https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ALTIN MADALYA ISIRMAK, ŞAMPANYA İLE ISLANMAK, SAKIZ VE TÜKÜRÜK

Okunması Gerekenler

Spor sadece fiziksel güç ve yetenekten ibaret değil; aynı zamanda yıllar içinde oluşmuş ilginç ritüeller, batıl inançlar ve dışarıdan bakıldığında oldukça tuhaf görünen geleneklerle dolu.

Bazıları tarihsel nedenlere dayanırken, bazıları ise tamamen alışkanlık haline gelmiş durumda. İşte sporu daha da renkli kılan o tuhaf geleneklerden en bilinenleri;

** Altın madalya ısırmak

Aslında madalyanın gerçek altın olup olmadığını test etme alışkanlığından geliyor.

Bu geleneğin kökeni Orta Çağ ve 19. yüzyıla kadar uzanır. O dönemlerde altın, yumuşak bir metal olduğu için dişle hafifçe bastırıldığında iz bırakırdı.

Sahte altınlar (kaplama ya da alaşım) bu testi geçemezdi. Bu nedenle tüccarlar da, madeni paraları ve değerli eşyaları ısırarak kontrol ederlerdi.

Sporcuların madalya ısırması da bu alışkanlığın sembolik bir devamıdır.

Günümüzde ise tamamen fotoğrafçılar için poz verme geleneği.

** Formula 1’de şampanyayla ıslanmak

Podyumda pilotların birbirini şampanyayla sırılsıklam etmesi.

Bu gelenek eskiden bir yarış sonrası kazara şampanya patladığı için başlamış ve ritüel olmuş.

Kisaca kökeni 1966 Le Mans 24 Saat Yarışı’na dayanır. O sene kazanan pilot Jo Siffert, podyumda şampanya şişesini açarken, şişe, sıcak hava ve basınç nedeniyle kontrolden çıkarak patlar.

Bu beklenmedik durum oldukça eğlenceli bulunur ve bir sene sonra 1967’de şampanya üreticisi Moet & Chandon bu durumu bilinçli bir kutlamaya dönüştürmeye karar verir.

Şampiyon pilotlara büyük şişeler verilir, şişeyi sallayıp püskürtürlerken, ritüel resmen Formula 1 podyumlarının parçası olur (sonra bu gelenek podyuma yani ilk 3’e evrilir).

Zaten Avrupa aristokrasisiyle özdeşleşen, lüks ve zafer sembolü olduğu için, motor sporlarının “elit” imajına da tam oturur!..

Köpüklü yapısı görsel olarak da güçlüdür.

Islanmak; kontrolsüz sevinci ve saf mutluluğu sembolize eder.

** Beyzbolda sakız ve tükürük

Oyuncuların sürekli sakız çiğnemesi ve tükürmesi dışarıdan çok garip görünür.

Oyuncular ilk dönemlerde (19. yüzyıl sonları, 20. yüzyıl başları) çiğneme tütünü kullanıyordu. Bu yüzden de sık sık tükürmek zorundaydılar.

Zamanla tütünün sağlığa zararları anlaşılınca ligler tarafından yasaklandı. Ancak oyuncuların ağızda bir şey çiğneme alışkanlığı devam etti ve bunun yerini “sakız ve ay çekirdeği” aldı. Tükürme davranışı ise alışkanlık olarak kültürde kaldı.

Aslında bilimsel anlamda da; beyzbol maçları 3-4 saati bulur diye düşünürsek, özellikle güneş altında oynanan gündüz maçlarında sakız çiğnemenin tükürük salgısını artırıp, ağız kuruluğunu önlediği söylenir.

Tıbben eklemek gerekirse; tozlu sahalar ve rüzgar boğaz kuruluğuna yol açabilir. Sürekli tükürmek ise boğazı rahatlatır. Özellikle uzun atış serilerinde nefes kontrolüne yardımcı olur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

İTALYA’DA ASYA RÜZGARI DEVAM EDECEK Mİ?

Kış sporlarında geleneksel olarak güçlü olmayan bölgelerden gelen Asya ülkeleri, 21. yüzyılda kalktıkları deparla ilk 10-15 ülke arasına yerleştirler...

Benzer Konular