https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BİR ÖRDEK VS. BİR MADALYA: BOBBY PEARCE’IN TARİHİ SEÇİMİ

Okunması Gerekenler

Spor tarihi bugüne dek birçok efsane gördü. Beş farklı olimpiyatta madalya kazanan İngiliz Sir Steve Redgrave ve Romen Elizabeta Lipa gibi isimlerle başlayan bu listeye eklenmesi gereken çok özel biri daha var: 1928 ve 1932 Olimpiyatları’nda altın madalya kazanmasının ötesinde, tarihe unutulmaz ve insancıl bir fair play hareketiyle kazınan Bobby Pearce.

Kürek sporu, olimpiyat tarihinin en köklü ve en asil disiplinlerinden biridir; fiziksel dayanıklılığın, kusursuz bir uyumun ve mental gücün zaferidir. Bobby Pearce gibi efsaneler, bu sporun sadece madalyalardan ibaret olmadığını, aynı zamanda muazzam bir karakter sahnesi olduğunu gösterir.

** Hatırlayalım: 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda çeyrek final yarışında parkurda karşısına çıkan bir ördek ailesinin geçmesini beklemek için kürek çekmeyi durdurmuş ve yine de yarışı kazanarak tarihe geçmiştir!.

Avustralyalı kürekçi Bobby Pearce, 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda altın madalyanın en güçlü adaylarından biriydi. Favori sporcu iri yapılı, iki metreye yaklaşan boyu ve neredeyse 100 kiloluk kaslı vücuduyla, çeyrek finale kadar rahatça gelen Pearce, Sloten Kanalı’ndaki yarışta Fransız rakibi Saurin’in önünde açık farkla gidiyordu. Her şey planlandığı gibi ilerlerken kıyıdan garip bir gürültü yükseldi. Seyirciler bağırıyor, bazıları heyecanla Bobby’nin arkasını işaret ediyordu. Bobby küreğinin üzerinden omzunun arkasına baktı ve gördüğü şey bir rakip değildi.

Bir anne ördek ve arkasında tek sıra halinde ilerleyen yavruları, kanalın karşı kıyısına geçmek üzere tam onun yarış çizgisinden yüzüyordu. Bobby’nin önünde iki seçenek vardı. küreklerini daha güçlü çekip yoluna devam edebilir, ördekleri ezip geçebilir ve birkaç saniye daha kazanabilirdi. Ya da durabilirdi ve o durdu!. Küreklerini suya dayadı ve teknesinin hareketini kesti. ördek ailesinin güvenle geçmesini bekledi.

O birkaç saniye içinde Fransız rakibi Saurin kürek çekmeye devam etti ve Bobby’den yaklaşık beş tekne boyu uzaklaştı. Bir olimpiyat yarışında, madalyanın saniyelerle belirlendiği bir anda, yarışın en büyük favorisi geriye düşmüştü.

Ama Bobby’nin umurunda değildi, ördekler geçtikten sonra yeniden kürek çekmeye başladı, önünde yalnızca rakibi değil, kaybettiği mesafe de vardı.

Ve inanılmaz olan gerçekleşti. Bobby Pearce, kalan mesafede öyle bir hızlandı ki önce rakibine yetişti, ardından onu geçti. yarışı Fransız kürekçinin tam 29 saniye önünde tamamladı, hem de çeyrek finallerin rekorunu kırarak!.

Sonraki iki yarışını da kazandı ve 1928 Amsterdam Olimpiyatları’nda tekli kürekte altın madalyanın sahibi oldu. Hatta ortaya koyduğu derece tam 34 yıl boyunca geçilemedi.

Dört yıl sonra Los Angeles’ta bir kez daha olimpiyat şampiyonu oldu. Böylece art arda iki olimpiyat altını kazanan ilk kürekçi olarak tarihe geçti. Daha sonra profesyonel kürekte de 12 yıl boyunca dünya şampiyonu olarak hüküm sürdü.

1985’te Avustralya spor onur listesi’ne alındığında kendisinden “II. Dünya Savaşı öncesindeki bütün profesyonel ve amatör kürekçiler arasında en iyisi” diye söz edildi.

Ama Pearce’i gerçekten unutulmaz yapan şey belki de kazandığı madalyalar değildi. Çünkü olimpiyat tarihinde şampiyonların hikayeleri çoktur. rekorlar kırılır, madalyalar kazanılır, isimler zamanla istatistiklere dönüşür. Fakat bir şampiyonun, yarışın ortasında durup önündeki küçük canlıların güvenle geçmesini beklemesi başka türlü hatırlanır ki şampiyonun kalbi denen şey de tam olarak budur!.

 

Son Haberler

LIONEL MESSI VE CD ELDENSE, 105 YILLIK BİR KASABA MASALI

105 Yıllık Tarihten Dev Sürprize: CD Eldense Hakkında Bilinmeyenler ve Yeni Dönem Futbol dünyası son dönemde ardı ardına gelen sürpriz...

Benzer Konular