https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ARJANTİN FUTBOLUNUN SESSİZ ŞİİRİ: ALEJANDRO “PACHORRA” SABELLA

Okunması Gerekenler

Arjantin futbol tarihi dendiğinde hemen herkes 2 efsanede birleşir: El Flaco yani Cesar Luis Menotti ve El Narigon Carlos Bilardo. Bu birbirine iki zıt ama bir o kadar da tamamlayıcı ekol, Arjantin futbolunun ruhunu ve kimliğini iki kutup arasında öven sonsuz bir tartışmanın merkezindedir.

Menotti’nin rüzgarıyla havalanan o romantik hayaller, Bilardo’nun demirden disipliniyle yere basmış; Arjantin de bu iki zıt kutbun omuzlarında, futbolu dünyada adeta bir dine dönüştüren o eşsiz kimliğini bulmuştur.

İşte bugünkü yazımızın odağında, Menotti ile Bilardo’nun miras bıraktığı o devasa gölgede kendi hikayesini zarafetle yazan bir başka efsane var: Alejandro Sabella!

Alejandro Sabella, futbol dünyasında yalnızca 2014 Dünya Kupası’nda Arjantin’i finale taşıyan bir teknik adam olarak bilinse de, hayatı ve kariyeri taktiksel zeka, mütevazılık ve bilinmeyen ilginç hikayelerle doludur.

Hukuk Fakültesinden Yeşil Sahalara ve “Pachorra” Lakabı

Sabella, Buenos Aires’te varlıklı ve eğitimli bir orta sınıf ailede büyüdü. Futbol yeteneğinin yanı sıra son derece başarılı bir öğrenciydi ve Buenos Aires Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kabul edildi.

Ancak futbol kariyeri ağır basınca eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Sahadaki sabırlı, ritmi düşüren ve topu ayağında tutan oyun tarzı ile sakin kişiliği nedeniyle kendisine “Pachorra” (Ağırkanlı / Tembel) lakabı takıldı.

Bu lakap, onun saha dışındaki beyefendi ve acelesiz tavrını ömrü boyunca tanımlamaya devam etti.

Sheffield United ve “Yedek Maradona”

Hikayesi 1978 yazında İngiltere 2. Ligi ekibi Sheffield United, gözlemcisi Harry Haslam’ı Arjantin’e 17 yaşındaki bir genci izlemeye gönderdi: Diego Armando Maradona!

Haslam, Maradona’ya hayran kaldı ancak Argentinos Juniors kulübünün istediği 200.000 sterlinlik bonservis bedeli Sheffield bütçesini aştı. Haslam alternatife yönelerek River Plate’ten Alejandro Sabella’yı 160.000 sterline transfer etti.

Sabella, İngiltere’de “Alex” ismiyle kısa sürede bir tribün kahramanına dönüştü. Sheffield sokaklarında yürürken taraftarların sevgilisi oldu ama…

Bu transfer, İngiliz futbol tarihinin en büyük “Ya Maradona gelseydi?” kurgularından birinin temelidir!.

Bilardo Ekolünün Sadık Öğrencisi

Sabella’nın oyun felsefesi, 1986 Dünya Kupası şampiyonu teknik direktör Carlos Bilardo’nun tedrisatında şekillendi. Sabella, 1980’lerin başında Estudiantes de La Plata’da Bilardo’nun sahadaki beyniydi.

Saha içi disiplini, rakip analizi ve taktiksel detaylara olan takıntısını Bilardo’dan miras aldı. Yıllar sonra teknik direktör olarak Estudiantes’in başına geçtiğinde (2009 Copa Libertadores Şampiyonluğu) ve 2014’te Arjantin’i çalıştırırken bu pragmatik, kolektif ve disiplinli yapıyı sahaya yansıttı.

Gölge Adam: Passarella’nın Yıllarca Sağ Kolu Olması

Sabella teknik direktörlüğe geç başlamıştı. Unutulan en büyük detaylardan biri, 1990’dan 2007’ye kadar neredeyse 20 yıl boyunca Arjantin efsanesi Daniel Passarella’nın yardımcılığını yapmış olmasıdır.

Arjantin Milli Takımı, Uruguay, Parma, Monterrey, Corinthians ve River Plate’te Passarella’nın arkasındaki sakin güç olarak çalıştı.

İlk tek başı teknik direktörlük deneyimini 2009’da (55 yaşında) Estudiantes ile yaşadı ve ayağının tozuyla kulübe 39 yıl sonra Copa Libertadores’i kazandırdı.

Lavezzi’nin Su Fırlatma Anı ve Nöbet Geçirme Sahnesi (2014)

2014 Dünya Kupası’nda Sabella’nın ikonikleşen iki görüntüsü vardır:

** Nijerya Maçı (Lavezzi Olayı): Saha kenarında Ezequiel Lavezzi’ye taktik verirken oyuncusunun yüzüne su sıkması üzerine Sabella istifini hiç bozmadan anlatmaya devam etmişti.

Lavezzi maç sonrası “Çok gergindi, onu biraz serinletmek istedim” demiş, Sabella ise bunu tebessümle karşılamıştı.

** Belçika Çeyrek Finali: Gonzalo Higuaín’in şutu direkte patladığında arkaya doğru geriye düşüp dengesini kaybettiği an, turnuvanın en çok paylaşılan mizah içeriklerinden birine dönüşmüştü.

Sosyal Duyarlılık ve Siyasi Duruş

Sabella sadece bir futbol adamı değil, Arjantin toplumunun sorunlarına duyarlı bir entelektüeldi. Gençlik yıllarında Peronist sol hareketlere yakınlığıyla bilinirdi. “Gruptan çıkmak veya bir maçı kazanmak önemlidir ama hayatta asıl önemli olan adalet, eşitlik ve paylaşmaktır.”

Teknik direktörken verdiği demeçlerde sık sık toplumsal dayanışmaya vurgu yapar, milli takım oyuncularına her şeyden önce “Arjantin halkına karşı sorumluluk duymaları gerektiğini” hatırlatırdı.

“Profesör” Lakabı ve Futbol Dışındaki Aydın Kimliği

Saha içindeki satranç hamleleri ve entelektüel duruşu nedeniyle yakın çevresi ve futbolcuları ona yalnızca “Pachorra” değil, aynı zamanda “El Profesor” (Profesör) lakabıyla seslenirdi.

Taktik tahtasının başında adeta bir akademik ders verir gibi çalışması, futbolu sadece bir spor değil, sosyolojik ve psikolojik bir satranç maçı olarak görmesi onun imza özelliklerinden biriydi.

Hüzünlü Şiirsel Tesadüf: Maradona ile Peş Peşe Veda

Diego Maradona, 25 Kasım 2020’de hayatını kaybetti. Maradona’nın vefatı üzerine derin bir üzüntü yaşayan ve zaten sağlık sorunlarıyla mücadele eden Sabella’nın durumu hastanede ağırlaştı.

Maradona’dan sadece 13 gün sonra, 8 Aralık 2020’de Alejandro Sabella da 66 yaşında hayata gözlerini yumdu. Arjantin halkı, Dünya Kupası tarihine damga vuran bu iki figürü iki hafta arayla toprağa verdi!.

Son Haberler

ADETA BİR KUANTUM FİZİĞİ: KOLOMBİYA FUTBOLUNUN SONSUZ DÖNGÜSÜ

Kolombiya Futbolunun Kafası Güzel Dünyası: Yılda İki Şampiyon, Sonsuz Kaos ve "Descenso" Kabusu Futbol dünyasında bazı ligler vardır; kuralları, puan...

Benzer Konular