FENER’İN BÜYÜK BALIKLARI…

Okunması Gerekenler

O GLORIOSO, SL BENFICA!

O GLORIOSO, SL BENFICA! O Glorioso, SL Benfica yani Şanlı SL Benfica! Türk futbol kulüplerimizin örnek alması gereken bir kulüpten...

HER HAFTA ÖNCEKİNDEN İYİ OLUR

HER HAFTA ÖNCEKİNDEN İYİ OLUR Galatasaray maçı sonrası Erol Bulut'un açıklamalarını dinliyorum: Rakibi, rakibin gecen seneden beri bir arada oynayan birbirine...

FENERBAHÇE GELİYOR AMA…

Fenerbahçe geliyor ama.. En son yazımdan sonra, transferler bitmeden yazı yazmama kararı almıştım. Ama kötü haber: dayanamadım. Dünkü maç sonrasında...

brunoAvcılar asla eli kanlı birer yabani hayvan katili oldukları gerçeğini kabul etmezler, aksine doğadaki ekolojik dengeyi dengelemek için Tanrı tarafından seçilmiş birer misyoner oldukları zırvasına inanırlar. Onlar öyle inanan dursunlar vakti zamanında biriyle buluşmak için Avcılar derneği lokalinde randevulaştım. Gözüme duvardaki bir yazı ilişti. YALANA İTİRAZ YOKTUR ! Sebebini sordum, av maceralarını anlatırken sallamak olağan bi durummuş…

bruno 1Bu konuda pek çok da fıkra varmış, hadi bi tanesini anlatayım : Avcı’nın biri müdavimi olduğu lüks bir restoranda dostlarına av anılarından birini aktarıyor. Söze başlamış: – Abi bi baktım, karşımda koskoca bir dişi Aslan. Kükrüyor. Amanı yok. Üstüme ha atladı ha atlayacak. Doğrulttum tüfeği, alnının çatına aldım nişanı, lanet olası tüfek ateş almıyor. Hayvan giderek yaklaşıyor üstüme üstüme. Yaradana sığındı, belimden çektim bıçağı, atladım üstüne, dayadım gırtlağına. Biraz boğuşmadan sonra kafasını ayırdım gövdesinden. Hatıra olsun diye derisini yüzmem lazım, girdim bacaklarının arasına der demez garson bitivermiş masada: – Beyefendi, bölüyorum ama size bir telefon var. Avcı hemen kalkmış masadan, nerde kaldığımı unutturmayın, hemen geliyorum diyip müdüriyete doğru gitmiş. Telefon görüşmesi bittikten sonra masaya gelip nerde kalmıştım diye sorunca dinleyicilerden biri hatırlatmış: – Bacaklarının arasına girmiştin deyince Avcı devam etmiş: – Heh abi, bacaklarının arasına girdim, ordan göğüslerine uzandım, başladım yavruyu dudaktan öpmeye…

etoAvcılar sallar da balıkçılar durur mu ? Durmaz. Zaten de “kaçan balık büyük olur” diye de bir laf var literatürde. Abartmak balık tutma anılarının vazgeçilmez bir ritüeli belli ki. Biz bugün futboldaki kaçan balıklardan bahsedeceğiz. Bir kısmı kulüplerimizce tavsiye üzerine, bir kısmı bizzat kulüplerimizce takip edilip, denenmek için kim kampa kadar gelmiş, denenmiş, ya yetersiz bulunduğundan ya da maliyeti sebebiyle transferinden vazgeçilmiş sonradan dünya futbolunda önemli yer edinmiş kaçan büyük balıklar.

Tabii ki önce Fenerbahçe’nin kaçırdığı balıklar…

SAMUEL ETO’O… 1998’de menajeri tarafından F.Bahçe’nin alt yapısı için İstanbul’a getirildi. Dönemin F.Bahçe yönetimi, böylesine genç bir oyuncuyu beklemeye tahammül edemeyeceklerini bildirdi. Bir yıl sonra ise Kamerunlu golcü için 4 milyon euroyu gözden çıkardı, Katalan ekibi 5 milyon euroda diretince transfer gerçekleşmedi. Eto’o 2003, 2004 ve 2005 yılarında ‘Yılın Afrikalı Futbolcusu’ ödülünü kazandı. Fazla söze hacet yok, herkes tanıyor onu.

gokhanGÖKHAN İNLER … 2004-2005 sezonu Almanya hazırlık kampına Önder Çengel ile birlikte denenmek üzere geliyor Fenerbahçe takımına. Hazırlık kampında çok beğenilmiyor. Hoca Daum. Sanıyorum elimizde Aurelio var, boşver Aurelio’yu, aslan gibi Kemal var, şahin gibi Selçuk var en önemlisi Deniz Barış var diyorlar ve almıyorlar. Şimdi dünyanın en iyi orta sahalarından biri, 20 milyon Avro’ya alamazsın. Yazık olmuş. Belki de onun namına iyi olmuş. Ne diyelim ?

