https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

LEGGE 91, 91 SAYILI KANUN: SERİE A’DA AMERİKAN RÜYASI

Okunması Gerekenler

Eskiden İtalya’da da hepsi bugünkü gibi patron/sermaye odaklı veya anonim şirket değildi. Kulüplerin kökeni, tıpkı İngiltere’de veya diğer ülkelerde olduğu gibi tamamen yerel derneklere, mahalli topluluklara ve “associazione” (spor kulübü/derneği) yapılarına dayanıyordu.

Bu durumun yasal ve zorunlu bir mecburiyete dönüşmesinin miladı 1981 yılıdır.

Dönüm Noktası: 1981 Tarihli “Legge 91” (91 Sayılı Kanun)

İtalyan futbolunda profesyonel kulüplerin el değiştirmesini, dernek statüsünden çıkarılıp tüzel kişiliğe ve sermaye şirketine (S.p.A. yani Anonim Şirket veya S.r.l. yani Limited Şirket) dönüştürülmesini zorunlu kılan yasa, 23 Mart 1981 tarihli ve 91 sayılı Kanun’dur (Legge 91/1981).

Neden böyle bir yasa çıkarıldı?

** Mali Krizler ve Kaos: 1970’lerde İtalyan kulüpleri dernek (associazione) statüsünde yönetiliyordu. Kulüplerin arkasında net bir sermaye sahibi veya yasal sorumluluğu üstlenen tüzel bir şirket olmadığı için borçlar katlanıyor, kulüpler sürekli batıyor ve kimse bu borçlardan kişisel/kurumsal olarak sorumlu tutulamıyordu.

** Şeffaflık ve Profesyonel Sözleşmeler: Futbolcuların resmi olarak “profesyonel sporcu” statüsüne kavuşturulması, vergilendirilmesi ve kulüplerin mali denetim altına alınabilmesi için devlet eliyle bir kurumsallaşma hamlesi yapılması şart koşuldu.

Bu yasa ile birlikte İtalya’da kulüplerin dernek olarak kalması yasatlandı ve profesyonel liglerde (Serie A, Serie B ve o dönemki alt profesyonel liglerde) yer almanın ön koşulu şirketleşmek oldu.

1981 Öncesi Nasıldı?

Kulüpler birer “associazione sportiva” (spor derneği) olarak kuruluyordu. Genelde şehrin ileri gelenleri, esnafı ya da bir fabrika (örneğin Fiat/Agnelli ailesi Juventus’ta işin içindeydi ancak yapı bugünkü gibi katı birer sermaye şirketi/borsa mekanizmasına tam anlamıyla endeksli değildi) tarafından imece usulü yaşatılıyordu.

Kar amacı gütmeyen veya geleneksel kulüp yapısına sahip bu yapılar, 1981’den sonra ardı ardına sermaye şirketlerine dönüştü.

Özetle;

İtalya’da kulüplerin “sahipsiz” veya saf dernek statüsünde olmamasının nedeni 1981 yılında çıkan 91 sayılı Profesyonel Spor Yasası’dır. Bu yasa, kulüplerin mutlaka bir sahibi, hissedarı veya yasal olarak tescilli bir şirketi olmasını zorunlu kıldı. Günümüzde alt amatör liglerde (D Serisi ve altı) hâlâ dernek statüsünde kulüpler vardır ancak profesyonel liglere çıktığınız anda bu şirketleşme mecburiyeti devreye girer.

** Geleneksel olarak İtalyan kulüpleri sanayici yerel ailelerin (Agnelli, Berlusconi, Moratti, Squinzi vb.) kontrolündeydi.

Ancak son yıllarda bu yapı büyük oranda Amerikan sermaye fonlarına ve uluslararası yatırım gruplarına kaydı:

Amerikan Sermayesi Egemenliği:

Roma: 2011’de önce Thomas DiBenedetto/Pallotta grubuna, ardından 2020’de Friedkin Group’a geçti.

AC Milan: Berlusconi 2017’de sattı. Çinli sahiplerinin ardından Elliott Management devraldı, 2022’de ise ABD merkezli RedBird Capital’e satıldı.

Inter: Moratti 2013’te Erick Thohir’e sattı; ardından Çinli Suning Group devraldı. Suning borçlarını ödeyemeyince 2024’te kulüp ABD’li kredi fonu Oaktree Capital’e geçti.

Atalanta: 2022’de Boston Celtics’in ortağı Stephen Pagliuca liderliğindeki Amerikalı konsorsiyum çoğunluk hissesini aldı.

Parma: 2020’de Amerikalı Krause Group tarafından satın alındı.

Asya Sermayesine de Como diyebiliriz:

Como 1907: 2019 yılında Endonezya’nın en zengin ailesi olan Hartono Kardeşler’in sahibi olduğu Djarum Group tarafından satın alındı. Cesc Fàbregas ve Thierry Henry gibi isimler de projeye hissedar/yönetici olarak dahil edildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

PELOTONUN GİZLİ DİLİ: NEDEN HEMEN HER BİSİKLET TERİMİ FRANSIZCA?

Bisiklet yarışları dünyasında peloton, lanterne rouge, chasse patate ve gregario (gregoria) gibi terimleri duymayan yoktur; her birinin ne anlama...

Benzer Konular