https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ASLA PES ETME: LINDSEY VONN, KARINA HOLLEKIM VE BETTY HAMILTON

Okunması Gerekenler

Bugünkü yazımız, geçirdiği ciddi travmalar, büyük sakatlıklar ve birbiri üstüne gelen ameliyatlara rağmen spor hayatına devam eden ünlü kadın sporcular üzerine…

Düşünün ki, sadece fiziksel değil, sporda en az kalite ve disiplin kadar önemli olan psikolojik (mental) anlamda da kırılma yaşatacak trajik olaylara rağmen pes etmemek takdire şayan!

İlk örneğimiz kayak efsanesi Lindsey Vonn

Tarihin en iyi alp disiplini sporcularının başından gelen Amerikalı efsane, cennette geçen spor hayatında bir anda 2013 senesinde cehenneme dönmüştü!

2013 Alp Disiplini Dünya Şampiyonası’nda, yine kusursuz başladığı Süper Dev Slalom yarışında bir şeyler ters gitmişti. Anlık denge kaybının ardından, kendisini maalesef helikopter ambulansında buldu. Sağ dizindeki ön çapraz bağları kopmakla kalmadı, iç ve dış yan bağları da yırtıldı, ayrıca kaval kemiği de kırıldı.

Tablo oldukça ürkütücüydü. Ama pes etmedi! Aralık 2014’te Alp Disiplini Dünya Kupası’nda, Lake Louise’de sahneye geri dönen Vonn, dönmekle de kalmayıp yine altın madalya kazanmıştı. Bu ne ilk ne de sondu. Daha öncesinde de sakatlanmış, sonrasında da diz ve omuz sakatlıkları geçirmiş ancak her seferinde geri dönmeyi başarmıştı.

İkinci sıraya Karina Hollekim, Norveçli kayakçıyı koyduk.

Onun hikayesi de herkese örnek oluşturabilecek cinsten. Hollekim’in hayatı, yarışlarda değil, sıradan bir paraşüt atlayışından sonra bir anda değişivermişti.

Ağustos 2006’da, saatte 100 km’nin üzerinde hızla yere çakıldığı paraşüt kazasından sağ kurtulmuş ama ters giden atlayış sonrasında Norveçli sporcunun ayak bileği birçok yerinden kırılmıştı.

Doktorların ilk düşüncesi, onu yürütebilmekti. Spora geri dönmesi ise söz konusu bile değildi.

Ama o asla vazgeçmedi. Geçirdiği 21 ameliyatın ardından ayağa kalktı ve spor hayatına geri döndü.

Üstelik pek çok rekora da imza attı; kayakla BASE jump gerçekleştiren ilk kadın olmayı başarması da bunlardan en önemlisiydi…

Hatta ikonik sporcu, “20 Seconds of Joy” (20 Saniyelik Neşe) isimli ödüllü bir belgeselle hayatını ve iyileşme sürecini anlatan bir filmde yer aldı.

Üçüncü sırada da Bethany Hamilton var.

Sörf efsanesi, 31 Ekim 2003 sabahı, Hawai Kauai’de, her zamanki rutini olan sabah sörfünde bir köpek balığının saldırısında sol kolunu kaybetmişti. Ve bu acı deneyimi, sadece 13 yaşında bir kız çocuğu olarak yaşamıştı!

Ama o yılmadı. Kolunu, hem de böyle bir travma ile kaybetmesine rağmen, kaybettiği sulara tekrar dönme kararı verdi. Birçokları benzer bir şeyi yaşasa, o korkuyla “bir daha suya ayağını uzatmaya bile cesaret edebilir miydi?” bilinmezken, Bethany bunu başardı.

Ve bunu yaparken, bu spordaki en önemli şey olan dengeyi, tek koluyla başarmaya çalıştı. Bir ay bile geçmeden, tek aşkı olan sulara geri dönmüştü… Ertesi yıl, Avustralya’da; bir sonraki yıl da ABD’de yapılan ulusal yarışmalarda birinci oldu.

Köpek balıklarına meydan okuyan kız… Film gibi bir hikayeydi bu ve yapımcılar da kaçırmadı. 2004 yılında yazdığı Soul Surfer isimli otobiyografisi, 2011’de aynı isimli filme dönüştü.

Bethany’nin hikayesi, hepimize bir ibret dersi: Hayatta karşımıza çıkan engeller ne olursa olsun, pes etmeden ve her zaman mücadele ederek üstesinden gelebiliriz. Tıpkı cesaret, azim ve kararlılığın simgesi olan diğer iki efsane Lindsey Vonn ve Karina Hollekim’de olduğu gibi!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

+2.1’LİK BOLT KOŞUSU, REKORLARI ÇÖPE ATAN RÜZGAR

Atletizmde +2.0 m/s'yi aşan rüzgar hızlarında koşulan veya atlanan dereceler, rüzgar yardımı (wind-assisted) nedeniyle rekor olarak tescil edilmez, ancak...

Benzer Konular