VALDO CANDIDO FILHO… 1990 Dünya Kupası’nın hayal kırıklığı yaratan takımı Brezilya’nın ayakta kalan tek oyuncusu Valdo idi. Orta sahanın göbeğinde takımın beyni pozisyonunda attığı ince çalımlar ve milimetrik paslarıyla dikkatleri üzerine çekmişti. Benfica’nın oyuncusuydu. 1991 yılında da dolgun bir bonservis ücreti karşılığında PSG’nin yolunu tuttu. 1990 Dünya Kupasındaki performansı zaten çok iyiydi, herkesin dikkatini çekti ama bizim spor muhabirlerinin gözünü bir yerden ısırıyordu Valdo. Derken olayı yakaladılar geçmişte Fenerbahçe’ye denenmek üzere getirildiği, bir kaç antrenmana çıktığı tespit edildi. Al sana bi balık daha.

TOMAS SKUHRAVY… 90 Dünya Kupası’nın büyük sükse yapan, yakışıklı, sarışın Çek Kulesi. 5 gol atmıştı. Sırtı dönük top alan, hava hakimiyeti olan müthiş bir pivot santrfordu. 194 cm boy, 94 Kg. Büyük paralara İtalya’ya transfer oldu. O zamanlar en zengin lig Serie A. Rahmetli Ünal Batu henüz Sparta Prag’da oynarken defalarca bu çocuğu alın dediği halde alınmadığından yana serzenişte bulunmuştu bir kaç kez medyada.

robinhoROBINHO… Dönemin Fenerbahçe yönetimi, Diego’nun da yer aldığı transfer raporunun diğer genç ismi Robinho’ya henüz 17 yaşında olması nedeniyle sıcak bakmıyor. Yıl 2001. İsimsiz bir yetenek. Üstelik fiziği de yok. Çok çelimsiz buldular herhalde.

Bir de diğer kulüplerimizin kaçırdığı büyük balıklar var;

JIMMY FLOYD HASSELBAINK… 1994 yılında Samsunspor’a geldi, bir haftalık deneme sonunda dönemin teknik direktörü Multescu tarafından beğenilmedi. Karadeniz ekibinin beğenmediği Hasselbaink, Chelsea forması altında gol kralı oldu.

KAKA LEITE… 2003’te menajerler aracılığıyla yabancı futbolcu arayan Gaziantepspor’a önerildi. Nurullah Sağlam’ın genç takımda keşfettiği Sambası için Kulüp Başkanı Celal Doğan ikna edilemedi.Hal böyle olunca yönetim, bu kadar genç bir oyuncuya para ödenmemesi kararını aldı. Aynı yıl 8.5 milyon euro karşılığında Milan’a transfer oldu.

RON BRASILRONALDINHO… Dünyanın gözünü çevirdiği futbolcu olmadığı yıllarda Diyarbakır’a önerildi, ancak yönetimden onay çıkmadı. Gremio forması giyerken Galatasaray’ın da gündemine geldi, ama 3 milyon dolarlık bonservisi transfere engel oldu.Bir yıl sonra PSG 18 milyon dolar, iki yıl sonra ise Barcelona 35 milyon dolara Brezilyalı yıldızı kadrosuna kattı.

ZLATAN IBRAHIMOVIC… Euro 2004’te yıldızı parlayan Zlatan İbrahimoviç, 2000 yılında Beşiktaş’ın kapısından döndü.Beşiktaş’ın eski yöneticisi İbrahim Altınsay, Boşnak asıllı golcünün dönemin teknik direktörü Scala yüzünden alınmadığını söyledi. Juventüs küme düşünce Inter’e transfer oldu

SAMİ HYYPIA… Samsunspor, 1995-1996 sezonu öncesi denenmek üzere Türkiye’ye getirdi. Gerede kampında antremanlara bile çıkan Hyypia, beğenilmeyerek gönderildi.

