https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KALDIRAÇLI SATIN ALMANIN FUTBOLDAKİ KARANLIK YÜZÜ: LEVERAGED BUYOUT

Okunması Gerekenler

KULÜBÜ KENDİ PARASIYLA SATIN ALMAK: KALDIRAÇLI SATIN ALMANIN (LBO) FUTBOLDAKİ KARANLIK YÜZÜ

Futbol dünyasında son yıllarda sıkça duyduğumuz, mahkemelerde, taraftar forumlarında ve mali raporlarda gizlenen bir terör var: LBO (Leveraged Buyout), yani Kaldıraçlı Satın Alma.

Dışarıdan bakıldığında milyarderlerin ya da dev yatırım fonlarının bir futbol kulübünü satın alması, büyük bir sermaye enjeksiyonu ve ekonomik güç gösterisi gibi zannedilir. Ancak madalyonun arkasını çevirdiğinizde; asrın en büyük finansal ayak oyunlarından biriyle, kulüplerin kendi gelecekleri üzerindeki borçlarla nasıl boğulduğunu görürsünüz.

Peki, halkın takımı olması gereken köklü kulüpler nasıl oluyor da bir avuç yatırımcının çektiği devasa kredilerin teminatına dönüşüyor?

LBO Nedir ve Futbolda Nasıl İşler? (Mükemmel Görünen Soygun)

Klasik ticaret mantığında bir varlığı satın almak için kendi paranızı ya da yatırımcıların ortak sermayesini koyarsınız. Ancak LBO modelinde işler tamamen tersine döner!

** Az Sermaye, Dev Kredi: Yatırım fonu (örneğin Burnley’yi alan ALK Capital ya da Manchester United’ı borç batağına sürükleyen Glazer ailesi) cebinden minimum düzeyde nakit çıkarır. Satın alma bedelinin çok büyük bir kısmı (genellikle %70 ila %90’ı) bankalardan veya fonlardan çekilen yüksek faizli kredilerle finanse edilir.

** Borcun Sahip Değiştirmesi (The Twist): İşte cinlik burada başlar. Çekilen bu devasa kredi, yatırımcının şahsına veya ana şirketine yazılmaz. Doğrudan satın alınan futbol kulübünün bilançosuna (borç olarak) yüklenir.

Yani, bir yatırımcı gelir, kulübü satın alır; kulübü satın almak için çektiği borcu da kulübün kendisine ödetir. Mantık basittir: Kulüp, kendi kendisinin borcunu ödeyen bir ödeme makinesine dönüştürülür!.

Bilançolarda Saklanan “Görünmeyen” Detaylar ve Bilinmeyenler

Taraftarlar ve medya, kulübün yeni sahiplerinin milyarlarca dolarlık servetine bakıp “Artık transfer rekorları kıracağız” hayali kurarken, arka planda şu sessiz operasyonlar yürütülür:

** Gelecek Gelirlerin Teminat Gösterilmesi: Kulübün yayın hakları gelirleri, bilet satışları, stadyum gelirleri ve hatta gelecekte satılacak oyuncuların bonservis bedelleri bile bu banka kredilerinin ödenmesi için ipotek altına alınır.

** Faiz Yükü ve Operasyonel Boğulma: Sağlıklı yönetilen bir kulüp elde ettiği karı tesisleşmeye, altyapıya veya kadro kalitesine harcar. LBO kurbanı bir kulüp ise her yıl milyonlarca sterlin/avro banka faizi ödemek zorundadır. Kulüp sportmenlik yarışındayken, yönetim odasında bankacılara karşı bir hayatta kalma savaşı verilir.

** Temerrüt (Default) Tehlikesi: Eğer takım bir sezon başarısız olup Premier League’den düşerse (Burnley’de olduğu gibi), yayın gelirleri yarı yarıya düşer. Ancak banka kredilerinin faizi düşmez. İşte o an kulüp iflasın eşiğine gelir, acil varlık satışı yapmak zorunda kalır ve kadro yapısı çöker.

Futbolun Ruhuna İhanet: Endüstriyel Borç Batağı

LBO modeli, futbolu bir tutku ve toplumsal değer olmaktan çıkarıp tamamen “kısa vadeli nakit akışı sağlayan bir finansal enstrümana” indirger.

** Glazer Vakası (Manchester United): Yıllarca borçsuz, dünyanın en zengin ve en karlı kulübü olan Man Utd, 2005 yılında LBO yöntemiyle alındı. O günden bu yana kulüp, kulübün kendi kasasından ödenen yüz milyonlarca dolarlık faizler yüzünden milyarlarca borçla boğuşuyor.

** Burnley’nin Çöküşü: Burnley FC, yıllarca borçsuz yapısıyla Premier League’in mali açıdan en sağlıklı kulüplerinden biriydi. ALK Capital kulübü LBO ile aldığında, kulüp bir gecede on milyonlarca sterlinlik borç yüküyle baş başa kaldı ve bu durum kısa sürede sportif çöküşü tetikledi.

Özet: Taraftarın Bilmesi Gereken Acı Gerçek

Kaldıraçlı satın alma (LBO), futbolda “emek hırsızlığının finansal versiyonudur”. Dışarıdan zengin bir patronun parasıyla güçlenen bir kulüp gibi görünen yapı, aslında kendi geleceğini ipotek ettirmiş bir saatli bombadır. Kulübün arması, tarihi ve taraftarı yatırımcıların risk iştahına kurban edilirken; fatura yine sahada ter döken oyuncuya ve tribünde çile çeken taraftara kesilir!.

Peki, Türkiye’de bu işler nasıl yürüyor?

Doğrudan Batı tarzı bir LBO örneği Türkiye’de yasal olarak ve yapısal olarak pek mümkün değildir, ancak Türk futbolu kendine has farklı borçlandırma ve finansal mekanizmalarla benzer bir çıkmazı yaşamaktadır.

** Türkiye’de kulüplerin yapısı (dernekler kanunu ve kongre sistemi) Batı’daki gibi fonların Kaldıraçlı Satın Alma (LBO) yapmasına izin vermez. Bu kulüpler borsada hisseleri işlem gören A.Ş.’lere (sportif A.Ş.) sahip olsalar dahi, kulübün asıl iradesi ve imtiyazlı hisseleri dernek üyelerine (kongre üyelerine) aittir.

Ancak Bankalar Birliği’nin getirdiği devasa borç yapılandırmaları, gelecekteki tüm gelirlerin temlik edilmesi ve yüksek faiz sarmalı, Türk kulüplerine LBO’nun yarattığı tahribatın çok benzerini yaşatmaktadır; sadece burada borç bir patronun şirketine değil, doğrudan kulübün kendi tarihine ve geleceğine yazılmaktadır.

photo: getty

Son Haberler

STADIO OLIMPICO’DA SESSİZLİĞİN SESİ VE LAZIO’NUN DİRENİŞİ

STADIO OLIMPICO’DA SESSİZLİĞİN SESİ VE LAZIO’NUN DİRENİŞİ Futbol romantizminin en şairane paradokslarından biri tam şu sıralar Roma’da, Stadio Olimpico’nun beton...

Benzer Konular