https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

DEVRAN DÖNDÜ MÜ?

Okunması Gerekenler

Kasımpaşa maçından beri tadımız yoktu.

Art arda kayıplarla üzerimize ölü toprağı serilmişti resmen.
Fenerbahçe’liler ister istemez ”bu sezon da olmadı galiba” demeye başlamışlardı.
Bir şeyler olmalıydı.
Moralleri geri getirecek, umutları yeşertecek bir şeyler.
Önce Mert Hakan içeriden çıktı. Belki saha sonuçları ile alakası yoktu ama uzun zaman sonra iyi bir haber gelmişti en azından.
Sonra sakatların iyileşmesi ve neredeyse tam kadroya döneceğimizin haberleri düşmeye başladı. Öyle ya, en önemli oyuncularımızın eksikliği moralimizi bozan kayıpların ana sebebiydi. Puan farkı artmış olsa da artık onlar tekrar bizimle beraber olacaktı. Net olarak daha kuvvetli bir kadroyla sahaya çıkacaktık. Hatta basket takımının generali Melli bile bu maçtan bir gün önce sakatlıktan dönmüş, onun dönmesiyle tekrar galibiyete ulaşmıştık.
Üstelik kadın baskette de sezonun ilk şampiyonluğu geldi 24 saat önce. Hemen ardından da Galatasaray’ın Trabzon deplasmanındaki yenilgisini yaşadık. Puan farkını azaltmak için altın bir fırsat geldi önümüze. 48 saat içinde yaşananları düşününce sanki bir şeyler değişmiş, devran dönmüş gibiydi. Geriye haftayı mutlu ve umutlu kapatmak için Beşiktaş’ı yenmemiz kalmıştı sadece.
Takım da aslında hızlı başladı maça, daha 30.saniyede Nene ile %100 bir pozisyon yakaladı. Belli ki Nene ve Musaba kanatlarıyla Rıdvan ve Murillo’nun üzerine gidilecek bir plan yapmıştık. Nene istekli ve hareketliydi,defansa da yardım etti ama Musaba istediği birebirleri bulmasına rağmen etkili olamadı. Üzerine bir de takımın beyni,en yaratıcı ayağımız Asensio sakatlanınca da yine kitleniverdik, üretemedik. Set hücümunda etkili olamadık hiç. Oysa Guendouzi her zamanki istikrarlı oyunuyla sahadaydı ve Kante eski Kante gibiydi.Ancak bitirici noktalarda etkili değildik. Talisca hem sakatlık dönüşü doğal olarak en üst fiziki seviyede değildi hem de 9 numara oynadığındaki sırtı dönük top almadaki hep yaşadığı sıkıntıları yaşadı
 İkinci devre fena baskı kurmadık. Pozisyonlarımız bazen rakibin bireysel hatalarıyla ortaya çıkmış gibi görünse de ben genel olarak iyi bir 45 dakika geçirdiğimizi düşünüyorum. 90 dakika oynayan Semedo ve Skriniar’ın tam hazır olmamalarına rağmen bu baskıyı kurduk üstelik.. Çocuklar hakikaten çok istediler galibiyeti. Ha, iyi oynadılar kötü oynadılar orası tartışılır ama çok iyi mücadele ettiler. Ederson da ilk devre 2 kritik top çıkarttı. Evet, karşı karşıya kaçırdığımız goller böylesine stresli bir maçta saç baş yoldurdu ancak ben 2.devre bu maçı hakettiğimizi düşünüyorum.Golü de yine kontrataktan kazandığımız penaltıyla atmamız enteresan oldu. Penaltıda Agbadou çok kontrolsüz girdi, Nene’yi süpürdü.
Normal şartlarda bu kadar %100 gol kaçırdığımız maçta ya o penaltı da kaçardı ya da bizim oyuncumuz olup Beşiktaş’ta kiralık oynayan Cengiz’in golüyle dramatik bir yenilgi alırdık. Tersine son dakika penaltıyla kazandık. Belki de hakikaten bir şeyler oldu, devran döndü. Şans bize güldü, öyle maçı aldık. Bakalım çarşamba Göztepe Galatasaray maçında o şans yine bizim lehimize puan farkının kapanmasını sağlayacak mı ?
Hatta gerçekten devran döndüyse benim aylardır dile getirdiğim senaryo, 95/96’da Trabzon’dan çıkardığımız mucize şampiyonluk gibi, bu sefer de Sami Yen’den bir Fenerbahçe şampiyonluğu çıkacak mı?

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerik

Son Haberler

SON GÜLEN İYİ GÜLER

Taraftarlık da nihayetinde bir yatırım. Duygusal yatırım denilebilir. Her yatırım gibi zarar yazmaya başladığı anda psikolojik çöküntü de başlıyor.....

Benzer Konular