Bir de kaçan küçük balıklar var. Antrenmana çıkmış bazı isimler. Biraz da onlara bakalım: Mustafa Denizli döneminde Revivo’nun da kıyağı sayesinde antrenmanlarda denenen REUVEN OVED… Henüz 17 yaşında Fenerbahçe antrenmanlarına katılan Oved çift kale maçlarda parlasa da profesyonel sözleşme yapılacak kadar beğenilmedi ve Fenerbahçe kariyeri sadece birkaç antrenmanla sınırlı kaldı. 2001 yılından itibaren devam eden kariyerinde Oved birçok İsrail takımında oynadıktan sonra Avusturya alt liglerinden Grazer AK takımına transfer olmuş 2012 yılında. Yani bi cacık olmamış ondan da. 2001 yılında Fenerbahçe alt yapısında denenmek için getirilen 3 futbolcu daha var. O dönem Oved ile birlikte Ukraynalı Kolona Mindauskas, Valery Kushka ve Litvanyalı Pavlo Ruday da antrenmanlarda yer almış. Fenerbahçe almamış, internette dahi haklarında bir bilgi yok. Belli ki futbol kariyerlerinin zirvesi Fenerbahçe’de idman.

IBRA2005 yılında bu sefer bir Ganalı, DAVID DAVIDSON diye genç bir oyuncu Fenerbahçe ile antrenmanlara çıktı. Türkiye’yi Samuel Johnson sayesinde tanıdığını söyleyen genç savunmacı da maalesef Fenerbahçe ile profesyonel sözleşme imzalama şerefine erişemeden takımdan ayrıldı. Peki sonra bu çocuğa ne olmuş ? Davidson’un Finlandiya alt liglerinden Tacikistan’a ordan Kazakistan’a uzanan vasat bir kariyerin ardından en son Tayland alt liglerinde bir yerlerde görülmüş.

Tabii ki bir de Zico’nun getirdiği EDMAR GEE DE SOUZA var. Matheaus lakaplı. Anımsarsınız onu Bursaspor’a kiraya vermiştik. Çok da başarılıydı. Taraftarın sevgilisi olup çıkmıştı kısa zamanda. Sonraki sezon Bursaspor yönetimi takımı Futbol dehası Bülent Korkmaz’a emanet ediyor, önce istemem bu çocuğu diyor sonra Bülent Korkmaz da takımın içine ediyor ve bu sezon Matheaus’un kariyerlerinin en parlak sezonu olarak tarihe geçiyor. Şu an Brezilya alt liglerinde bir takımda kendisi.

Kaçan balık büyük olur dedik ya, saydığımız isimlerin bir kısmı da o ayaktır belki… Ah ulan alacaktık şunu kısmet olmadı, basiretim bağlandı hesabı üfürmede olabilir. Hayvanız Biz adlı yazım yanlış algılanmış bazı hayvanseverlerce. Bugün de avcılık falan dedik. Yanlış anlamamışlardır inşallah. ..

Büyük balık küçük balık dedik, balığı severim ama balık tutmayı sevmem. Çünkü bekletilmekten nefret ederim;) Herkese mutlu bir hafta sonu diliyorum.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

bruno.monte@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

O GLORIOSO, SL BENFICA!

O GLORIOSO, SL BENFICA! O Glorioso, SL Benfica yani Şanlı SL Benfica! Türk futbol kulüplerimizin örnek alması gereken bir kulüpten...

HER HAFTA ÖNCEKİNDEN İYİ OLUR

HER HAFTA ÖNCEKİNDEN İYİ OLUR Galatasaray maçı sonrası Erol Bulut'un açıklamalarını dinliyorum: Rakibi, rakibin gecen seneden beri bir arada oynayan birbirine alışık bir oyuncu grubu ile...

FENERBAHÇE GELİYOR AMA…

Fenerbahçe geliyor ama.. En son yazımdan sonra, transferler bitmeden yazı yazmama kararı almıştım. Ama kötü haber: dayanamadım. Dünkü maç sonrasında birkaç kelam etmesem ayıp olacaktı....

PERİ MASALI BURAYA KADAR, LAKERS ŞAMPİYON!

PERİ MASALI BURAYA KADAR, LAKERS ŞAMPİYON! NBA tarihinin en ilginç finallerinden biriyle karşı karşıyayız ve herkesin beklediği bir klasik (Lakers-Celtics), yerine Doğu tarafından Miami Heat...

GÜVENOYU

GÜVENOYU Bir insan yeteri kadar cesur değilse aşka bulaşmayacak arkadaş. Fenerbahçe sevgisi de bir aşktır, yeterince cesur değilsen de kabul etmeyeceksin öyle görevleri, bu sözlerim Erol'a.. Bir...

Benzer Konular