Ligue 1 dendiğinde tabii ki açık ara en iyi, en pahalı ve en favori kadro PSG, arkasında da güçlü silahları ile Marsilya geliyor, ama bir de Lens var ki; yeni teknik direktör Peter Sage direksiyonundaki sarı kırmızılılar sezonu zirvede olmasa da, Şampiyonlar Ligi bileti ile bitirebilir.
Emekçi kimliği ile özdeşleşmiş, Fransa’nın kuzeyindeki madencilik şehri için sezon başı tahminlerde 6 ile 11 arası bir yerde bitirirler diye öngören otoriteler, şimdiden tahminlerini yukarıya doğru update ettiler bile!..
3’lü senkronize defans kurgusu ve çift ciğerli kanat bekleri ile, orta merkezdeki Sangare-Thomasson ikilisinin spacing başarıcı ile hücum katkıları muazzam oldu ilk devrede…
Sağda Aguilar ve solda Udol, o kadar çok bindirme yapıp (toplamda 6 asist), defansif anlamda da alanlarını kapattılar ki…
Forvet Edouard ile sağ kanatta Thauvin ve sol kanatta Wesley Said de, hem atan hem attıran, süratli ve çok kolay adam eksiltebilen hücum oyuncuları…
Bir PSG, Bayern ya da Barcelona gibi topa sahip olmuyorlar (%48), ama geçiş hücumlarını hızlı oyuncuları ile o kadar güzel-doğru yapıyorlar ki…
İç saha maçlarındaki Stade Bollaert‑Delelis boğucu atmosferi de çok büyük artı. Maç başına 2’ye yakın gol atıyorlar ama asıl farkı yaratan çok az gol yemeleri!..
İlk 4 haftada 2 kez kaybettiler ama sonrasında kurgu net bir şekilde oturdu. Sonraki 13 maçın 6’sında kalelerini gole kapattılar ve sadece 1 kez kaybettiler (Metz deplasmanı). Son 11 haftadaki 10 galibiyet inanılmaz bir istatistik.
Sezonun büyük kısmına kullandıkları ilk 11’in 6 tanesinin (6 isimden üçü 17 maçın hepsinde firesiz, kalan üçlü de 16-15 ve 14’er maç oynadılar) yeni transfer olduğunu da unutmamak lazım. Yani uzun süreli birlikteliği olan bir kadro kurgusu da yoktu (kaleci Risser- defansa Baidoo ve Udol, orta merkeze Sangare, ileri hatta da Edouard ve Thauvin).
Rayan Fofana ismi üzerinde de durmak lazım. 14 maçta süre bulan 2006 doğumlu siyahi forvet, son vuruş kalitesini çalım ve atletizm seviyesine getirebilirse, Fransa futbolu için yeni bir yıldız daha kazandı diyebiliriz çok net!..
Ve bu kadroyu ara dönemde de korumayı (bugüne dek) başararak, bir de üstüne Leipzig’den Haidara gibi çok kaliteli bir orta merkez oyuncusu daha kattılar ana rotasyona…
Avrupa Kupaları yani zorlu hafta içi mesaisi olmadığı için çok büyük sakatlıklar yaşayıp, mecburi rotasyon yapma zorunda da kalmadılar ama belki de “Lens’in tek kara deliği” bu; kadro derinlikleri maalesef yok. Maksimum 13-14 kişi özelinde dönebilen bir kurgu.
Tabii ki özellikle Mart ayına doğru ve sonrası, dalgalar daha da yükselecek, düşme potasında takımlar can havli, tepedekiler de puan kaybetmeme mecburiyeti ile, orta sıralardakiler de Avrupa hedefi ile çok daha fazla asılacaklar maçlara…
Kısaca; en büyük dezavantajları zirve rakiplere göre dar rotasyon ama en büyük avantajları da, Avrupa Kupaları’nda olmamaları diyebiliriz!..
Şu an 40 puandalar, PSG 39. Dünyanın en pahalı kadrolarından birini geçecekler demek çok iddaalı olur, ama 32 puandaki 3 ve 4.sıradaki Marsilya ve Lille’e yakalanmama olasılıkları az değil.
17 Ocak’ta Auxerre ile giriyorlar ara sonrasına…
Fransızlar gibi bizler de her sene tek başlı dev filmini seyretmekten sıkıldık. Son 15 senede 13 kez şampiyon olan bir PSG ve umarım yanılırız!., ama bu sene sonu da 16’da 14 olacaklar gibi…
Bizler de merak içindeyiz.. Bekleyelim görelim…
photo: getty
