Sporlar içinde “acemisi olanlarca” en çok karıştırılan sporların başında gelir; Judo ile Taekwondo.
İkisi de olimpik, disiplinli ve güçlü geleneklere sahip sporlar. Ancak teknik, strateji ve fiziksel gereklilik açısından da oldukça farklılar aslında…
İkisi de beyaz kıyafet (gi/dobok) ve kuşak sistemi kullanıklarından, bu sporları bilmeyenler için ilk bakışta benzerlik gösterir.
Biraz daha açarsak; Judo’da kıyafetlere gi, Taekwondo’da ise dobok denir.
Her iki branşta da: Beyaz kuşakla başlanır, renkli kuşaklarla ilerlenir, siyah kuşak en üst seviyeyi temsil eder. Bu yapı, özellikle spora yeni başlayanlar için “aynı sistem” izlenimi oluşturur.
2 disiplinde Doğu Asya dövüş sanatları olduğu için, kültürel olarak da benzer görülür.
Ama Judo: atış ve yer teknikleri ağırlıklı, Taekwondo ise: tekme odaklı, ayakta dövüş sporudur.
Judo’nun kökeni Japonya.
Kurucusu da Jigoro Kano (1882)… Odak noktası: Atışlar, tutuşlar ve yer teknikleri olan sporda Amaç: Rakibi denge dışına çıkarıp yere atmak veya yerde kontrol etmek.
“Ju” (yumuşak, zarif) ve “do” (yol, yöntem, prensip) kelimelerinin birleşimiyle oluşmuştur.
Yumruk/tekme: Yarışma judosunda yoktur ama rakibi temiz bir atışla sırt üstü düşürmek veya yerde kontrol altına almak serbesttir.
Temel felsefesi “maksimum verimlilik, minimum güç” prensibine dayanır.
Taekwondo’nun kökeni ise Güney Kore.
Modernleşme: 1950’ler sonrası… Odak noktası: Tekmeler ve ayakta dövüş olan sporda, hız ve esneklik ön plandadır.
“Taekwondo” kelimesi tae (ayakla vurmak), kwon (elle vurmak) ve do (sanat veya yol) olarak çevrilir.
Elektronik yelek sistemiyle puanlama yapılır.
Taekwondo maçları daha akıcı ve görsel açıdan dinamiktir.
Hangi sporun size daha uygun olduğu konusunda karar veremiyor iseniz; güç ve temas seviyorsanız: Judo, hızlı ve estetik tekmeler seviyorsanız: Taekwondo diye önerebiliriz.
