https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BASKONYA EUSKAL DERBI: AP-8 OTOYOLUNUN İKİ YAKASINDA FUTBOLUN EN SOYLU HİKAYESİ

Okunması Gerekenler

Bilbao ve San Sebastián: AP-8 Otoyolunun İki Yakası, Bask Ruhunun İki Hali

İspanya’nın Kuzeyinde yer alan Bask Bölgesi (Euskadi), coğrafi olarak küçük bir alana sıkışmış olsa da karakter, kültür ve yaşam tarzı bakımından adeta iki farklı dünyaya ev sahipliği yapar. Bu iki dünyanın kalbi ise iki ayrı aks üzerinde atar: Bilbao (Bizkaia) ve San Sebastián (Gipuzkoa).

Seyahat severler arasında Bilbao için sıkça “Bir İspanya şehrinden çok Fransa şehrine benziyor” denir. San Sebastián için ise bu tanım daha da rafineleşerek “İspanyol tatil beldesinden çok Güney Fransa’ya benziyor” şeklinde yapılır. Zaten şehirden arabaya atlayıp sadece 20 kilometre kuzeye gittiğinizde karşınıza Fransa çıkması, bu hissedilen coğrafi ve kültürel akrabalığı pekiştirir!.

İki Şehir, İki Zıt Karakter: Burjuvazi ve Sanayi

Hafif bir “Bask sosyetesi” havası taşıyan San Sebastián sokaklarında yürürken kendinizi bir an için Cannes veya Côte d’Azur sahil şeridindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Belle Époque dönemi mimarisi, geniş bulvarları ve La Concha körfeziyle burası adeta aristokrasinin ve estetiğin buluşma noktasıdır.

Karşısında ise San Sebastián’ın bu zarif ve kozmopolit yapısının antitezi gibi yükselen Bilbao vardır. 100 km mesafe, AP-8 otoyolu ile birbirine bağlanan bu iki şehir, Euskera (Bask dili) ve ortak kültürel kökler etrafında “tek vücut” olsa da, sosyolojik olarak iki ayrı kutuptur:

San Sebastián: Burjuva, turistik, kozmopolit ve estetik odaklı. Bilbao ise: İşçi sınıfı kökleri, sanayi tarihi, maden geçmişi ve Guggenheim ile gelen modern kentsel dönüşüm hamlesiyle daha sert, dinamik ve endüstriyel.

Bugün İspanya genelinde olduğu gibi Bask Bölgesi’nde de silahlı şiddet dönemi (ETA’nın 2011’de silah bırakması ve 2018’de kendini feshetmesiylet) geride kalmıştır.

Günümüzde ne Bilbao ne de San Sebastián sokaklarında doğrudan bir “İspanya düşmanlığı” günlük hayatı domine eder. Her iki şehir de kendi kimliğine sıkı sıkıya bağlı olmakla birlikte günlük yaşamın olağan akışını sürdürür.

Bu siyasi ve kültürel birliktelik küçük ton farklarıyla ana özünde uyum içinde devam eder… ta ki Euskal Derbia (Bask Derbisi) gününe kadar!

Sahanın İçinde: Bask Derbisi ve Futbol Havzası

İki kulüp de şehirlerinin ana damarları olduğu ve yakın ölçekte başka birer yerel rakibe sahip bulunmadığı için, birbirlerinin açık ara en büyük ve en özel efsanevi rakipleridir. Real Sociedad (San Sebastián) ile Athletic Bilbao (Bilbao) arasındaki bu rekabet, sahadaki kıyasıya mücadelenin ötesinde paylaşılan ortak Bask kimliğinin ve kardeşliğin sahneye çıktığı eşsiz bir kültürel şölendir.

Öte yandan, her iki büyük merkezde tek bir kulüp ana akım medyayı ve halkı domine ediyor gibi görünse de, Bask Bölgesi genelinde her şehirde tek takım yoktur. Aksine bu coğrafya; Deportivo Alavés (Vitoria-Gasteiz), SD Eibar, Real Unión veya Barakaldo gibi dar bir alanda çok sayıda köklü kulübün barındığı son derece zengin bir futbol havzasıdır.

