Bugünkü yazımız “Büyük Üçlü” üzerine… Yok hayır, konumuz tenis değil ve Federer-Nadal-Djokovic’ten bahsetmiyoruz.
Sabrın, stratejinin ve zarafetin bir araya geldiği, doğayla iç içe oynanan ve her vuruşta zihinsel dayanıklılığı test eden Golf bugünkü konumuz.
Golf dendiğinde birçoklarının aklına ilk gelen ikonik figür Tiger Woods olur.
Ama Golf bugün bu kadar popüler bir sporsa, devrim yaratıp adeta çağ açan “Büyük Üçlü” de unutulmaz; Palmer, Nicklaus ve Player ya da The King, Golden Bear ve Black Knight!..
1960’li yıllar gölfün altın çağı olarak anılır. Bu dönemde üç isim sporu yalnızca kazandıkları turnuvalarla değil, yarattıkları etkiyle de golfü küresel bir spora dönüştürdü.
Arnold Palmer – Halkın Şampiyonu – Kral
Agresif oyun stili ve karizmatik kişiliğiyle milyonları golfle tanıştırdı.
7 Major şampiyonluğu, özellikle 1960’lardaki yükselişi, ilk televizyon çağında golfün yüzü olması…
Palmer’in taraftar kitlesine “Arnie’s Army” denmesi boşuna değildi. Golfü elit bir spor imajından çıkarıp geniş kitlelere ulaştırdı.
Britanya çıkışlı zengin sporunu ABD’de milyonların evine sokan, 16’nci yüzyıldan beri süregelen oyunun merkezini okyanusun diğer kıyısına taşıyan kişi de oydu.
Jack Nicklaus – Altın Ayı
Altın Ayı, istatistiksel olarak tarihin en başarılı golfçüsü kabul edilir.
18 Major şampiyonluğu (rekor). Stratejik oyun zekası, büyük turnuvalarda soğukkanlı performans, Nicklaus’un istikrarı ve mental gücü, onu golf tarihinin zirvesine taşıdı.
Sanki yazılım harikası bir makine-robot gibi, 200-250 metrelerden 2-2.5 metreden atıyormuşcasına, “güdümlü füze istatisikleri ile” nam salmıştı.
Gary Player – Küresel Elçi – Kara Şövalye
Güney Afrikalı Gary Player, uluslararası başarılarıyla golfün Amerika dışına yayılmasında kritik rol oynadı.
9 Major şampiyonluğu, çok az isme nasip olan kariyer Grand Slam başarısı (The Open, US Open, PGA Championship ve Masters şampiyonluğunu kazanmak), fitness ve disiplin vurgusu onla özdeşleşmiş parametreler…
Player, fiziksel hazırlığın golfteki önemini erken dönemde savunan isimlerden biriydi. Simsiyah giyindiği için “Kara Şövalye” diye anılırdı.
Büyük Üçlü Neden Önemliydi?
1960’larda televizyon yayınlarının artmasıyla golf evlere girmeye başladı.
Bu üçlü sürekli aynı türnuvalarda zirve mücadelesi verdi. Farklı kıtalardan gelerek golfü küreselleştirip, sporun rating onun artçısı olarak da ticari değerini yükselttiler.
Rekabetleri özellikle major turnuvalarda doruğa çıktı. Örneğin The Masters, The Open Championship ve U.S. Open organizasyonlarında sık sık karşı karşıya geldiler ki bu hemen her üçlü kapışma, herkesi TV karşısına kilitliyordu.
Mirasları
Sonuç olarak bugün golfün küresel bir endüstri haline gelmesinde bu üçlünün payı çok büyüktür.
** Palmer kitleleri getirdi. Karizması çok meşhur bir aktör gibi ekranı dolduruyordu.
** Nicklaus mükemmelliği temsil etti. Alametifarikası olan sakinliği; dramatik final anları ve rating yaratıyordu.
** Player ise golfü dünyaya taşıdı. Uluslararası kimliğiyle küresel izleyiciyi çekiyordu. Hem de Apartheid rejiminin hüküm sürdüğü altmışlarda!..
“Büyük Üçlü” kavramı, sporda rekabetin nasıl bir kültürel etki yaratabileceğinin en güzel örneklerinden biridir.
Nicklaus’un 18 major şampiyonluğu istatistiksel zirveyi temsil eder. Ancak perdeyi açan Palmer’in yarattığı kitle etkisi ve Player’in uluslararası misyonu olmasaydı, golf bugün bu ölçekte bir endüstri olmayabilirdi.
Kısaca hem kendilerini hem birbirlerini ve bunların bileşimi olarak da Golf’ü büyüttüler el ele…
Yazarın diğer yazıları için tıklayın
mail: burak.belgen@abcspor.com
twitter: @BurakBelgen
