2008–2016 yılları arasında atıcılık dünyası, iki soğukkanlı ustanın mücadelesine sahne oldu; Abhinav Bindra vs Jin Jong-oh.
Bindra, bireysel ve bilimsel çalışma temelli, spor psikoloğu, nefes kontrolü, atış öncesi rutinler.. Jin Jong-oh ise Kore sisteminin ürünüydü; aşırı disiplinli kamp düzeni, tekrar sayısı çok yüksek antrenmanlar, duygu göstermeyen yarış stili..
Yani bu rekabet aslında bireysele karşı sistem mükemmeliyetiydi.
Ve biri havalı tüfek, diğeri havalı tabanca disiplini temelli yarışıyorlardı. Yani farklı kategorilerde olmalarına rağmen ikisi de o kadar mükemmeldi ki hep karşılaştırıldılar birbirleriyle!..
Bindra, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda Hindistan’a tarihinin ilk bireysel Olimpiyat altınlarından birini kazandırarak adını spor tarihine yazdırdı. Jin Jong-ho da 2012-16 Olimpiyatlarında tabanca ile destan yazıp altınları kaptı.
Bu, normalde “paralel evrende” yarışan ikiliyi efsane yapan şey, madalyalardan çok psikolojik savaşın kusursuzluğu oldu.
** Aynı Final, Farklı Baskı
Bindra, Hindistan’da “ülkenin tek umudu” baskısıyla yarışıyor, Jin ise “altın kazanması beklenen sporcu” olarak çıkıyordu.
Bu yüzden Bindra için altın = tarih, Jin için ise altın = görev demekti.
Atılıcık en popüler sporlardan biri olmadığı için global anlamda yayılmadı belki bu tarihi düello, ama bu yaşanmayan yarışların en büyük rekabeti, net olarak modern atıcılığın psikolojik zirvesiydi!..
