Tommie Smith ve John Carlos’un 1968 Meksika Olimpiyatları’ndaki “Black Power” selamı, sporun sadece fiziksel bir mücadele olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve politik bir etki yaratma gücüne sahip olduğunu gösteren en önemli anlardan biridir.
Bu eylem, günümüz sporunun sosyal adalet ve eşitlik gibi konularda ne kadar önemli bir araç olabileceğini de ortaya koymuştur.
Olayın Arka Planı ve Anlamı
1968 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde sivil haklar hareketi hız kazanmıştı. Ülkede ırkçılıkla, siyahilerin eşit haklar için verdiği mücadele büyük bir toplumsal meseleydi.
Martin Luther King Jr.’in 4 Nisan 1968’de suikasta uğramasının ardından, bu dönemdeki sosyal gerilimler daha da arttı. Birçok siyahi sporcu, bu duruma kayıtsız kalmayarak toplumsal sorunlara dikkat çekmeye başladılar.
O sırada, Smith ve Carlos, 1968 Olimpiyatları’nda 200 metre finalini bitirdiklerinde, madalyalarını almak için kürsüye çıktılar. Smith birinci, Carlos ise üçüncü olmuştu. Ancak aldıkları madalyalarla gururlanmanın ötesinde, ellerinde siyah eldivenler tutarak, aynı zamanda siyahların hak mücadelesine dair güçlü bir mesaj verdiler.
Ellerini yukarıya kaldırarak verdikleri “Black Power” selamı, o an dünya çapında bir protestoya dönüştü. Smith ve Carlos, bu hareketi, sadece olimpiyat kürsüsünde değil, tüm dünyaya duyurmak istediler.
Ama Olimpiyat Komitesinin tepkisi sert oldu!. Bu tür bir eylemin “politikanın olimpiyatla karıştırılması” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, iki atletin madalyalarını geri almakla tehdit etti. Bunun sonucunda, her iki atlet de olimpiyat köyünden atıldılar ve yarışmalarını tamamladıktan sonra ülkelerine geri gönderildiler.
16 Ekim’deki bu eylemleri, sporun toplumsal etkisini gösteren çok güçlü bir mesajdı ki fazlasıyla amacına ulaştı. Onların eylemi, sporda sosyal adalet mücadelesinin simgelerinden biri haline geldi ve birçok sporcu, yıllar sonra benzer şekilde toplumsal mesajlar verme yoluna gitti. Mesela; Amerikan futbolu oyuncusu Colin Kaepernick…
2016 yılında milli marş sırasında diz çökerek ırkçılığa ve polis şiddetine karşı protesto etmişti. Kaepernick’in hareketi, Smith ve Carlos’un 1968’de yaptığı protesto ile paralellikler gösterdi. Her ikisi de, sporu toplumsal değişimin bir aracı olarak kullandılar.
Smith ve Carlos’un o anki görüntüsü, belki de Olimpiyat tarihindeki en ikonik ve anlamlı fotoğraflardan biridir.
Siyah eldivenli ellerin yukarıya doğru kalktığı, başları eğilmiş ve göğüslerinde medalleriyle bu iki atletin görüntüsü, sadece bir spor etkinliği değil, dünya çapında bir sosyal hareketin simgesidir!.
