İtalyanlar son senelerde epey iyi atletler çıkartmaya başladılar. 100 metrede Olimpiyat şampiyonu olan Jacobs, yüksek atlatamada Tamberi, güllede Fabbri ilk aklımıza gelenler… Arkadan da uzun atlamada Furlani, 100 metrde Zaynap Dosso, 100 metre engellide Simonelli de tam gaz geliyor!.
Bunlardan biri de, hatta belki en önde gideni: Nadia Battocletti…
12 Nisan 2000 doğumlu, İtalyan orta ve uzun mesafe koşucusu, eski bir maraton koşucusu olan ve aynı zamanda antrenörlüğünü yapan Giuliano Battocletti’nin kızı. Annesi Jahwara Saddougui ise Fas atletizm geçmişine sahip eski bir 800 metre koşucusu. Dolayısıyla Nadia’nın sporla iç içe büyümesi tesadüf değil.
Genç yaşlarda dağ koşusunda uluslararası başarı kazanması, onun ne kadar çok yönlü bir atlet olduğunun göstergelerinden biri. Bu çok yönlülük, pist yarışlarında da önemli bir avantaj sağlıyor. Dayanıklılığı kadar hızını ve yarışın son bölümündeki sprint yeteneğini de kullanabiliyor.
Mühendislik ve Mimarlık eğitimi alan Battocletti, sporu ve zihinsel dengeyi (Sound Mind, Sound Body) hayatının merkezine koyuyor ki, bu mental motto aslında başlı başına ayrı bir yazı konusu…
İtalya’nın Trentino bölgesindeki Cles kentinde doğan Battocletti, çocukluğunu Val di Non’daki Cavareno’da geçirdi. Koyu bir Inter taraftarı.. Hardstyle müzik dinlemeyi seviyor ve kitap okumak en büyük alışkanlığı…
Battocletti’nin kariyerindeki en unutulmaz dönemlerden biri Paris 2024 Olimpiyatları oldu.
5000 metrede İtalya rekorunu 14:31.64 ile kırarak dördüncü oldu. Yarışın ardından yaşanan diskalifiye ve itiraz süreci nedeniyle kısa süreliğine bronz madalya pozisyonuna yükselse de Faith Kipyegon’un yeniden yarışa dahil edilmesiyle bir kez daha dördüncü sıraya döndü.
Ancak birkaç gün sonra 10.000 metrede muhteşem bir performans gösterdi. 30:43.35 ile İtalya rekorunu kırarak olimpiyat gümüş madalyasını kazandı. Bu madalya, İtalyan kadın atletizminde 10.000 metrede bir ilk olarak tarihe geçti diye belirtelim!.
Yükselişi Paris’ten sonra da devam etti. 2025 Dünya Şampiyonası’nda 10.000 metrede gümüş madalya kazanırken İtalya rekorunu 30:38.23 seviyesine taşıdı.
2026 ise kariyerindeki yeni dönemin başlangıcı oldu. Polonya, Toruń’daki Dünya Salon Şampiyonası’nda 3000 metrede 8:57.64 koşarak altın madalyanın sahibi oldu. Böylece dünya şampiyonluğu kazanan ilk İtalyan kadın orta mesafe atleti olarak da önemli bir başarıya imza attı.
Henüz 26 yaşında olan Battocletti’nin kariyerinde önünde uzun bir dönem bulunuyor. 2024 Paris Olimpiyatları’ndaki gümüş madalya ve 2026 Dünya Salon Şampiyonası’ndaki altın madalya, İtalyan atletizminin yeni yıldızının hikayesinde belki de sadece ilk büyük bölümler.
** 3000m olimpiyatlarda programda yok diye belirtelim (sadece 3000m engelli var).
En büyük hedef tabii ki 2028 olimpiyatları? Altın madalya gelir mi, neden olmasın!
5000 metre biraz zor gözüküyor ama Paris’te sadece 0.10 saniye farkla kaçırdığı 10 bin metrede bu kez zafere ulaşabilir.
Battocletti’nin avantajı: inanılmaz bir son sprint geliştirmiş olması ama en büyük rakibi Chebet de az buz bir atlet değil…
** Nadia’nın en büyük özelliklerinden biri dayanlıklılık ve yarış boyunca çok kontrollü kalabilmesi. 10.000 metrede ilk kilometrelerden itibaren gereksiz enerji harcamadan yarışın içinde kalabiliyor. Ama son 400 metre dendiğinde: adeta ikinci bir motor açan 42 kiloluk sinek siklet Chebet hala bir adım önde…
Yarışın sekansı da çok önemli.. Yavaş/orta tempoda başlayıp son 1.000 metrede hızlanırsa, Chebet’in avantajı artar, ama yüksek tempoda giderse avantaj Nadia’ya geçer.
İkisi de 2000 doğumlu ve 2 seneye en pik yaşlarında olacaklar. Tabi daha önümüzde 24 ay gibi çok uzun bir süre var. Biz tartiya bu iki süper yıldızı koyduk, ama Agnes Ngetich, Gudaf Tsegay veya o zamana dek başka bir atlet de çıkıp ortalığı kasıp kavurabilir!.
** 1 haftaya bir başka sert test Birmingham var diyenler olacaktır, ama Avrupa tartısında onu kalibresinde atlet zaten yok gibi.. Altını kazanacak hatta 5-10 bin dublesi yapabilir demek iddaalı bir yorum olmaz.
Yani Birmingham, Battocletti’nin Avrupa’daki üstünlüğünü gösterecek; fakat Los Angeles’taki gerçek seviye ölçümü, Kenya ve Etiyopya’nın yıldızlarıyla karşılaştığında ortaya çıkacak.
Ama Birmingham’daki yarışın derecesi ve yarış ritmi bize en azından bazı ipuçları verebilir. Çünkü büyük şampiyonalarda madalyayı belirleyen yalnızca kronometredeki rakam değil; temponun nasıl değiştiği, son kilometrede ne kadar enerji kaldığı ve özellikle son düzlükteki hızlanma kapasitesi.
Yani burada vereceği mesaj önemli!.
