Haka dansı, Yeni Zelanda’nın yerli halkı olan Maoriler’e ait geleneksel bir dans türüdür. Haka’nın kökeni, Maori kültüründe derin bir şekilde yer alır ve tarihsel olarak çok çeşitli amaçlarla yapılmıştır.
Bir diger yaygın efsanelerden biri güneş tanrısı Tama-te-nui-ra’ya ait oldugudur. Yazlık hizmetçisi Hine-raumati, sıcak günlerde havanın dans ediyormuş gibi titremesini sağlıyordu. Bu, haka performansçılarının elleriyle yaptıkları titreme hareketine yansımıştır.
Haka’nın tam olarak bir çevirisi yok, ancak kelimenin kendisi diğer Polinezya kültürlerinde “dans” anlamına gelir.
Haka’nın kullanıldığı ilk örneklerden biri, şef Tinirau ve kabilesindeki kadınlar tarafından gerçekleştirilmiştir. Tinirau, evcil balinasını öldürmekten sorumlu olan Kae adlı bir tohunga’dan (rahip) intikam almak istiyordu. Kabilesinin kadınlarını Kae’yi bulmaları için gönderdi, ancak onun hakkında bildikleri tek şey çarpık dişleri olduğuydu. Karşı kabileye vardıklarında, erkekleri gülümsetmek ve Kae’nin dışlerini, dolayısıyla kimliğini ortaya çıkarmak için haka yaptılar.
Yani sadece erkekler tarafından yapılır diye yaygınlaşmış kalıp doğru değildir. Özellikle kadınlar tarafından yapılan “haka powhiri” (hoş geldin haka’sı) gibi ritüeller, toplulukların kutlamalarındaki önemli bir yer tutar.
Haka’nın müzik kısmı, şarkı söylemekten çok, ritmik bir şekilde bağırmaktan oluşur. Genellikle bir grup lideri (kapa haka) önderliğinde, katılımcılar ona eşlik eder. Ancak, her Haka’nın kendine özel, belirli bir ritmi vardır.
Haka’nın en ünlü türlerinden biri olan “Ka Mate”, Maorilerin büyük savaş lideri Te Rauparaha tarafından yazılmıştır. Efsaneye göre, Te Rauparaha ölümden kaçarken bu dansı yaparak yaşamını kurtardığını ve düşmanlarını alt ettiğini anlatır. “Ka Mate”, yaşam ve ölüm arasındaki mücadelenin sembolüdür.
Askeri ve ritüel bir dans olan Haka, aslında savaş dansı olarak bilinir. Maoriler, savaşa çıkmadan önce bu dansı yaparak hem düşmanlarına gözdağı verirler hem de kendi savaşçılarını cesaretlendirirlerdi. Haka’nın bu askeri kökeni, vücut hareketleri, yüz ifadeleri ve güçlü çığlıklarla ifade edilir.
Haka, sadece savaş için yapılmazdı. Aynı zamanda Maorilerin doğayla olan güçlü bağlarını, topraklarına, atalarına ve ruhsal güçlere olan saygılarını ifade etmek için de yapılırdı. Bir doğum, bir ölüm, bir zafer ya da bir düğün gibi önemli olaylar da haka ile kutlanabilirdi. Haka zamanla, sadece savaşla sınırlı kalmayıp, kültürel bir ifadenin ve Maorilerin kimliklerinin bir parçası haline geldi. Haka’nın modern kullanımı da çok çeşitlenmiştir.
Özellikle Yeni Zelanda’nın ünlü rugby takımı All Blacks’le tamamen küresel olan bu tarihi dans, her maçtan önce gerçekleştirerek dünya çapında tanınan bir simge haline gelmiştir. Bu da haka’nın artık sadece bir savaş dansı değil, aynı zamanda Maorilerin tarihine ve kültürüne olan saygıyı gösteren bir ritüel olduğunu göstermektedir.
Haka’nın Öğretisi de büyük önem taşır. Belirli bir koreografi ve ritim üzerine kuruludur. Her bir hareket, bir anlam taşır ve bu anlamlar zamanla nesilden nesile aktarılmıştır. Maoriler, geleneksel olarak haka’yı sadece belirli kişilerin yapabilmesi için öğretirlerdi, çünkü dansın doğru şekilde yapılması, topluluğun saygınlığını ve gücünü yansıtmak için çok önemli kabul edilirdi.
Sonuç olarak Haka dansı, Maorilerin tarihsel köklerinden ve kültürlerinden doğmuş bir ifade biçimidir. Savaş ve ruhsal anlamlarının yanı sıra, topluluk birliğini ve kimliğini simgeleyen bir dans olarak da günümüzde varlığını sürdürmektedir.
