https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MICHAEL PHELPS, ZAYIF HALKASI VAR MIYDI ?

Okunması Gerekenler

Bugünkü yazının ana kahramanı; büyük rekortmen, 23 Olimpiyat altını sahibi, birçoklarına göre dünyanın en iyisi Michael Phelps (bence de öyle).

Ama zaten başardıklarını hepimizin bildiği bu ikonik sporcuyu yazarken, bir de “acaba Phelps’in eksik bir halkası var mıydı, yumuşak karnı neresiydi diye” bir analiz yapacağız hep beraber…

Aslında özetle, Phelps neden 200 metre serbestte diğer mesafe ya da disiplinler kadar başarılı olamadı, sorusunun cevabını arayacağız.

Çok net şekilde büyük efsanesinin en ilginç kırılma noktasıdır bu filter, ama ne form eksikliği, ne de motivasyon problemi idi bunun altından yatan. Bu mesafe, Phelps’in “biyomekaniğine doğrudan tersti” diye pattanak girelim konuya…

Yüzmede 200 m. serbest kısa ve uzun mesafelerin arafıdır. Salt sprint değildir, kısa veya uzun mesafe de değildir. Hem patlayıcılık, hem ritim ister. Sürekli tempo, minimum dalgalanma ve enerji tasarrufu da bu mesafede başarılı olmak için gerekli diğer parametrelerdir.

Phelps ise patlayıcı, dalgayı seven, ritmi bilinçli olarak bozan bir ekosistemdi, yani stil-format farkı, Phelps’in bu mesafede zorlanmasındaki temel sorundu.

Phelps’in avantajları, yani alametifarikası; uzun kollar, büyük el–ayak yüzeyi ve güçlü omuzlar. Ama 200 m serbestte avantaj olan özellikler ise; daha kompakt gövde, düşük dalga ve az sürtünmeydi.

Mesela Ian Thorpe, Pieter van den Hoogenband, Sun Yang gibi isimler suda kayarak giderler ama Phelps suyu kırarak ilerlerdi. Bu da düz mantıkla; özellikle 200 metre özelinde enerji kaybı demekti.

Phelps uzun kulaç + yüksek frekans kombinasyonunu, başta kelebek ve bireysel karışıkta mükemmel kullanırdı. 200 m serbest ise daha sabit frekans ister, fazla agresif kulaç, erken yorgunluk yaratır.

Phelps’in kulaç sayısı bilimsel verilerde de kanıtlandı; ilk 100 m’de avantaj sağlasa da, özellikle son 50 m’de dezavantaj haline geliyordu.

Bir de şansına dönem olarak, en başta 2000’lerin başına ambargo koyan Avustralyalı Ian Thorpe ve en büyük rakibi Hollandalı Pieter van den Hoogenband olmak üzere, iki güçlü Asyalı (Cinli Sun Yang ve Guney Koreli Park Tae-hwan), gibi çok sert rakipler de vardı.

Ve onlar için 200 metre kariyer merkezi olurken, Phelps ise 200 serbesti hep “yan mesafe” olarak gördü!.. (2012 ve 16’da zaten bu mesafede yarışmadı, kelebek ve bayrak yarışlarına odaklandı).

“Psikoloji” de önemli. Diğer mesafelerde kazanma özgüveni ile çıkıp, rakiplerine de daha suya atlamadan 2’incilik yarışında olduklarını hissettiriyordu. Ama 200 serbestte ne kendinde o özgüven vardı ne de rakiplerinde Phelps’i imkanı yok geçemeyiz algısı. Tersine çok daha movite çıkıp, büyük şampiyonu geçebilmek ekstra bir güç sağlıyordu olağan şüphelilere…

Bütün bunlara rağmen Phelps’e kötü bir 200 serbestçi idi demek gaddarlık olur ama “kusursuz ve hep kazanan” bir sporcu olan Phelps için “200 m. serbest onun mükemmel olmadığı tek yerdi” demek daha doğru olur.

Bunu rakamsal olarak da gösterecek olursak Phelps bu branşta 2004 olimpiyatlarında bronz madalya aldı, 2007’de dünya, 2008 Pekin’de ise olimpiyat şampiyonu oldu (hem de ikinciye 2 saniye fark atıp, 1.42.96 ile dünya rekoru kırarak!).

Bunu “prime Messi senede sadece 25-30’de golde mi kalmış, prime Jordan bir maçta 20-25 sayı mı atabilmiş, ya da tarihin en iyi 10 derecesinin altında da sadece kendi imzası olan “her zaman prime” Duplantis ancak 6.20 mi atlayabilmiş” diye hayıflanma haliyle anlatabiliriz!..

Kısaca; dominasyon; her şeyi iyi yapmak değil, en doğru şeyi mükemmel yapmaktır. Ve 200 m serbest, Phelps için hiçbir zaman “en doğru mesafe” olmadı.

Sonuç olarak; Michael Phelps’in “yarışıp da başarısız olduğu” mesafeler yoktur. Ama açık ara domine edip, 10 kez yarışıp 9-10 kez kazanamadığı mesafeler vardır.

Buna hiç yanında geçmediği 100 metre serbest ve uzun mesafe serbestler de eklenebilir ama o da başka bir yazı konusu olsun…

Mükemmel kelimesinin bile hafif kaçacağı 4 hanedanlığı ise; 100 ve 200 m kelebek ile 200 ve 400 m bireysel karışıklardı diyerek de yazıyı bitirelim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

Son Haberler

BÜYÜK BUHRAN’DAN ŞAMPİYONLAR ŞEHRİNE, 1935- DETROIT

1935 Detroit spor sezonu, tarihte bir şehre bir ilki yaşatmıştı ve aradan geçen 90+ seneye rağmen, bu başarıyı hala...

Benzer Konular