https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TAPINAK: STADE VELODROME, MARSİLYA

Okunması Gerekenler

Marsilya’nın kalbinde yükselen, Akdeniz rüzgarını doğrudan içine alan Stade Vélodrome, sadece bir futbol sahası değil; Fransa’nın ve Akdeniz futbolunun en asi, en gürültülü katedralidir.

Tabelalara eklenen modern sponsor isimlerine rağmen halkın gözünde hep Vélodrome olarak kalan bu devasa yapının bilinmeyenleri, açılış tarihi ve Marsilya kültürü için taşıdığı devasa anlamla sizlerleyiz;

Ne Zaman Açıldı ve Kim Açtı?

Vélodrome, 1930’lu yıllarda Avrupa’yı saran büyük spor kompleksleri inşa etme akımının bir ürünü olarak doğdu.

Açılış Tarihi: 13 Haziran 1937.

** Kim Açtı / Temeli Kim Attı? Stadyum, Marsilya’nın sosyalist belediye başkanı Ribot döneminde planlandı ve inşa edildi.

Açılış kurdelesi ise dönemin Fransa hükûmeti ve yerel protokolünün yanı sıra, kentin spor tarihindeki önemli figürlerin katıldığı görkemli bir törenle kesildi.

** İlk Maç: Açılış haftasında Marsilya, dönemin güçlü İtalyan ekiplerinden Torino ile bir hazırlık maçı yaptı ve sahadan 2-1 galip ayrıldı.

Tarihteki ilk golü atan oyuncu ise Marsilya’nın efsanelerinden Emile Zermani oldu.

Adı Nereden Geliyor? (Bilinmeyen Bir Tarihi İroni)

Bugün futbolun mabedi olarak bilinse de, stadyumun adı ve ilk tasarımı futbol için değildi.

1930’larda Marsilya’da bisiklet yarışı (velodrom) kültürü çok hakimdi. Stadyumun orijinal projesi, dış çeperinde beton bir bisiklet pisti (piste cycliste) barındıracak şekilde tasarlandı. Adını da tam olarak bu pistten aldı.

Ancak yıllar geçtikçe bisiklet yarışlarına olan ilgi azaldı, futbolun ve Olympique de Marseille (OM) taraftarının tutkusu tüm tesisi sarıp sarmaladı.

1980’lerde yapılan renovasyonlarla o bisiklet pisti tamamen kaldırıldı ve tribünler sahaya yaklaştırıldı. Fakat adı, o nostaljik geçmişe sadık kalarak Vélodrome olarak kaldı.

Olimpik Marsilya İçin Önemi ve “Cehennem” Mimarisi

** Vélodrome’u futbol dünyasında eşsiz kılan birkaç kritik özellik vardır:

** Açık Çatının Yarattığı Akustik Kabus: Yıllar boyunca üstü tamamen açık, çanağa benzer bir mimariyle kalmıştır. Akdeniz’den esen sert rüzgarların (Mistral) içi doldurduğu bu yapı, taraftarların çıkardığı sesi dışarı kaçırmaz; aksine sahaya geri yansıtarak rakip takımlar ve hakimler için adeta bir ses cehennemi yaratır.

** Stadyumun en dikkat çekici özelliği, şehre yaklaşırken ufuk çizgisinde hemen kendini belli eden devasa dalgalı beyaz çatısıdır.

** Siyaset ve Direnişin Yuvası: Marsilya kenti, Fransa’nın geri kalanından farklı olarak her zaman daha asi, göçmen ağırlıklı, sol eğilimli ve bağımsız bir ruha sahip olmuştur.

Bu ruh, doğrudan Vélodrome’un tribünlerine (özellikle South Winners ve Commulte Ultra gruplarına) yansır. Vélodrome, sadece maç izlenen bir yer değil, kentin toplumsal reaksiyon merkezidir.

Fransa Milli Takımı ve Lanet

Fransa’nın 1998 Dünya Kupası’nda ve 2016 Avrupa Şampiyonası’nda kazandığı zaferlerin en kritik maçlarına ev sahipliği yapmıştır.

Ancak milli takım ne zaman Vélodrome’a çıksa, Marsilya halkının kulüp sevgisi millî aidiyetin önüne geçer; tribünler sıradan bir millî maç atmosferinden ziyade, OM’nin cehennemini aratmayan bir baskı alanına dönüşür.

Özetlersek; Adında hız tutkusunun ve bisiklet pistlerinin hatırası saklıdır; ama o çanak tribünlerde yankılanan ses, sadece futbolun ezgisidir. Marsilya’da Vélodrome demek, Akdeniz’in sert rüzgârını arkasına alıp tüm Fransa’ya meydan okuyan bir liman şehrinin kavgası demektir.

Bir zamanlar bisiklet tekerleklerinin döndüğü o pistler silinip gitmiş olabilir; ancak Vélodrome’un kalbinde atan o eşsiz futbol ateşi, hiçbir ticari anlaşmanın söndüremeyeceği kadar derindedir!.

Son Haberler

FUTBOLUN TAÇSIZ KRALLARI: EN UZUN SOLUKLU TEKNİK DİREKTÖRLÜK HİKAYELERİ

Futbol dünyasında kulüp istikrarı, modern oyunun çarkları arasında en çok aranan ama en nadir bulunan hazinelerden biridir. Sürekli başarı...

Benzer Konular