Kanjuruhan Faciası: Bir Derbinin Ardından 135 Hayat
Dünya futbolunda derbiler her zaman büyük ilgi çeker.
El Clásico, Superclásico, Old Firm diye başlarız; bir kalemde 30-40 büyük derbiyi sayabiliriz. Kimi rekabetler şehirleri, kimileri ülkeleri, kimileri ise futbolun çok daha ötesinde toplumsal kimlikleri karşı karşıya getirir.
Ama bugün konumuz biraz daha dar bir alan.
Aynı şehirde hatta aynı ada üzerinde oynanan; tarihi, sert ve trajik bir derbi.
Endonezya’dayız. Java Adası’nın doğusuna, Doğu Java’ya gidiyoruz.
Karşımızda Arema FC ile Persebaya Surabaya var.
Ve konu, aynı ada üzerinde oynanan derbilerde yaşanan en ölümcül futbol olaylarına geldiğinde, 1 Ekim 2022 gecesini anlatmadan geçmek mümkün değil.
Çünkü o gece futbol tarihinin en karanlık sayfalarından biri yazıldı.
1 Ekim 2022: Kanjuruhan’da son düdük
1 Ekim 2022’de Kanjuruhan Stadyumu’nda Arema FC ile Persebaya Surabaya karşı karşıya geldi. Yaklaşık 42 bin seyircinin bulunduğu stadyumda mücadele, konuk ekip Persebaya’nın 3-2’lik galibiyetiyle sona erdi.
Ancak o gece için maçın skoru, yaşanacak trajedinin yanında neredeyse önemsiz kalacaktı.
Karşılaşmanın son düdüğüyle birlikte binlerce Arema taraftarları (2500-3000) sahaya girdi. Güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmaya çalışırken olaylar kısa sürede büyüdü.
Ardından polis tarafından göz yaşartıcı gaz kullanıldı.
Ve asıl felaket bundan sonra başladı.
Panik, izdiham ve kaçış
Gaz yalnızca saha çevresinde kalmadı; tribünlere de ulaştı. Binlerce insan aynı anda çıkışlara yöneldi.
İnsanlar nefes almakta zorlanıyor, panik içerisinde stadyumdan çıkmaya çalışıyordu. Dar çıkışlarda büyük yığılmalar meydana geldi. İnsanlar birbirlerinin üzerine düştü, kaçmaya çalışan kalabalığın içerisinde ezilmeler ve boğulmalar yaşandı.
O birkaç dakika içerisinde Kanjuruhan Stadyumu, bir futbol mabedinden korkunç bir izdiham alanına dönüştü.
Resmi ölü sayısı 135’e ulaştı (39’u çocuk) Yüzlerce insan yaralandı.
Ve 1 Ekim 2022, Endonezya futbol hatta spor tarihinin en büyük trajedisi olarak kayıtlara geçti.
Bu bir “taraftar savaşı” değildi
Kanjuruhan faciasını anlatırken önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Bu olay, iki taraftar grubunun birbirine saldırdığı ve insanların doğrudan taraftar kavgasında öldüğü klasik bir “taraftar savaşı” değildi.
Facianın büyümesinde polis müdahalesi, göz yaşartıcı gaz kullanımı, stadyumun tahliye koşulları ve ortaya çıkan kitlesel panik belirleyici oldu.
Endonezya İnsan Hakları Komisyonu’nun (Komnas HAM) yürüttüğü incelemede de göz yaşartıcı gaz kullanımının yaşanan izdihamın ana tetikleyicilerinden biri olduğu sonucuna varıldı.
Bu nedenle Kanjuruhan’ı yalnızca “taraftarların çıkardığı olaylar” şeklinde anlatmak, yaşananların önemli bir bölümünü gözden kaçırmak olur.
42 bin kişinin bulunduğu stadyumda…
Kanjuruhan’da yaklaşık 42 bin seyirci vardı. Maç sona ermişti.
