Bugünkü yazımızda neredeyse 50 sene öncesine, 1976 yazına uzanıyoruz. Konumuz; yıllar süren kıyasıya bir rekabetin ardından ABA (American Basketball Association) ve NBA’in resmi olarak birleşmesi ve bu devrim niteliğindeki ortaklığın ardında yatan ekonomik çıkmazlar…
Neden Birleştiler?
** Mali Kriz ve İflas Eşiği: 1967’de kurulan ABA; ikonik kırmızı-beyaz-mavi topu, üç sayı çizgisini ve unutulmaz smaç yarışmasını basketbola kazandırarak yenilikçi bir soluk getirmişti.
Ancak NBA kadar köklü değildi. Takımların birçoğu devasa borçlar içindeydi ve ligin hayatta kalması her geçen gün imkansızlaşıyordu.
** Oyuncu Maaş Savaşları (Enflasyon): İki lig, aynı yıldızları kadrosuna katmak için birbirleriyle yarışıyor, bu durum oyuncu maaşlarını tavan yaptırıyordu.
Birçok kulüp bu mali yükü kaldıramıyordu. (Örneğin efsane pivot Artis Gilmore gibi dönemin yıldızları, bu transfer savaşlarının tam merkezindeydi).
** NBA’in Popülarite Kaybı: Yalnızca ABA değil, NBA de 1970’lerin ortalarında seyirci ilgisinin azaldığı ve ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu bir döneme girmişti.
Yani iki ligin birbirini tüketen rekabeti, hem TV yayıncılarını hem de kulüp sahiplerini yıpratıyordu.
** Ortak Pazar İsteği: Sonunda iki ligin yönetimi masaya oturmak zorunda kaldı. Ana hedef; ABD basketbol pazarını tek çatı altında birleştirmek, yayın haklarını güçlendirmek ve ekonomik uçurumun eşiğindeki takımların yarattığı kaosu bitirmekti.
Birleşme Nasıl Gerçekleşti?
1976’daki tarihi anlaşmayla ABA defteri kapandı; bu yapının en sağlam 4 temsilcisi —Denver Nuggets, Indiana Pacers, New York Nets ve San Antonio Spurs— NBA bünyesine katıldı.
Ancak masada kaybedenler de vardı. Kalan diğer iki ABA takımı olan Kentucky Colonels ve Spirits of St. Louis NBA’e alınmadı. Kentucky Colonels sahipleri tek seferlik nakit bir fesih (buyout) parası alıp sahadan çekilirken; Spirits of St. Louis’in sahipleri Silna kardeşler, anlık nakit para yerine hayatlarının kumarını oynadılar!.
Peşin para teklifini reddedip lige katılan takımların TV yayın gelirlerinden ömür boyu pay koparan bu ikili (%14.28), spor tarihi derslerinde okunacak asıl vurguna imza atarak tarihin en akıllı finansal hamlesini gerçekleştirdiler.
800 Milyonluk Vurgun!
Ligden dışlandıklarında onlara da tek seferlik bir tazminat teklif edilmişti. Fakat Ozzie ve Daniel Silna kardeşler bunun yerine çok daha zekice (ve o gün için kimsenin anlam anlam veremediği) bir talepte bulundular:
“Bize peşin para vermeyin; lige katılan eski 4 ABA takımının alacağı ulusal TV yayın gelirlerinden sonsuza kadar pay verin.”
NBA yönetimi o dönem televizyonun bu kadar devasa bir sektöre dönüşeceğini öngöremediği için bu teklifi gülerek kabul etti. Sonrası ise tam anlamıyla bir ekonomi dersiydi:
** Televizyonun Altın Çağı: 1980’lerde Magic Johnson ve Larry Bird rekabeti, ardından 90’larda Michael Jordan etkisiyle NBA’in TV yayın gelirleri milyar dolarlık dev bir sektöre dönüştü.
** Maç Yapmadan Milyonlar: Spirits of St. Louis takımı bir daha hiç maç yapmadı, basketbol parkesine ayak basmadı. Ancak Silna kardeşler, her yıl koltuklarında oturarak NBA’in TV yayın gelirlerinden milyonlarca dolar çek almaya devam ettiler.
1979’da ilk çekleri 200 bin dolarken, yıllar içinde bu oran katlanarak arttı.
** 500 Milyon Dolarlık Final: 2014 yılına gelindiğinde Silna kardeşler bu yolla yaklaşık 300 milyon dolar kazanmışlardı ve ana sözleşme gereği bu para NBA var olduğu sürece ödenmeye devam edecekti.
Gelecekte milyarlarca dolar daha ödemek zorunda kalacağını anlayan NBA yönetimi panik içinde masaya oturdu. Tüm hakları satın almak için tek seferde 500 milyon dolar ödediler.
Son Söz
Hiçbir zaman NBA’de maça çıkmamış bir kulüp, akıllıca bir kontrat hamlesi sayesinde toplamda yaklaşık 800 milyon dolar kazanarak spor tarihi derslerinde okutulacak asıl vurguna imza attı.
Silna kardeşlerin hikayesi bize gösteriyor ki; bazen sahada oynamak değil, oyunun kurallarını ve geleceğini doğru okumak en büyük zaferdir!.
** Kentucky Colonels’ın sahibi John Y. Brown Jr., NBA ile yürütülen pazarlıkların sonunda takımı ligden çekip feshetmek için tek seferlik 3 milyon dolar peşin para ödemesini kabul etti.
O dönem için 3 milyon dolar oldukça iyi bir para gibi görünüyordu. Hatta Brown, bu paranın bir kısmıyla hemen gidip NBA takımı Buffalo Braves‘i (bugünkü Los Angeles Clippers) satın aldı ve spor dünyasındaki varlığını sürdürdü.
Ancak aynı masadan kalkan Silna kardeşlerin zaman içinde toplam 800 milyon dolara yakın bir servet toplaması göz önüne alındığında, Kentucky Colonels’ın aldığı 3 milyon dolar spor tarihinin en talihsiz pazarlıklarından biri olarak tarihe geçti.
** Gerçi Silna kardeşler bir de yaklaşık 2 milyon dolar nakit almıştı (takımdaki oyuncuların NBA draftında satılmasından elde edilecek gelir), yani Kentucky ile aradaki makas sadece 1 milyon dolar kadardı. Fakat ‘ufak bir farkla’ kaçan o fırsatın sonunda 800 milyon dolara dönüştüğü düşünülünce, bu ilk bakiyenin lafı bile edilmiyor!.
Soranlar olacaktır diye belirtelim: 1976 yılındaki 3 milyon dolar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (enflasyon) oranlarına göre günümüzde yaklaşık 16.5 – 17 milyon dolara denk geliyor.
