https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BLACKBURN ROVERS 1994-95 SEZONU ŞAMPİYONLUĞU

Okunması Gerekenler

Alex Ferguson ve Manchester United’ın o dönemi gerçekten futbol tarihine geçen bir altın çağdı. 1992-93 sezonuyla başlayan yükseliş, 2011’lere kadar sürdü ve 20 sezonda gelen bu dominasyon içinde zirveyi sadece iki Londra devi Arsenal ve Chelsea, bir kez de bizim bugünkü yazı konumuz Blackburn Rovers görebildi!.

Blackburn’ün 1994-95 sezonundaki hikayesi ise tam anlamıyla futbolun en güzel sürprizlerinden biriydi. Ada futbolunun o zamanlardaki yazılı olmayan kuralı 4-4-2’yi çok Kenny Dalglish yönetiminde, demir-çelik sektöründe servet kazanan kulüp sahibi Jack Walker’ın maddi desteğiyle kurulan bu takım, sezonu unutulmaz bir finalle taçlandırdı.

Son hafta dramatikti çünkü Blackburn, Liverpool’a kaybetmişti. Ama aynı anda Manchester United da West Ham United ile berabere kalınca, şampiyonluk adeta Blackburn’e “hediye” edildi. Puan durumu: 89’a 88.

Aslında bu başarının sinyalleri bir önceki sezondan geliyordu; ligi ikinci bitirmişlerdi ve “geliyoruz” demişlerdi. O sezonun en büyük yıldızı ise tartışmasız Alan Shearer’dı. 34 golle ligi kasıp kavurdu. Onun partneri Chris Sutton da 15 gollük katkı verdi ve “SAS” ikilisi (Shearer and Sutton) ligin en korkulan hücum hattına dönüştü.

Ama iş sadece hücumla bitmiyordu. Kalede Tim Flowers güven verirken, savunmada Colin Hendry adeta duvar gibiydi. Sol bek Graeme Le Saux, kaptan Tim Sherwood ve kanatta Jason Wilcox da bu başarının önemli parçalarıydı.

Tabii son haftadaki o unutulmaz maçta West Ham United kalecisi Ludek Miklosko’nun performansını da unutmamak lazım. Manchester United karşısında yaptığı kurtarışlarla adeta maça damga vurdu. Çıkarttığı 6-7 tane %99’luk gol pozisyonundan biri fileleri bulmuş olsa, bu yazı yazıl-a-mayacaktı mesela!

Blackburn’ün sezonu bu kadar güçlü bitirmesinde bir başka önemli detay da Avrupa ve kupalardan erken elenmeleriydi. Eylül ayında Trelleborgs FF’a karşı Avrupa’dan erken vedaları, ardından Kasım ayı bitmeden hem lig kupası ve FA Cup’tan da çıkmaları, onları tek hedefe odakladı.

United cephesinde; takımın en önemli oyuncusu-yıldızı Eric Cantona, Ocak 1995’te Crystal Palace taraftarına attığı uçan tekme (kung-fu kick) nedeniyle sezonun geri kalanında ceza almıştı.
Roy Keane ve Paul Parker gibi kilit oyuncuların sezon boyunca yaşadığı sakatlıklar da takımın sürekliliğini etkiledi. Ama kısıtlı kadrosuyla savaşan Rovers, kilit oyuncuların hiçbirinde uzun süreli sakatlık yaşamadı!.

Yine de savunma performansı da dikkat çekiciydi: 15 maçta gol yemediler. Üstelik sezonun en güçlü takımı olan Manchester United’a iki maçta da kaybetmelerine rağmen şampiyon oldular. Bu da diğer maçlarda ne kadar az hata yaptıklarını gösteriyordu istatiksel anlamda…

Bu başarı, Premier League tarihinde ayrı bir yere sahip. Çünkü Blackburn, Big 6 “büyük altılı”in dışından gelip şampiyon olan iki takımdan biri oldu. Bu hikayeye yıllar sonra sadece Leicester City 2016’da ortak olabildi ve 2025’teyiz!.

Bu şampiyonluğun devamı gelemedi hatta 2012-13 sezonundan beri Premier Lig bile göremediler, ama 1912 ve 1914 şampiyonlukları da ne kadar özel de olsa, 1995’in yeri tüm camia için farklıdır.

** Son olarak; bu şampiyonluğa tabii ki saygımız sonsuz ama Leicester’inki ile karşılaştıranlara cevaben; bizce 2016 şampiyonluğu çok daha büyük başarıydı.

Premier Lig 90’ların başı daha yeni start almış, o zamanlar Avrupa futbolunun sefiri İtalyan ligi idi. Onun içindir ki İngiliz liginin arsa çıktığı 2010 sonrası Leicester ile gelen şampiyonluk, “yeldeğirmenleri Don Kişot örneğine” çok daha oturur bizim gözümüzde…

Son Haberler

BASKETBOLDA AVRUPA ŞAMPİYONU OLAN TEK AFRİKA ÜLKESİ; MISIR

Avrupa Basketbol Şampiyonaları bugüne kadar 14 farklı şampiyon çıkardı. Ama içlerinden biri var ki, hikayesi gerçekten bambaşka: 1949’da kupayı...

Benzer Konular