Yasaklı Bayrağın Sahneye Çıktığı Tarihi An (1976)

Franco dönemi sonrasındaki en büyük sembolik olaylardan biri 5 Aralık 1976’daki derbide yaşandı. Franco’nun ölümünden kısa süre sonra, hala yasak olan ve kamusal alanda sergilenmesi suç sayılan Bask bayrağı İkürriña, iki takımın kaptanları İnaxio Kortabarría (Real Sociedad) ve José Ángel Irıbar (Athletic Bilbao) tarafından sahaya birlikte taşındı.

Bu cesur hareket, iki kulübün siyasi rekabetin ötesinde ortak Bask kimliği altında nasıl tek vücut olduğunun en büyük tesciliydi.

Altın Çağ: Şampiyonlukların Derbiyle Taçlanması

1980’lerin başı, Bask futbolunun tüm Avrupa’yı salladığı dönemdir. Sırayla Real Sociedad (1981, 1982) ve ardından Athletic Bilbao (1983, 1984) La Liga şampiyonluklarını kazandı. İşin en büyüleyici yani; Athletic Bilbao, tarihindeki son şampiyonluğunu (1983-84 sezonu) ligin son haftasında San Mamés’te oynanan ve Real Sociedad’ı 2-1 yendiği Bask derbisinde ilan etmişti.

** Tarihte hem Real Sociedad hem de Athletic Bilbao forması giyen oyuncular geçiş yasağı hassasiyetleri nedeniyle nadir olsa da görülmüştür.

En Meşhurları

Inigo Martı̇nez: Real Sociedad altyapısından yetişip uzun yıllar savunmanın liderliğini yaptıktan sonra, 2018 yılında Athletic Bilbao’nun 32 milyon euroluk serbest kalma maddesini ödemesiyle doğrudan Bilbao’ya transfer olmuş ve taraftarlar arasında büyük ses getirmişti.

Joseba Etxeberria: Bask futbolunun en ikonik “ihanet” ve sadakat hikayelerinden biridir. 1995 yılında henüz çok genç bir yaşta Real Sociedad’dan Athletic Bilbao’ya transfer olan Etxeberria, kariyerinin neredeyse tamamını (15 yıl) Athletic’te geçirerek kulübün efsanesi olmuştur.

Ancak işi daha da özel kılan detay, bu iki takımın formasıyla da karşılıklı olarak Bask Derbisi’nde (Euskal Derbia) gol atmayı başarmış futbolcu sayısının sadece iki kişi olmasıdır: Rafa Iriondo (1950-60’lar) ve Pedro Uralde (1980’ler).

Transfer Politikalarındaki Büyük Fark: Athletic Bilbao’nun Sert Kuralı:

Bilbao, kurulduğu günden bu yana sadece Bask kökenli veya Bask altyapısında yetişmiş oyuncuları oynatma geleneğini (Cantera) katı bir şekilde sürdürür.

Real Sociedad’ın Değişimi: Real Sociedad da 1989 yılına kadar sadece Bask oyuncuları oynatıyordu. Ancak bu tarihte kuralı esneterek ilk yabancı transferini (John Aldridge) yaptılar.

Bugün Sociedad kadrosunda yabancı oyunculara yer verirken, Bilbao hala sadece yerel oyuncularla mücadele eder.

İlk maç için taa 4 Nisan 1909’a kadar gidiyoruz. 115 sene önceki bu maç San Sebastián’daki tarihi Atotxa Stadyumunda sahne almir bir Kral Kupası karşılaşması (kazanan 4-2 ile Real Sociedad). İşin ilginci ilk La Liga derbisi de, 20 sene sonra 28 Nisan 1929’de oynamış ve skor yine 4-2 ama bu kez kazanan Atletic!

Sonuc olarak; AP-8 otoyolu Bilbao ile San Sebastián’ı fiziksel olarak birbirine bağlasa da, bu asırlık rekabet iki şehri aynı yürekte buluşturur; çünkü Bask Derbisi, sahada bırakılan 90 dakikalık kıyasıya mücadelenin çok ötesinde, coğrafyanın ve tarihin ortak yazdığı en soylu futbol destanıdır!.

Son Haberler

BİR UÇAK KAZASI, ALTI HAYAT: CHAPECOENSE’NİN HAYATTA KALANLARI

Futbolun hafızasında bazı maçlar, bazı goller ve bazı zaferler vardır; bir de asla unutulmayan acılar… Süperga Tepesi’ne çakılan efsanevi...

Benzer Konular