ALANYA’DAN BİLDİRİYORUM “BUNUN ADI MUCİZE”

Okunması Gerekenler

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı...

AĞAOĞLU’NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN

AĞAOĞLU'NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN Sağolsun maça gidemeyen arkadaşlar 1907 tribünündeki kombinelerini devredince bir anda kendimi aylar sonra stadyumda...

2 FARKLI FENERBAHÇE

2 FARKLI FENERBAHÇE Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye'yi desek, iki kazma, iki kürek, iki de ırgat gerek.. Süleymaniye'yi yeniden yapalım desek...

İlk kez Alanya deplasmanına gitmiş oldum bugün.

Deniz, kum ve güneşle özdeşleşmiş bu turizm cennetinde öyle bir stada geldim ki resmen dağbaşında. Sırtını yemyeşil çam ormanlarına vermiş. Ortalık mis gibi kokuyor. Türkiye’nin her tarafında deplasmana gittim, bu kadar doğanın içinde bir stadyuma rastlamadım. Hakikaten farklı bir deneyimdi.

 

Söze çiçekten böcekten, doğadan girdim çünkü maçın ilk 25 dakikasında oynadığımız futbolu nasıl ifade edebileceğimi bilemiyorum. O yüzden de lafı dolandırıyorum ama bir yerden başlamam lazım. Mücadeleye öyle bir giriş yaptık ki, tüm Fenerbahçe’li oyuncuların gözünü bağlasan ve körebe oynarmışçasına sahaya sürsen ancak bu kadar kötü bir performans sergileyebilirler. Elini kolunu sallaya sallaya gelen Alanyalı oyuncular, koridora dönen kanatlarımız, hiç bir direnç göstermeyen orta sahamız, rakibin ceza alanımızın içinde bile paslaşmasına izin veren bir defans, tabii tüm bunların sonucunda 2-0 geriye düşen, hatta daha da fark yemeye doğru giden bir Fenerbahçe.

 

Sahadaki oyunumuz o ana kadar bu sezonun açık ara en kötüsü. Maçı bilerek ver deseler bu kadar berbat oynamazsın, anlayın artık. Takımı o halde görmek inanın çok ama çok üzüntü vericiydi, resmen aciz bir durumdaydık ve olay 4’e 5’e doğru gidiyordu. O anda biri gelse ve bana : ”Bu maçı Fenerbahçe 3-2 kazanacak” dese ”dalga mı geçiyorsun kardeşim, git işine, ancak bir mucize lazım kazanmamız için” derdim.

Derdim demesine ama benim inanmadığım o mucize gerçek oldu, son yıllarda hiç alışık olmadığımız şekilde bir maçı hem de 2 farklı mağlubiyetten çevirdik. Bir de bunu öyle aman aman bir futbol oynamadan yaptık.

 

Sanırım maçın ilk bölümündeki olağanüstü tempoları sonrasında Alanya’lı oyuncular biraz yoruldular. Kendi kalelerine attıkları gol de daha geriye çekilmelerine sebep oldu. Fenerbahçe’nin şu anda %50’si olan Lens te dizginleri eline alınca oyun üstünlüğü bize geçti. Ona, bir de isyan etme emareleri gösteren Topal ve Alper  eşlik edince ilk devre bitmeden beraberliği sağladık hatta öne bile geçebilirdik .

 

Alper demişken yadırgadığım bir detayı belirtmeden geçemeyeceğim. Topal’ın önündeki ikiliden Ozan ve Alper’in görev yerleri bana ters göründü. Alper daha Topal’a yakın ve defansif oynarken Ozan hücuma yakın bir pozisyondaydı. Bu görevde Ozan bence çok başarısız oldu ve maçın başındaki berbat oyunumuzda bu detayın ciddi bir etkisi oldu. Televizyona ne kadar yansıdı bilemiyorum ama geriye dönüşlerde Ozan inanılmaz yavaştı, arkadaşlarına destek olmadı, geliştirmeye çalıştığımız ataklarda da el freni rolü üstlendi.

 

Ama futbol öyle enteresan bir oyun ki kötü oynayan Ozan yaptığı asistle galibiyeti getirdi. Biz yine de olumsuzluklardan konuşup Ozan’ı yereceğimize güzelliklerden bahsedelim ve sözü yine Lens’e getirelim. Topu alışı, yüzünü dönüşü, rakipleri ekarte edişi, attığı paslar hepsi derslik. İnanın bir çok koşu gösterdiği pozisyonda istediği pasları alamadığı için daha da etkili olması engelleniyor. Koşuyoluna düzgün top atabilecek 1-2 adamla oynasa performansı çok daha artar, buna eminim. Şu kötü sezonun parlayan yıldızı,seyretmekten en keyif aldığımız Fenerbahçe’li oyuncu Lens, umarım gelecek sezon kadromuzda tutabiliriz.

 

Gelecek sezonla ilgili konuşulan en önemli konu ise tabii ki yönetimin ve başkanımız Aziz Yıldırım’ın devam edip etmeyeceği. Sosyal medyada rastladım özellikle bazı genç arkadaşlar Aziz Yıldırım’ın gitmesi için Fenerbahçe’nin yenilmesini ister duruma gelmişler.”Durun bakalım arkadaşlar, o kadar da uzun boylu değil”. Ben de artık yönetimde bir değişim olması gerektiğini ve Aziz Yıldırım’ın artık kulübe zarar verdiğini düşünenlerdenim. Ancak ”başkan gitsin” demekle ”Fenerbahçe yenilsin” demek bambaşka şeyler. Sapla samanı karıştırmayalım lütfen. Başkanı eleştirebiliriz, tepkimizi de dile getirebiliriz ama kendi adıma konuşuyorum başkan değişsin diye Fenerbahçe’nin kaybedeceği bir puana bile razı olmam ben.

 

Evet yeni sezona yeni yönetimle, özlediğimiz heyecan ve coşkuyla girmeyi isterim ama bugünkü mucize galibiyete de sonuna kadar sevinirim.

Fenerbahçe’li Fenerbahçe’nin galibiyetine üzülmez, aman diyeyim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı...

AĞAOĞLU’NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN

AĞAOĞLU'NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN Sağolsun maça gidemeyen arkadaşlar 1907 tribünündeki kombinelerini devredince bir anda kendimi aylar sonra stadyumda buldum. Tekrar Fenerbahçe'mizin yanında olmak,...

2 FARKLI FENERBAHÇE

2 FARKLI FENERBAHÇE Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye'yi desek, iki kazma, iki kürek, iki de ırgat gerek.. Süleymaniye'yi yeniden yapalım desek bir Süleyman bir de Sinan...

NEFES

NEFES Sarı-kırmızılılar 2 haftadır gördüğü kabusların üstüne bu hafta Erzurumspor deplasmanında moral bulma amacındaydı. Maça iki takım da kontrollü başlamayı tercih etti. Galatasaray’da geçtiğimiz maçlarda...

YETMEZ

YETMEZ Sonu başından sonu belli bir sezonu oynuyoruz. Her hafta aynı beş’le başlamak, aynı oyunu oynamak, inandığının peşinden gitmek doğru işler. Yalnız bu perspektifte ilerlerken...

Benzer Konular