https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KATALAN FUTBOLUNUN KUTSAL KATEDRALİ: CAMP DE LES CORTS

Okunması Gerekenler

Katalan Futbolunun “Kutsal Katedrali”: Camp de Les Corts’un Bilinmeyen Hikayesi

Camp Nou’nun devasa beton sarmalına ve arkasındaki milyarlık endüstriye bakarken, Katalan futbolunun kimliğini kazandığı asıl toprağı unutmak kolaydır.

Bugün Barcelona’nın Les Corts bölgesinde, modern binaların ve parkların arasında yürürken, 1922 ile 1957 yılları arasında futbol tarihinin en ikonik, dramatik ve fırtınalı anlarına ev sahipliği yapmış bir “mabet” bulunuyordu: Camp de Les Corts!

Sadece FC Barcelona’nın eski stadyumu değil; kulübün bir spor kurumundan “bir kulüpten daha fazlasına” (Més que un club) dönüştüğü siyasi ve kültürel bir sahne.

İşte Les Corts’a dair tribün detayları ve az bilinen tarihsel kırılma noktaları.

Üç Ayda İnşa Edilen Bir Hayal ve Gamper’ın Kehaneti

1920’lerin başında kulüp, popülaritesinin Carrer Indústria’daki (10.000 kişilik “Culter” stadyumu) sınırları aşmasıyla yeni bir stada ihtiyaç duydu. Kurucu Joan Gamper, mimar Santiago Mestres ve Josep Maria Sagnier’i görevlendirdi.

Rekor Süre: 19 Şubat 1922’de ilk harcı dökülen stadyum, inanılmaz bir tempoyla 3 ay gibi kısa bir sürede tamamlandı ve 20 Mayıs 1922’de açıldı.

Gamper ilk taşı koyarken şöyle demişti: “Bu topraklarda geçmiş zaferlerin hatıralarıyla kök salacağız ve bu kutsal zeminde daha pek çoğu yeşerecek.

Açılış Maçı

Stadyum, Barcelona’nın St. Mirren’ı 2-1 yendiği mücadeleyle kapılarını açtı.

İlk kapasitesi 22.000 olan yapı, kısa sürede yapılan genişletmelerle 45.000’e, en nihayetinde ise 60.000 bin sınırına ulaştı.

Islıklanan Milli Marş ve Altı Aylık Kapatma Cezası (1925)

Les Corts, Barcelona’nın sadece spor sahası değil, Katalan kimliğinin ifade alanı haline geldiğinin ilk büyük kanıtıdır.

14 Haziran 1925 tarihinde, İngiliz Kraliyet Donanması onuruna düzenlenen özel bir maç öncesinde bando, İspanya Milli Marşı (Marcha Real) çalmaya başladı. Miguel Primo de Rivera’nın diktatörlüğü altında ezilen 14.000’i aşkın Katalan taraftar, marşı devasa bir yuhalama ve ıslık fırtınasına boğdu.

İngiliz milli marşı God Save the King çalındığında ise tribünler coşkuyla alkışladı.

Fatura: Diktatörlük rejiminin tepkisi sert oldu. Stadyum 6 ay boyunca kapatıldı (sonradan 3 aya indirildi).

Gamper’ın Sürgünü: Kulübün kurucusu ve başkanı Joan Gamper görevinden istifa etmeye zorlandı ve İspanya’dan sınır dışı edildi.

Bu olay, Gamper’ın psikolojik çöküşünün ve 1930’daki trajik intiharının en büyük tetikleyicilerinden biri oldu.

İç Savaş ve Sahada Zırhlı Araçlar

İspanya İç Savaşı (1936-1939) sırasında Les Corts da nasibini aldı. Barcelona şehri Franco kuvvetleri ve İtalyan hava kuvvetleri tarafından bombalanırken, kulüp binası ve Les Corts civarı ciddi hasar gördü.

Ağustos 1936’da stadyum, milis kuvvetleri ve sendikalar tarafından kamulaştırıldı. Tribünlerin altındaki odalar askeri depo, yeşil çimler ise milis askerlerinin eğitim sahası olarak kullanıldı.

İç Savaş bittiğinde stadyum hem fiziksel hem de sembolik olarak harabeye dönmüştü; ancak kulüp, Les Corts’u küllerinden yeniden doğurmayı başardı.

“Kubala Etkisi”: Les Corts’u Yıkan Oyuncu

Les Corts’un genişletilme süreçlerinin yetersiz kalıp Camp Nou’nun yapılmasına sebep olan en büyük faktör bir futbolcuydu: László Kubala!

1950’de kulübe katılan Macar efsane, sergilediği inanılmaz futbolla şehri büyüledi. Kubala’lı Barcelona’yı izlemek isteyen tensip sahipleri Les Corts’a sığmamaya başladı.

60.000 kapasiteye kadar genişletilen stadın çevresinde her maç günü on binlerce bilet bulamayan taraftar kalıyordu.Kulüp yönetimi dönemin şartlarında Les Corts’u daha fazla büyütmenin imkansız olduğunu anladı.

İşte Camp Nou’nun temelleri, popüler tabirle “Kubala’yı izlemek isteyen insanları sığdırabilmek için” atıldı!.

Veda ve Yıkım

Pano ile Kapanan Tarih: 24 Eylül 1957’de Camp Nou açıldığında, Les Corts kaderine terk edilmedi ancak ana sahneden çekildi.

Bir süre altyapı maçları ve kulübün yan branşları için kullanıldı. Ancak kulübün yeni stadyum inşaatından kalan devasa borçları vardı.

Les Corts arazisinin imara açılması ve satılması tam 9 yıl sürdü. Yerel yönetimin engelleri ve bürokratik gecikmelerin ardından 2 Şubat 1966’da yıkım başladı.

Yıkım günü tribünlere asılan ve kulüp tarihçilerinin unutmadığı o meşhur panoda şu yazıyordu: “44 yıllık kulüp tarihi, 44 yıllık şehir tarihi… Kaç galibiyet, kaç sevinç, ama aynı zamanda kaç keder ve kaç hüzün…

Bugün Les Corts’tan Kalan Ne Var?

Günümüzde Barcelona’ya gidip eski Les Corts’un olduğu yere (Travessera de les Corts ile Carrer de Numància kesişimi) gittiğinizde bir stadyum kalıntısı göremezsiniz.

Arazinin üzerinde bugün konut blokları, bir park (Jardins de Magalí) ve spor tesisleri yer alır.

Ancak dikkatli bakan bir göz için ipuçları mevcuttur:

** Sokak Dokusu: Sokakların kıvrımı ve parseller, eski tribünlerin dış çeperini birebir takip eder.

** Anıt Plaket: Bölgedeki parkta, FC Barcelona’nın modern kimliğinin ve ilk büyük başarılarının doğduğu bu Katedral’e adanmış mütevazı bir anıt plaket yer almaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

HERBERT KILPIN: AC MILAN’IN KURUCUSU

Herbert Kilpin: AC Milan’ın Kurucusu ve Unutulan Futbol Öncüsü Bazı futbol efsaneleri kazandıkları kupalarla, bazılarıysa futbol tarihine bıraktıkları mirasla hatırlanır;...

Benzer Konular