Bugünkü yazımızda İspanyol futbolunun büyülü sol ayağı, ‘El Mago’ lakaplı David Silva’nın hikayesine konuk oluyoruz.
Onun İspanya Milli Takımı, Valencia, Manchester City ve Real Sociedad dönemlerini futbolseverlerin büyük bölümü zaten yakından biliyor.
Biz ise bugün sizleri, kariyerinin dönüm noktalarından birine götürüyoruz: Henüz 18 yasındayken kiralık olarak formasını giydiği ve futbol dünyasının dikkatini üzerine çekmeye başladığı Eibar günlerine…”
El Mago’yu Yaratmak: David Silva
2004 yazında, bugün dünya futbolunda adı çok iyi bilinen küçük Bask kulübü SD Eibar, Valencia’nın La Liga ekibinden kiralık olarak 18 yasında bir orta saha oyuncusunu kadrosuna kattı.
Bu oyuncu; sessiz, utangaç ve fiziksel olarak çok güçlü görünmeyen, Gran Canaria doğumlu David Silva’ydı.
Valencia kulübü, genç futbolcusunun A takım seviyesinde tecrübe kazanmasını istiyordu. Babası Fernando Silva da, Segunda División’un mücadeleci ekiplerinden Eibar’ın, güneşli Arguineguín kasabasından gelen bu genç yeteneğin gelişimi için ideal ortam olduğunu düşünüyordu.
Gran Canaria Güneşinden Bask’in Soğuğuna
Gran Canaria’nın sıcak iklimi ve Valencia’nın hareketli sahil yaşamı, David Silva’nın taşındığı Eibar ile taban tabana zıttı.
Eibar; deniz seviyesinden yaklaşık 130 metre yüksekte, 700 metre yüksekliğindeki dağlarla çevrili, okyanus iklimine sahip, nüfusu sadece yaklaşık 27 bin olan
küçük bir Bask şehriydi.
Kulübün mütevazı stadı Ipurua, Bask Bölgesi’nin köyü yeşil ve kahverengi dağlarının arasında, iki büyük apartman bloğunun gölgesinde yer alıyordu. Bugün Eibar, son yıllarda yaşadığı inanılmaz yükseliş, La Liga macerası ve kartpostal görüntülerini andıran stadıyla dünya futbolunda tanınıyor. Ancak 2004 yılında durum farklıydı!.
Valencia’nın genç yıldızı için Eibar gibi küçük ve sert bir kulübü tercih etmek kolay bir karar değildi. Çünkü David Silva, güneşli Kanarya Adaları’ndan gelmişti.
Eibar ise yağmuruyla meşhurdu. En kurak aylarda bile sık sık yağış alan şehirde sıcaklıklar nadiren 20 derecenin üzerine çıkıyordu.
Fakat yıllar sonra görülecekti ki bu zorlu iklim, Silva’yı Manchester günlerine hazırlayan önemli bir deneyim olacak, çünkü Manchester’in gri ve yağmurlu havası artık ona yabancı gelmeyecekti.
Teknik Bir Dehanın Fiziksel Futbolla Tanışması
David Silva sadece şehir değiştirmemişti. Aynı zamanda tamamen farklı bir futbol anlayışına sahip bir takıma katılmıştı. 18 yaşında bile teknik yetenekleri açıkça görülen Silva’nın geliştirmesi gereken yönü fiziksel tarafıydı.
Eibar’ın teknik direktörü José Luis Mendilibar, fiziksel mücadeleye dayalı, agresif ve disiplinli bir futbol oynatıyordu.
Bu futbol; mücadele, güç, dayanıklılık, pres üzerine kuruluydu.
Silva’nın doğal yetenekleri ise bunun tam tersiydi. O daha çok: teknik, zarif, pas yeteneği yüksek, oyun zekasıyla fark yaratan bir futbolcuydu.
Ancak Eibar’da öğrendiği mücadele kültürü, kariyerinin ilerleyen yıllarında çok önemli olacaktı. Özellikle İngiltere Premier Lig gibi fiziksel yoğunluğu yüksek bir lige gittiğinde, Eibar deneyiminin ne kadar değerli olduğu ortaya çıkacaktı.
Eibar Formasıyla İlk Maç ve İlk Gol
David Silva, Eibar formasıyla ilk maçına: 26 Eylül 2004 tarihinde Córdoba karşısında çıktı.
Ipurua Stadı’nda oynanan karşılaşmada ilk 11’de başlayan Silva, 21 numaralı formayı giyiyordu. Eibar karşılaşmayı 1-0 kazandı. Genç kiralık oyuncu ise 90 dakika sahada kaldı.
Bu maçtan sonra Mendilibar’ın planlarının önemli bir parçası haline geldi.
Silva, Eibar’ın sonraki 15 lig maçının tamamında ilk 11 başladı.
Cadiz’de Gelen Unutulmaz Gol
Tarih: 30 Ocak 2005
Yer: Estadio Ramón de Carranza – Cádiz
Skor: Cádiz 1-2 Eibar
Karşılaşmanın bitimine sadece 5 dakika kala Eibar uzun bir taç atışıyla Cádiz ceza sahasına top gönderdi. Savunmadan seken top ceza sahası yayı civarında David Silva’nın önünde kaldı. O güne kadar “zayıf ayağı” olarak görülen sağ ayağıyla Silva topa gelişine vurdu ve gol!
Eibar oyuncuları ise genç yıldızlarının üzerine koştu (ilk gol).
Bu gol: Eibar’a 2-1’lik galibiyeti getirdi, Bask ekibini ligde ikinci sıraya taşıdı,
Ve daha da önemlisi; David Silva’nın artık sadece yetenekli bir genç olmadığını gösterdi.
Mendilibar’ın Keşfi: Silva Kanatta Değil, Merkezde Olmalıydı
Silva, profesyonel kariyerindeki ilk golünü attıktan sonra da yükselişini sürdürdü.
16 maç üst üste ilk 11 başladı. Sonraki 16 maçta da yine takımın değişmez oyuncusu oldu.
Sezonu: 4 gol, sayısız asist, büyük bir gelişim ile tamamladı.
David Silva’nın Eibar’daki 2004-05 sezonu, aslında büyük kariyerinin ilk ciddi çıkış noktasıydı. Eibar’da gösterdiği performansın ardından Valencia onu hemen A takım seviyesine çıkarmadı; gelişimini sürdürmesi için bir sezon daha kiralık gönderdi.
Eibar sonrası yolculuğu şöyle ilerledi:
2005-06: Celta Vigo (Kiralık)
Eibar’da 35 maçta 5 golle dikkat çeken Silva, bir sonraki sezon bu kez La Liga deneyimi kazanması için Celta Vigo’ya kiralandı.
Celta o sezon yeni yükselmiş bir takımdı ancak çok başarılı bir sezon geçirerek ligi üst sıralarda tamamladı ve Avrupa kupalarına katılma hakkı kazandı.
Silva burada:
34 maçta forma giydi,
4 gol attı,
La Liga seviyesinde kendini kanıtladı.
Bu sezon, onun artık sadece gelecek vadeden bir genç değil, üst seviyede oynayabilecek bir futbolcu olduğunu gösterdi.
Valencia Dönemi
Celta macerasının ardından David Silva, 2006 yazında yetiştiği kulüp Valencia’ya geri döndü.
Henüz 20 yaşındaydı ama kısa sürede takımın vazgeçilmezlerinden biri oldu.
Valencia’daki oyunuyla artık “El Mago” (Büyücü) lakabını hak eden seviyeye ulaşmaya başlamıştı ki hikayenin sonrasını zaten hepiniz biliyorsunuz!.
