https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

HOLLANDA VE DART KÜLTÜRÜ

Okunması Gerekenler

Hollanda dışarıdan bakıldığında bisikletin, lale tarlalarının ve total futbolun ülkesidir. Ancak bu düz ve sakin coğrafyanın alt katmanlarında, İngiltere’nin dumanlı tavernalarından doğup bu küçük ülkenin ulusal kimliğine kazınmış bambaşka bir tutku yatar: Dart!

Almanya devasa arenaları dolduran kalabalıklarla, İngiltere ise gelenekle var olurken; Hollanda, dünya dart sahnesine imzasını şampiyonlar fabrikası olarak atmıştır.

** Peki, nüfusu yirmi milyondan bile az olan bu ülke, nasıl oldu da dartın küresel süper güçlerinden birine dönüştü?

Hollanda’nın dartta İngiltere ve Almanya’yla birlikte küresel süper güç olmasının arkasında, ülkenin hem spor kültürü hem de dart tarihine damga vuran efsanevi figürleri yatar.

Bu küçük ülkenin dünya dart sahnesini domine etmesinin sebepleri:

Michael van Gerwen (“Mighty Mike”) Faktörü: Hollanda’nın dart ekolü olmasındaki en büyük pay, son 15 yılın en dominant oyuncularından biri olan Michael van Gerwen’dir. Phil Taylor’dan sonra sporun gördüğü en büyük kazanma makinelerinden biri olan Menteşeli MvG, Hollanda’da dartı bir gecede arka sokak oyunundan millî bir kahramanlık branşına dönüştürdü. Onun arkasından gelen Raymond van Barneveld (Barney) gibi bir efsane de ülkenin 90’lı yıllardan beri bu spora olan ilgisini perçinlemiştir.

Barneveld Devrimi ve Televizyon Patlaması: 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında Raymond van Barneveld’in kazandığı dünya şampiyonlukları, Hollanda ulusal televizyonunda (RTL) devasa izlenme oranlarına ulaştı.

Hollandalılar, tıpkı Almanlar gibi kış aylarında bu sporu ekran başından takip etmeye başladı ve ülkede büyük bir altyapı/kulüp dalgası yarattı.

O güne kadar “pub oyunu” olarak görülen dart, Barney’nin ellerinde millî bir gurur meselesine dönüştü. Hollanda sokakları, millî maç izler gibi dart finallerinde sessizliğe büründü; ülkenin dört bir yanında dart kulüpleri mantar gibi bitmeye başladı.

Kneecap ve Pub Kültürü Altyapısı: Hollanda’nın sosyal hayatının kalbinde yer alan mahalle kafeleri ve bruine kroeg (kahverengi pub) kültürü, İngiltere’ninkine çok benzer. Her mahallede, her yerel kafede mutlaka bir dart tahtası bulunur.

Hollandalılar için dart, tıpkı futbol ve bisiklet gibi, hafta sonu sosyalleşmesinin doğal bir parçasıdır. İçerisi onlarca yıllık tütün dumanı, ahşap lambri kokusu ve samimi sohbetlerle sinmiş bu mahalle kahvelerinde dart tahtası her zaman demirbaş olmuştur.

Hollandalılar için dart, İngiltere’deki gibi sert bir rekabet alanı değil; bira bardağının eşlik ettiği, mahalle sakinlerinin iş çıkışı buluştuğu sosyal bir ayindir.

Yetenek Fabrikası ve Profesyonel Altyapı: Hollanda federasyonu ve dart akademileri, genç yeteneklerin erken yaşta profesyonel turnuvalara katılması için çok güçlü bir sistem kurmuştur.

Bu Kusursuz Altyapı ve “Klopp” Sistemi sadece iki-üç efsaneye dayanmaz; ülkenin arkasında işlemeye devam eden kusursuz bir amatör altyapı federasyonu (Nederlandse Darts Bond) vardır.

Mahalle turnuvalarından eyalet liglerine kadar uzanan o kadar sıkı ve rekabetçi bir ağ kurulmuştur ki, yeni nesil oyuncular (Danny Noppert, Dirk van Duijvenbode, Gian van Veen gibi isimler) henüz büyük sahneye çıkmadan önce çelik gibi bir mental dayanıklılık kazanır.

Hollanda, yetenekleri erken yaşta keşfedip parlatma konusunda adeta bir futbol altyapı akademisi gibi çalışır.

Futbolun ve bisikletin kutsal topraklarında, küçük bir tahta parçasının ve seksen gramlık okların yarattığı bu sessiz devrim; Hollanda’nın o disiplinli ama bir o kadar keyifçi sosyal dokusuyla mükemmel bir uyum yakalamıştır.

Fazla uzatmadan; İngiltere oyunun beşiği, Almanya devasa salonları dolduran kitlesel pazar üssü ise; Hollanda da dünya klasmanını altüst eden şampiyonlar fabrikasıdır!.

Son Haberler

STICKBALL: SAVAŞIN KÜÇÜK KARDEŞİ, CHOCTAW VS CHEROKEE

Savaşın Küçük Kardeşi: Kabilelerin Kaderini Değiştiren Efsanevi "Stickball" Derbileri Modern futbolun milyonluk bütçeleri, taktik tahtaları ve stadyum ışıkları altındaki rekabetleri...

Benzer Konular