İnsanlar evlerine gitmek için tribünlerden çıkacaktı.
Fakat gazın tribünlere ulaşmasıyla birlikte binlerce kişi aynı anda çıkışlara yöneldi.
Kalabalığın yoğunluğu ve tahliye koşullarındaki sorunlar, paniğin kısa sürede ölümcül bir izdihama dönüşmesine neden oldu.
Daha sonraki incelemelerde yalnızca polis müdahalesi değil; güvenlik planları, tahliye düzenlemeleri, kalabalık yönetimi ve stadyum güvenliği de ciddi biçimde sorgulandı.
Yani Kanjuruhan’da tek bir hata yoktu: Birbirini takip eden güvenlik sorunları, sonunda 135 insanın hayatına mal olan bir felakete dönüştü.
Sonrasında ne oldu?
Kanjuruhan’daki olay Endonezya futbolunu derinden sarstı. Soruşturmalar başladı. Futbol yönetiminin, organizasyonun ve güvenlik güçlerinin sorumluluğu tartışıldı.
FIFA Başkanı Gianni Infantino da Ekim 2022’de Endonezya’ya giderek stadyum güvenliğinin kapsamlı biçimde yeniden düzenlenmesi konusunda destek sözü verdi.
Fakat mağdur aileleri için mesele yalnızca futbol güvenliğinin değiştirilmesi değildi. Onların cevabını aradığı çok daha basit ve çok daha ağır bir soru vardı: O gece yaşananlardan kim sorumluydu?
Adalet arayışı
Facianın ardından bazı güvenlik görevlileri ve organizasyonla bağlantılı kişiler hakkında davalar açıldı ve bazı sanıklar mahkum edildi.
Ancak mağdur yakınları verilen cezaların yeterli olmadığını savundu. Çünkü onlar için mesele yalnızca bir futbol maçının güvenliğinin yeniden düzenlenmesi değildi.
135 insanın hayatını kaybettiği bir gecenin ardından geride kalan aileler, kaybettikleri yakınlarının hesabının sorulmasını istiyordu.
Futbol tarihinin karanlık gecelerinden biri
Maç sona erdi.
Skor tabelasında Arema FC 2 – 3 Persebaya Surabaya yazıyordu.
Fakat gecenin sonunda artık kimse skoru konuşmuyordu. Çünkü 135 insan hayatını kaybetmişti. Geride yüzlerce yaralı, yas tutan aileler ve yıllarca unutulmayacak görüntüler kaldı.
Kanjuruhan bize futbolun yalnızca 90 dakikadan ibaret olmadığını da acı bir şekilde hatırlattı.
Bir derbi, bir şehir için gurur olabilir. Bir ada için kimlik olabilir. Bir taraftar için hayatının en önemli tutkusu olabilir. Ama stadyum güvenliği, doğru müdahale ve insan hayatına verilen değer göz ardı edildiğinde, o tutku bir anda tarifsiz bir trajediye dönüşebilir!.
1 Ekim 2022’de Kanjuruhan’a futbol izlemek için giren 135 insan, evlerine dönemedi.
Ve belki de bu hikayenin geride bıraktığı en ağır soru hala aynı: Bir futbol maçının son düdüğü, nasıl olur da 135 insanın hayatını kaybettiği bir felaketin başlangıcına dönüşebilir?
Bu olay, dünya futbol tarihinin en büyük ikinci faciası olarak kayıtlara geçti diye de belirtelim.
** Dünya futbol tarihinin en ölümcül stadyum faciası, 24 Mayıs 1964 tarihinde Peru’nun başkenti Lima’da bulunan Estadio Nacional’de (Ulusal Stadyum) yaşanmıştı.
Peru ile Arjantin arasında oynanan Tokyo Olimpiyatları eleme maçı sırasında meydana gelen bu trajik olayda, resmi raporlara göre 328 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi de yaralanmıştı ki gerçek ölü sayısının ise bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin edilmekte!..
