https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

500 YILLIK DÜŞMANLIK, GÜLLERİN SAVAŞI, LEEDS VS. UNITED

Okunması Gerekenler

Gerçekten de bazı derbiler sadece “aynı şehrin takımları” değildir; arka planında tarih, siyaset ve kimlik vardır.
Leeds United vs. Manchester United rekabeti tam olarak böyle bir örnek!

Bu karşılaşma yalnızca 90 dakikalık bir maç değil; İngiltere’nin 500 senelik bölgesel hafızasının sahaya yansımasıdır.

** İşte pek bilinmeyen detaylar:

Bu düşmanlık aslında 15. yüzyıla kadar uzanır. Lancashire ve Yorkshire bölgeleri arasındaki Güller Savaşı (Wars of the Roses), Manchester Lancashire’ı, Leeds ise Yorkshire’ı temsil eder.

Yani rekabetin kökleri Orta Çağ’a kadar dayanır. Güller Savaşı diye de bilinen bu ikonik düşmanlık, 15.yüzyılda İngiltere’deki en önemli iki hanedanlığın, Lancaster ve York Hanedanlıklarının savaşıdır aslında…

Daha da derine indiğimizde, bu rekabetin semboller üzerinden nasıl yaşatıldığını görmek mümkün. 15. yüzyıldaki Wars of the Roses (Güller Savaşı), Lancaster ve York hanedanları arasında geçen bir taht mücadelesiydi.

Lancaster’ın simgesi: Kırmızı gül, York’un simgesi: Beyaz gül

Yaklaşık 500 yıl sonra futbol sahasında karşı karşıya gelen iki şehir de tarihsel olarak bu bölgeleri temsil ediyordu: Manchester United-Lancashire kökeni-kırmızı kimlik, Leeds United-Yorkshire kökeni-beyaz kimlik.

19. yüzyıldaki Sanayi Devrimi gerçekten bu rekabetin sosyolojik zemini güçlendirdi. Manchester; Pamuk ve tekstilin küresel merkezi, Leeds; yün ve kumaş üretiminin kalbi!

İki şehir hem üretimde hem ticarette rekabet ediyordu. “Kuzey’in ekonomik lideri kim?” zamanla “Sahada kim daha büyük?” sorusuna dönüştü.

Kuruluş yılları birbirine çok yakın olan iki kulübün yolları ilk kez 1906’da kesişti.

Manchester United, o dönemki stadı Bank Street’te rakibini ağırladı. Bu karşılaşma rekabetin ilk adımıydı ama henüz bugünkü sertliğinden uzaktı. Asıl kırılma noktası için 1960’ları beklemek gerekecekti.

1964–65 sezonu Rekabetin Patlama Noktası olurken, iki takımın da İngiliz futbolunun zirvesinde olduğu dönemdi. Lig şampiyonu: Manchester United, lig ikincisi: Leeds United

Ancak sezonun hafızalara kazınan maçı lig değil, FA Cup yarı finaliydi.

1960–70’lerde Leeds United, teknik direktör Don Revie döneminde sert ve agresif oyunuyla ün kazandı. Bu dönem Leeds için altın çağ olsa da rakip taraftarlar tarafından “Dirty Leeds” (Kirli Leeds) olarak anılmalarına neden oldu.

Yorkshire Post’un maçtan sonraki gün çıkan sayısında şu başlık herşeyi anlatıyordu aslında : “Bir kemik üzerinde hırlayan iki köpek…”

31 Marttaki Amerikan futbolunu andıran sertlikte geçen ilk maçta çok sert kavgalar çıkmış. Sakatlananlar, defalarca duran oyun ile, zaten tribünlerde fazlasıyla gerilen tansiyon çim üstünde de iyice yükselmişti. Manchester United’in efsanevi oyuncusu Bobby Charlton’ın kardeşi Jack Charlton, Leeds United forması giyiyordu.

Jack Charlton ve Denis Law arasında yaşanan tartışma tüm takımın dahil olduğu bir kavgaya dönüşürken, 0-0 biten maçı rövanşı daha da alevli geçmiş ve
Leeds United 89. dakikada Billy Bremmer’ın attığı golle United’i eleyerek finalde Liverpool’un rakibi olmuştu.

Bu maç, birçok futbol tarihçisi tarafından “İngiliz futbol tarihinin en sert maçlarından biri” olarak anılır. Hakem oyunu kontrol etmekte zorlandı. O dönem kart sistemi yeni olduğu için birçok ağır faul ciddi ceza almadan geçti. Maç sonrası iki takım oyuncuları arasında soyunma koridorunda dahi birbirlerine girmişlerdi!.

Ada basınına göre o maç, “bugünün kurallarıyla oynansa, o iki 90 dakika tamamlanamazdı; en az 7-8 kırmızı kart, onlarca sarı kart havada uçuşurdu.”

İngiltere’deki holiganizmin artış gösterdiği döneme denk gelen bu maç sonrası, o sökük bir daha dikilmedi ve iki tarafın taraftar grupları maç günü olsun-olmasın birçok kavgaya sebep oldu. Manchester United’in “Red Army” grubu vs. Leeds’ın “Service Crew” grubu; deplasman maçları polis için en riskli organizasyonlarda ilk sırasındaydı o zamanlar!.

İki kulüp arasında direkt transfer çok nadirdir çünkü taraftar tepkisi çok sert olur. Ama en ünlüsünü yazmazsak olmaz; Eric Cantona! 1992’de Leeds’ten Manchester United’a geçti ve United efsanesi oldu. Leeds taraftarları için çok büyük bir travmaydı.

21. yüzyılda epey irtifa kaybetti Beyazlar.. Eski gücünde olmayan Leeds senelerdir alt liglerdeydi ve tansiyon biraz olsun düşmüstü. 2003-04 sezonunda düştüler ve hatta oradan bir alt lige bile indiler. Tekrar PL’e yükselmeleri ta 2020-21 sezonunu buldu (bu 17 senedeki en son maç 20 Eylül 2011’deki Lig Kupası maçı).. Ama 2 sene tutunabilip 3. sezon yeniden düştüler ve bu sene yeniden Premier Lig’deler.

Ada Basını şimdiden köpürtmeye başladı bile.. Bakalım ilk maç nelere sahne olacak. Bizler de merakla bekliyoruz!.

Son Haberler

İKİ AYRI ÜLKE İLE İKİ DÜNYA KUPASI FİNALİ: LUIS MONTI

1 asıra yaklaşan Dünya Kupası tarihinde yüzlerce kupa kazanmış, final oynamış futbolcular var ama arka arkaya 2 Dünya Kupasında...

Benzer Konular