https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

AND DAĞLARI VE BİR DİN OLARAK BİSİKLET: NAİRO’NUN HİKAYESİ

Okunması Gerekenler

Hem Karayip Denizi’ne hem de Büyük Okyanus’a aynı anda kıyısı olan Güney Amerika’nın tek ülkesi Kolombiya, 54 milyona yaklaşan nüfusuyla dikkat çekiyor.

Dünyaca ünlü kahvesinin yanı sıra; Nobel ödüllü Gabriel García Márquez’in kalemi ve Shakira’nın sesiyle küresel bir kültür havzası. Spor alanında ise bisiklet bir tutkudan öte adeta bir din…

1980’lerde Lucho Herrera ve Fabio Parra gibi isimlerin Avrupa’da dik dağ etaplarını kazanması, tüm bir ülkeye özgüven aşılamıştı ki, sonraki senelerde de Egan Bernal ve Rigoberto Urán gibi dünya çapındaki yıldızlar bu coğrafyanın pedal seslerini tüm dünyaya duyurdu.

** Ama dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz değil mi? “Peki ya Nairo?

Tabii ki unutmadık!. Bugünün başrolünde, o kırmızı hurda dağ bisikletinden dünya kürsülerine uzanan azim abidesi Nairo Quintana var.

Escarabajos (Böcekler)

Dünya bisikletinin en dik tırmanışlarında pelotonun geri kalanı nefes nefese kalırken, yer çekimine meydan okuyan bir grup bisikletçi sanki düz yolda sürüyormuşçasına pedallara yüklenir: Kolombiyalılar.

Bisiklet literatüründe “Escarabajos” (Böcekler) olarak anılan Kolombiyalı tırmanışçılar, küresel bisiklet sahnesinin en patlayıcı, en korkulan ve en renkli figürleridir.

3.000 Metrede Yaşam: Doğal Oksijen Fabrikası

Kolombiya mucizesinin arkasındaki temel sır laboratuvarlarda değil, And Dağları’nın coğrafyasında saklıdır.

İnce Hava: Başkent Bogotá (2.640 m), Tunja (2.820 m) veya Boyacá bölgesindeki yerleşim yerleri deniz seviyesinin çok üzerindedir.

Fizyolojik Üstünlük: Bu yükseklikte büyümek, vücudun doğal olarak daha fazla alyuvar (kırmızı kan hücresi) üretmesini sağlar. Avrupalı bisikletçiler yüksek irtifa kamplarına binlerce Euro harcayarak giderken, Kolombiyalı gençler bu hücresel ve devasa VO2 max (oksijen taşıma kapasitesi) avantajına zaten doğuştan sahip olarak büyürler.

Ve tabi ki Zorlu Coğrafya ve Dik Yokuşlar: Antrenman rotaları, kilometrelce uzanan ve eğimi çift haneli rakamlardan aşağı düşmeyen acımasız dağ yollarından oluşur. Genç bisikletçiler daha kariyerlerinin başında, İtalya veya Fransa Turları’nın en zorlu Kategori-1 tırmanışlarından çok daha sert yollarda pişerler.

Yani Kolombiya; genetik şansın, acımasız And Dağları coğrafyasının ve coşkulu bir spor tutkusunun birleşimidir. Oksijenin azaldığı en yüksek zirveler, Kolombiyalı “Böcekler” için yarışın henüz yeni başladığı yerdir!.

** Geçiyoruz Efsaneye: Nairo!

Dağların ardında başlayan o zorlu çocukluktan, Fransa’nın en prestijli yokuşlarında Avrupa devlerine meydan okuyan “Dağların Efendisi”ne uzanan destansı hikayesiyle; bu topraklarda bisiklet dendiğinde ana kahraman kesinlikle o.

Hayatta Kalma Mücadelesi ve Çocukluk Yılları

Mucizevi İyileşme: İki yaşındayken geçirdiği ağır bir ateşli hastalık sonucunda bir yıl boyunca sürekli kusan ve kilo kaybeden Quintana, neredeyse ölümün eşiğinden döndü.

Tıbbi çare bulunamayınca ailesi onu Boyacá’daki ünlü Our Lady of Miracles kilisesine götürdü ve ardından bölgedeki geleneksel otlarla tedavi eden bir yerel şifacı (faith healer) sayesinde iyileşti.

İlk Bisiklet ve Ailenin Fedakarlığı: Profesyonel kariyerine kadar oldukça yoksul bir çocukluk geçiren Nairo, ilk bisikletine 15 yaşında kavuştu.

Babası Luis, ikinci el pazarından kalın tekerlekli, ağır, kırmızı hurda bir dağ bisikletini o dönemin şartlarında aile için çok büyük bir para olan 70 dolara satın almıştı.

Okula gitmek için her gün dağ yollarında bu ağır bisikletle saatlerce pedal çevirmek zorunda kaldı.

Ölümcül Kazalar ve Azim

İki Büyük Trafik Kazası: Quintana, kariyerinin henüz başında iki kez ölümden döndü.

