Ispanya’da “Deadline Day” Neden İngiltere Kadar Büyük Değil?
La Liga’nın En İyi ve En Kötü Ocak Transferleri
İngiltere’de transfer döneminin son günü (Deadline Day), adeta bir futbol şölenidir. Saatler süren canlı yayınlar, son dakika transferleri, stadyum önlerinde bekleyen muhabirler ve bazen canlı yayına yansıyan ilginç olaylar bu günün ayrılmaz parçalarıdır.
Ancak İspanya’da bunun tamamen farklı olduğunu söyleyebiliriz.
La Liga’da transfer döneminin son günü hiçbir zaman İngiltere’deki kadar büyük bir heyecan yaratmıyor. İspanyol futbol kültürü, son dakika hamlelerinden ziyade aylar süren transfer pazarlıklarını veya oyuncuların sözleşmeleri bitmeden yapılan ön anlaşmaları daha ilgi çekici buluyor.
David De Gea’nın yıllar önce son dakikada fax sistemi nedeniyle Real Madrid’e transfer olamaması gibi birkaç istisna dışında, İspanya’da “Deadline Day” hiçbir zaman bir gösteriye dönüşmedi.
Buna rağmen Ocak transfer dönemleri, La Liga tarihinde unutulmaz hikayeler barındırıyor.
Mesela Pablo Aimar: Valencia’nın Dehası
2001 yılının Ocak ayında Valencia, River Plate’ten henüz 21 yaşındaki Arjantinli yıldızı yaklaşık 24 milyon Euro karşılığında transfer etti.
Bugün düşünüldüğünde bu rakam oldukça düşük görünse de o dönem Valencia tarihinin en pahalı transferlerinden biriydi.
Aimar’ın hikayesi de oldukça ilginçti. Genç yaşta tıp eğitimi yerine futbolu seçti.
Bu kararı almasında Arjantin’in efsane teknik adamlarından Daniel Passarella büyük rol oynadı. River Plate A takımına yükseldikten sonra sadece beş sezonda tam beş kupa kazandı.
Valencia formasıyla ise kulüp tarihinin en başarılı dönemlerinden birinin mimarlarından biri oldu. İki La Liga şampiyonluğu ve UEFA Kupası zaferinde kilit rol oynadı.
Stan Collymore: Büyük Hayal Kırıklığı
Her başarılı transferin bir de tam tersi vardır ki burada örnek olarak Stan Collymore’u seçtik!.
Bir dönem Nottingham Forest ve Liverpool’un önemli golcülerinden biri olan Collymore, kariyerinin sonlarına doğru Leicester City’de gözden düştü.
Ardından Bradford City’ye geçti. Ancak burada da yalnızca on hafta dayanabildi.
2001 yılında Real Oviedo, kümede kalma mücadelesi verirken Collymore’u büyük umutlarla kadrosuna kattı. İngiliz oyuncu 18 aylık sözleşme imzaladı.
Fakat işler hiç beklediği gibi gitmedi. Sadece üç maç oynadı. Teknik direktör Radomir Antić tarafından fiziksel olarak yetersiz bulundu.
Bir ay sonra Celta Vigo maçına çıktı ve bu karşılaşma profesyonel kariyerinin son maçı oldu.
Daha da ilginci…
Real Oviedo, Collymore’un futbolu bıraktığını gazetelerden öğrendi.
Kulüp sözleşme ihlali nedeniyle dava açtı ancak ödediği parayı geri alamadı!.
Edgar Davids: Barcelona’nın Dönüm Noktası
2004 yılına gelindiğinde transfer döneminin en dikkat çekici hamlesi Edgar Davids oldu.
Dreadlock saçları ve turuncu gözlükleriyle tanınan Hollandalı yıldız, Ajax’ta Louis van Gaal’in ona taktığı “Pitbull” lakabıyla Avrupa’nın en iyi orta sahalarından biri haline gelmişti.
Ajax ile; Eredivisie şampiyonlukları, UEFA Kupası, Şampiyonlar Ligi kazandı.
Daha sonra Bosman Kuralı sayesinde Milan’a transfer oldu. Ancak burada beklenen performansı gösteremedi.
Bacağının kırılması ve soyunma odasında yaşanan problemler nedeniyle Juventus’a geçti.
Asıl yükselişi de burada başladı. Marcello Lippi yönetiminde Zidane ile birlikte Avrupa’nın en iyi orta saha ikililerinden birini oluşturdu.
Üç Serie A şampiyonluğu kazandı. Ancak 2004 Ocak ayında sürpriz şekilde Barcelona’ya kiralandı.
O dönemde Frank Rijkaard’ın Barcelona’sı oldukça kötü gidiyordu. Taraftarlar teknik direktörün gönderilmesini istiyordu.
Davids’in gelişiyle takım tamamen değişti. Barcelona sezonu ikinci sırada tamamladı.
O dönemini bayrak oyuncusu Ronaldinho idi tabii ki, ama Barcelona’nın yeniden yükselişini başlatan ismin Edgar Davids olduğunu savunanlar da oldu.
Sonuç olarak;
Yazar, La Liga’da Ocak transfer döneminin artık eskisi kadar hareketli olmadığını belirtiyor.
Real Madrid ve Barcelona gibi büyük kulüpler, büyük bütçelerini yaz aylarına saklıyor.
Ocak ayı ise daha çok eksik bölgeleri tamamlamak, eski kulüp efsanelerini geri getirmek veya kısa vadeli çözümler üretmek için kullanılıyor.
Bu nedenle istisnalar harici, İspanya’da transfer döneminin son günü İngiltere’deki gibi çılgın bir gösteriye dönüşmüyor!.
