Gişe filmleri vardır, festival filmleri vardır. İkisinin de seyirciyle yaptığı anlaşma farklıdır.
Gişe filminde aksiyon boldur, işler karışır; yanlış anlamalar, dost sanılan düşmanlar, en gerekli anda şarjı biten telefonlar, tutukluk yapan kapılar, birkaç dakikalığına iflas eden medeniyet… Bir dolu aksiyon yaşanır ama sonunda mutlaka işler yoluna girer. Kötü adam yenilir, sevgililer kavuşur. Seyirci mutlu, kasa mutlu.
Festival filmlerinde ise sıradan insanlar ve onların rutin hayatları vardır. Doğallığıyla sarar, sarmalar. Kendinden bir şeyler bulursun. Bir takım gelişmeler olur, “İşte şimdi bir şey olacak” diye merakla beklersin. Derken kamera kararır. Ekrana Palmiye dalı gelir. Elinde kumandayla kala kalırsın.
Galatasaray’ın transfer sezonu festival filmi gibi başladı, gişe filmi gibi bitiyor. Fenerbahçe’nin transfer sezonu ise gişe filmi gibi başladı, festival filmi gibi bitmeye aday. Taraftar çok mutluydu, çok umutluydu. Birileri geldi, birileri gitti, sonra kıyaslama faslına geçildi, yüzler düştü. Sol kanat tatmin etmiyor, merkez orta sahada alternatif yok, film de bitti zaten.
Rakibin kadrosuyla aradaki makas kapanır gibi oldu ama kapanmadı, belki de açıldı. Market değerine bakarsan fark açıldı. Gerçeği sezon sonunda göreceğiz.
Şimdilik sıradaki sahne Samsunspor maçı. Kolay maç değil.
Fenerbahçe teknik ekibi, Asensio ve Talisca’nın yokluğunda Oğuz ve İrfan’ı ilk 11’de düşünmüş. Gerisi beklenen kadro.
Bir maça en iyi nasıl başlanır diye sorsak, böyle başlanır derdim. İlk dakikada gol kaçtı, 3. dakikada Vedat skoru buldu. Ardından kaçan pozisyonlar geldi. Golün şoku önemliydi. Agresif pres yapan Fenerbahçe orta sahası karşısında Samsunspor çok bocaladı, basit top kayıpları yaptı. 16 dakika boyunca Fenerbahçe yarı sahasına gelemedi.
Fenerbahçe ilk 20 dakikada skoru 3-0 yapabilirdi. Daha da ileri götüreyim, maç 3-0, Samsunspor da 9 kişi olabilirdi. Hakem tarafında konuşulacak çok şey var ama bu yazının konusu o değil.
20. dakikadan sonra Samsunspor ilk kez Fenerbahçe ceza sahasına geldi. Yana ve geriye garanti paslarla oyunu sakinleştirdi, saha yayılımını doğru yapmaya başlayınca dengeyi kurdu. Fenerbahçe kalesinde bazı pozisyonlar da buldu ama Ederson’u zorlayamadı.
Bu hareketlilik de uzun sürmedi. Samsunspor’un sağ tarafında maden bulan Fenerbahçe yeniden psikolojik baskıyı artırdı ve rakibinin özgüvenini aşağı çekti. İlk yarının son bölümünde 3-4 ciddi pozisyon geldi ama devre sadece tek farkla kapandı.
Genel anlamda Fenerbahçe gerçekten çok kaliteli bir kadroya sahip. Özellikle orta sahası. Dünya çapında iki presçisi var. Oyun kimliği de bunun üzerine kurulu: Önde pres yapalım, rakibi boğalım. Bunu iyi yapıyor.
Ama topun arkasına geçme kısmını henüz bilmiyor. Top rakibe geçtiği anda pozisyon veriyor, öyle pozisyon veriyor ki topla oynama yüzdesini de rakibe bırakıyor.
Geçen yıldan Fenerbahçe’nin en büyük farkı Vedat Muriqi. Greenwood da büyük oyuncu. Hem kanat forvet hem oyun kurucu. Stili biraz İrfan’a benziyor. İrfancan Pro Max, hem de 220 basanı.
Ama Vedat Fenerbahçe’yi ipten alıyor. Attığıyla değil, tuttuğuyla alıyor. Maç içindeki kırılma anlarında sakladığı her top altın.
İlk yarıda Vedat çok iş yaptı. İrfan ve Greenwood’un sürekli yer değiştirmeleri de etkiliydi. Brown biraz daha derli toplu bir oyuncu olsa ilk yarı dört farkla bitebilirdi. O kanat koridor gibi boştu.
İlk yarının en kötüsü ise Yasin Kol’du. Fenerbahçe lehine bir, Samsunspor lehine iki kırmızı ve bir penaltı saydım, atladı.
Samsunspor da geçen sezonki görüntüsünden çok uzaktı. Van Drongelen, Holse, Ntcham gibi oyuncuları gözüm aradı.
İkinci yarı da ilk yarının kopyası gibi başladı. Fenerbahçe 3. dakikada Oğuz’la farkı ikiye çıkardı.
Golün manası ve ehemmiyeti başka: Kanté’nin yine harika bir pas arası, geçiş oyunu ve Oğuz’un kapalı köşeden topu tavana asışı…
Oğuz bugün bir gol ve bir asistle geçti ama aslında sahanın en iyilerinden biri değildi. Yine de forma yarışına girecek gibi duruyor. Geçen sezon çok fırsat bulmuş ama değerlendirememişti.
Bu gol maçın sonucunu belirginleştirdi. Samsunspor topla oynama yüzdesini artırdı ama hiç ısıramadı.
Teknik heyet de Vedat ve Greenwood’u çıkarıp Lukaku ve İsmail’i oyuna alarak bir sonraki maça göz kırptı. Greenwood zaten bugün durgundu.
Kalan dakikalarda Samsunspor topa sahip olan taraftı ama hemen hiç pozisyon vermedi Fenerbahçe.
Ligin henüz başı, rakiplerin transfer dönemini nasıl geçirdiğini bilmiyoruz. Fenerbahçe’nin bu oyunu ve kadro derinliği şampiyonluğa yetecek mi, geriye düştüğünde ne olur gibi değerlendirmeleri bu maçta da yapamadık çok erken gol sebebiyle.
Haftaya Beşiktaş maçı var, filmin finali nasıl olacak belki bir tahmin de bulunabiliriz yönetmen ters köşe yapmazsa…
mail: bruno.monte@abcspor.com
twitter: @BrunoMonte1907