16 yaşında okula giderken bir arabanın çarpması sonucu bilinçsiz şekilde yola savruldu. 18 yaşında ise Tunja’da bir taksinin altında kalarak (T-boned) 5 gün komada kaldı.

Ailesi hastane odasında yine dua ederken, o her kazadan sonra ayağa kalkar kalkmaz antrenmanlara geri döndü.

Profesyonel Kariyerin Kritik Eşikleri ve Saklı Detaylar

“Fransa’yı Ben Kazanacağım” Özgüveni: 2010 yılında genç yaş kategorisinin en prestijli yarışı olan Tour de l’Avenir (Geleceğin Turu) için Fransa’ya gittiğinde, Avrupalı rakiplerinin yanında oldukça dezavantajlı durumdaydı.

Hatta bu dönemde bazı ırkçı yaklaşımlara maruz kaldığı da bilinmektedir. Ancak o, yarışın ortasında oteline gelip koçunun odasını çalarak “Koç, rahat ol, bu yarışı ben kazanacağım” demiş ve nitekim yarışı şampiyonlukla tamamlamıştı.

Dağların Efendisi: Kariyerinde 2014 Giro d’Italia ve 2016 Vuelta a España şampiyonlukları bulunurken, Tour de France’da (Fransa Bisiklet Turu) iki kez Chris Froome’un ardında kürsünün ikinci basamağında yer aldı.

Alçak rakımlı düzlüklerdeki zaman yarışlarında zayıf kalmasına rağmen, 3.000 metrelere varan Kolombiya’daki antrenman kökleri sayesinde yüksek rakımlı dağ etaplarında yarattığı yıkıcı ataklarla tanınır.

2014 Giro zaferi ve 2013 ile 2015 Fransa Turu ikincilikleri onu bisikletin zirvesine çoktan yerleştirmişti. Nairo, 1980’lerin efsanelerini aratmayan bir kumaşa sahipti; üstelik Team Sky’ın o devasa teknolojik ve taktiksel makinesine karşı, etrafında güçlü domestikler bile olmadan, her metrede tek başına savaşarak.

Hafızalardan silinmeyen iki başyapıtı vardı: 2013’te Col de Pailhères’deki o cesur atağı ve 2015 Alpe d’Huez tırmanışında Chris Froome’a karşı dağda rüzgar gibi estiği anlar…

Tartışmalar ve Zor Dönemler

Tramadol Vakası ve Arkea Dönemi: 2022 Fransa Bisiklet Turu’nda elde ettiği altıncılık derecesi, UCI kurallarına göre o dönem yasaklılar listesinde olmasa da tıbbi gerekçelerle kullanımı yasaklanan tramadol testlerinin pozitif çıkması nedeniyle iptal edildi.

Colombia Es Pasión’un kurduğu sıkı biyolojik pasaport sistemi, Kolombiyalı bisikletçileri sporun en kirli döneminde korumuştu; ancak 2020’de Arkéa-Samsic forması giyen Nairo, Fransa Turu’nda otel odası basılarak gözaltına alındı.

2022’de ise kanında bulunan tramadol nedeniyle cezadan kıl payı kurtuldu; çünkü madde UCI yasaklı listesinde olmasına karşın WADA tarafından henüz yasa dışı performans artırıcı olarak sınıflandırılmamıştı.

Bu süreçte takımı Arkéa-Samsic ile yolları ayrıldı ve uzun süre takımsız kalsa da spordan kopmayıp yeniden Movistar Team’e dönerek pes etmeme karakterini bir kez daha kanıtladı.

Bütün bunlar Nairo imgesine gölge düşüremedi; zaten düşüremezdi de. Çünkü onun dünyası, medyanın yarattığı spot ışıklarından çok daha büyüktü!.

** Fazla uzatmadan; Kolombiya dağlarından çıkıp dünya bisikletinin zirvesine tırmanan Nairo Quintana’nın hikayesi, ham yeteneğin ötesinde, coğrafi dezavantajlara ve ağır kazalara meydan okuyan katı bir Latin Amerika direnişinin simgesidir “El Cóndor de los Andes” (And Dağları’nın Kondoru).

Kartpostallık Kolombiya manzaralarının ardında, asfaltta yazılmış çetin bir hayatta kalma mücadelesi yatar.

Ve o mücadelenin timsali: Nairo Quintana. Spot ışıkları sönse, kürsüler unutulsa bile; o kırmızı hurda bisikletin kadro borularına sığdırılan o devasa direnç, asfaltta değil, bu coğrafyanın dağlarında ve asla pes etmeyen o inatçı kalpte başlar!.

 

Son Haberler

İNGİLİZCE BİR İSİM, İTALYAN BİR MİRAS: SC YOUNG FELLOWS JUVENTUS

İngilizce Bir İsim, İtalyan Bir Miras: SC Young Fellows Juventus’un Bilinmeyen Hikayesi İsviçre futbolunda İngilizce isim taşıyan kulüpler denildiğinde akla...

Benzer Konular