8 Şubat 1960’ta İzmir’de doğan Sedat Karaoğlu, dün kalp krizi denilen o acımasız gerçekle karşılaşıp aramızdan ayrıldı. Daha 54 yaşındaydı… Çok erken gitti.
Milli sol bek olarak çok parlak, kusursuz bir kariyeri vardı demek zor. Hatta neredeyse her maçta “ölümcül” diyebileceğimiz hatalar yapardı. Ama buna rağmen, sarı-lacivertli camiada hakkında kötü his beslenmeyen, negatif elektrik vermeyen ender futbolculardandı.
Aklıma hemen lakabı geliyor: “Bisküvi Sedat.”
Bir de top ayağına geldiğinde sanki elektrik çarpmış gibi titrek halleri…
Fenerbahçe formasıyla tam 135 maça çıktı, ama bir tane bile gol atamadı. Ortaları sert değildi, pek isabetli de sayılmazdı. “Aman aman” bir bek miydi? Hayır.
Ama bir özelliği vardı ki, kimse inkâr edemez: tazı gibi süratliydi.
Geçilse bile rakibini saniyesinde yakalayan, patlama gücü çok yüksek bir oyuncuydu.
Özellikle Beşiktaş’ın efsanesi, “Sarı Fırtına” Metin Tekin ile maç içindeki o top kapma–kaptırmama mücadeleleri hâlâ gözümün önünde.
Bir de sol taraftan ceza sahasına girmeden çektiği o meşhur “şuut… ve taç”lar var tabii.
Kadrolar okunurken tribünlerdeki ritüel de unutulmazdı.
“1 numara… oleyyy!”
“2 numara… oleyyy!”
Sıra 3’e gelince bir anda oleyler kesilir, yerini kocaman bir “AHHHHH!” alırdı.
Sonra 4-5-6 diye devam eder, tribün yine coşardı.
Ama ilginçtir…
Bu seyirci, binlerce yıldızı ağzıyla kuş tutsa beğenmeyip göndermiştir. Sedat’a ise kızarken bile gülümserdi. Çünkü ondan hep pozitif bir elektrik alırdı.
1980 yılında geldiği Fenerbahçe’de 4 kez Ümit Milli, 1 kez de Galler maçında A Milli formayı giydi.
Bu arada, sakın başarısız bir kariyerden söz ediyorum sanılmasın.
Sedat Karaoğlu, Fenerbahçe’den ayrıldığı 1989 yılından sonra, bu kulüpte forma giyen binlerce futbolcunun %95’inin hayalini bile kuramayacağı kupalar kaldırdı:
-
3 Türkiye Ligi
-
3 Cumhurbaşkanlığı Kupası
-
1 Türkiye Kupası
-
1 Başbakanlık Kupası
-
5 TSYD Kupası
-
4 Donanma Kupası
Ve evet…
Fenerbahçe’nin efsane 103 gollü 1988-89 kadrosunda da vardı. Trabzonspor’dan gelen frikik ustası Küçük Şenol’un yedeğiydi ve 6 maçta forma giydi.
Bazı futbolcular vardır; istediği kadar gol atsın, asist yapsın, sevilmez.
Bazıları da vardır ki, sahada ne yaparsa yapsın tribünün gönlünde %100 krediyle yaşar.
İşte Sedat abi tam olarak böyle biriydi.
Ben seni;
“Bisküvi Sedat” lakabınla,
Top ayağındayken o titrek hâllerinle,
İnanılmaz süratinle
Ve kadrolar okunurken adın anons edildiğinde tribünlerden yükselen o “AHHHHH” sesiyle hatırlayacağım.
Ah be abi…
Sarı-lacivert forma altında bir gol sevinci yaşayamadın belki ama, dün bize gollerin en acısını attın.
Rahat uyu abi…
Yolun cennette açık olsun.
Bizler, bizim nesil,
seni asla unutmayacağız.
mail: burak.belgen@abcspor.com
twitter: @BurakBelgen
