https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

SAHADA TANRI, SOKAKTA GECE KUŞU: MAGICO GONZALEZ

Okunması Gerekenler

Futbol dünyası, kusursuz makineler, hiper-profesyonel sporcular ve saniyesi saniyesine planlanmış diyet programlarıyla dolu steril bir endüstriye dönüşeli çok oluyor.

Peki ya o kusursuzluğun ortasında, kurallara tamamen meydan okuyan, sadece içinden geldiği gibi yaşayan bir “sihirbaz” olsaydı?

İşte o sihirbazın adı, La Liga’nın o tozlu ve tuzlu rüzgarlarıyla yıkanan liman kenti Cádiz’in sokaklarında yankılandı: Mágico González.

Sahada Tanrı, Sokakta Gece Kuşu

Asıl adı Jorge Alberto González Barillas olan Salvadorlu futbolcu, 1980’lerde Cádiz formasını giymeye başladığında, İspanyol futbolu böyle bir adamla daha önce hiç karşılaşmamıştı.

Diego Maradona’nın bizzat “O benden daha yetenekliydi” diyerek şapka çıkardığı Mágico, sahaya çıktığı an rakip defansları adeta birer kuklaya çevirirdi. İpe dizilen rakipler, stadyumu ayağa kaldıran çalımlar ve “halı saha” rahatlığını en üst düzey profesyonel sahneye taşıyan bir akışkanlık…

Ancak sorun şuydu ki; Mágico için futbol, günün sadece 90 dakikalık ufak bir eğlencesiydi. Gerçek tutkusu Cádiz’in o uykusuz geceleri, yerel barları ve sabaha kadar süren karnavallarıydı!.

Antrenmana Uyuyakalan Bir Dahi

Antrenmanlara geç kalmak, hatta bazı sabahlar hiç gitmemek onun için sıradan bir rutindi. Kulüp yönetimi ve teknik direktörler onun bu absürt yaşam tarzıyla başa çıkabilmek için özel yöntemler geliştirmek zorunda kaldı.

Bir keresinde kulübün kiraladığı bir kulüp görevlisi, Mágico’yu antrenmana yetiştirmek için kapısını çalmış, içeriden “Geliyorum!” sesini duyup dışarıda beklemeye başlamıştı. Saatler geçip Mágico ortada olmayınca içeri giren yetkili, yıldız oyuncunun yatağında deliksiz bir şekilde uyumaya devam ettiğini görmüştü.

Hatta işin daha da komik tarafı, bazı maçların devre arasında soyunma odasında masaya uzanıp uyuyakaldığı, ikinci yarı başlamadan rüyadan uyandırılıp sahaya sürüldüğü rivayet edilir.

Normal bir futbolcu olsa bu disiplinsizlik anında kapının önüne konulmasına neden olurdu; ama Mágico, sahaya bastığı an topu ayağına aldığı o ilk saniyede havayı öyle bir değiştirirdi ki, kimse ona kızamazdı. Cádiz taraftarı onu bir futbolcudan ziyade, şehrin sokaklarında serbest gezen mistik bir figür, adeta bir futbol tanrısı gibi bağrına bastı.

Endüstriyel Futbola Karşı En Büyük İsyan

Bugün transfer piyasalarının milyarlarca euroyu konuştuğu, futbolcuların birer robot gibi yönetildiği bu devirde Mágico González hikayesi bize çok şeyi hatırlatır. O, modern futbolun o katı kurallarına karşı oynanmış en güzel, en neşeli başkaldırıydı.

Salvador’daki Deprem ve En Anlamlı Geri Dönüş

1984 yılında memleketi El Salvador’da büyük ve yıkıcı bir deprem meydana geldiğinde, Mágico González ülkesindeki insanlara yardım etmek ve yaşanan trajediyi yerinde görmek için bir süre futboldan uzaklaşmak zorunda kaldı.

Cádiz taraftarları ve kulüp, onun bu insani ve duygusal hassasiyetine büyük bir saygı duydu. Salvador’a döndükten sonra futbola bir süre ara verse de, yıllar sonra Cádiz’e tekrar ayak basması liman kentinde adeta bir devlet başkanı gibi karşılanmasına yol açtı.

Onun için Cádiz sadece top koşturduğu bir kulüp değil, ruhunun ev sahibiydi. Barcelona ve PSG gibi devlerin astronomik tekliflerine rağmen, o imparatorluklarda oynamak yerine Cádiz’in dar sokaklarında özgürce dolaşmayı seçti.

Ronaldinho’nun “Elastico”sunun Gerçek Mucidi

Ronaldinho ile özdeşleşen, savunmacıları ters ayakta bırakan ünlü elastico çalımını futbol dünyasında ilk uygulayanlardan biri Mágico González’di. El Salvador’da bu harekete “Culebrita Macheteada” (Pala ile Kesilmiş Yılan) adı verilirdi.

Şeref Kürsüsüne Kot Pantolonla Çıkan Bir Asi

Futbolu bıraktıktan yıllar sonra, 2013 yılında FIFA tarafından Futbol Şöhretler Kulübü’ne (Hall of Fame) davet edildi. Dünyanın en elit futbol insanlarının takım elbiseler ve smokinlerle katıldığı bu resmi törene Mágico González, üzerine geçirdiği salaş bir kot pantolon ve tişörtle katılarak kendine has bohem tarzından asla ödün vermediğini tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı.

Hala Cadizlilerce Bir Peygamber 

Cádiz’in okyanus esintili sokaklarında hala onun adı fısıldanır. Çünkü Mágico; kupalar kazanmak ya da zengin olmak için değil, sadece oyunun o saf neşesini ve özgürlüğünü yaşamak için top koşturmuştu.

Bazı efsaneler kazanmadıkları kupalarla değil, arkalarında bıraktıkları o eşsiz masallarla hatırlanır; Mágico González de tam olarak öyle bir adamdı!.

El Salvador tarihinin en büyük futbolcusu idi Magico, ama istese dünyanın en büyükleri arasına  da girebilirdi!. Ama O, kupalar kazanmak, Ballon d’Or koleksiyonu yapmak veya dünyanın en zengini olmak istemedi. O, Cádiz sokaklarında taraftarlarla şarkı söylemeyi, geceleri dans etmeyi ve yeşil sahaya çıktığında insanları büyülemeyi seçti.

Futbol tarihinin belki de en büyük “Acaba ne olurdu?” sorusu olarak kalsa da, kendi istediği gibi yaşadı ve arkasında eşsiz bir büyü bıraktı!.

Son Haberler

JORGE MENDES Mİ, DEV AJANSLAR MI? FUTBOL PİYASASINDA KİM DAHA BÜYÜK?

"Spor dünyasında 'en büyük kim?' tartışmaları asla bitmez. Hem bireysel hem de takım sporlarında yüzyıldır süren bu kısır döngü,...

Benzer Konular