir rekabet beklemeyin. Maç işin bahanesi, adeta eğlence ritüeli olmuş kasabanın. Bu cennet köşesi, sembolik maçlardan sonra galibiyetin değil, huzur ve barış içinde birlikte yaşayabilmelerinin mutluluğunu, pizza ve şarap eşliğinde kutladıkları bir festival…
Filesiz tahta direklerden oluşan kalelerin önüne çizilen üçgen ceza sahaları, kocaman bir Mercedes ambleminin oluşturduğu bir orta yuvarlak, futbol oynamaya elverişli olmayan engebeli bir zemin ve ikonik Mavi Göl’ün dibi.
Sahaya bakıp, “Mercedes sponsor mu olmuş” diye düşünmeyin. Bunun da nedeni çok ilginç; 2. Dünya Savaşı’nın ardından ayağa kalkma mücadelesi veren ülke endüstrisinin bugün olduğu duruma gelmesinde, 1960’larda şirketin bir çok üretim tesisinde çalışan Imotskililerin de epey payı var.
Yıllar sonra evlerine geri dönen bu küçük kasabanın insanları için azmin, başarının ve bir zamanlar kim olduklarının simgesi olmuş Mavi Göl’ün dibindeki amblem.
Kasabadaki kayıtlı binlerce aracın %60-70’inin Mercedes olması, dünya üzerinde kişi başına düşen Mercedes sayısında ilk sırayı Imotski’nin almasına sebep olmuş. Hayalleri de birgün “Mercedes 115 modelini canlandıracak anıtı” kasabaya dikmek. Imotski halkının yediden yetmişe, adeta din gibi sıkı bir Mercedes hayranı olduğunu söylersek, hiç de abartmış olmayız!.
İlk maç 1943 yılında gerçekleşmiş. 2017 yazı ise gölün tamamen kuruduğu ve derbinin oynandığı son maç.
8 Ekim 2017’deki mücadele, tarihlerinde 5. karşılaşma olurken, bakalım bir sonraki için kaç sene daha bekleyecek Imotski ahalisi…
