https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

FUTBOL, DEMOKRASİ, SOSYAL ADALET; FC UNITED OF MANCHESTER

Okunması Gerekenler

Manchester şehri ve futbol dendiğinde herkesin aklına iki renk gelir; Maviler ve Kırmızılar.

Şehrin, ülkenin hatta küresel anlamda da en büyük kulüplerden ikisi haricinde, bir de başkaldırış üzerine kurulmuş bir takım var.

Destekledikleri takımda artık söz haklarının olmadığını düşünen taraftarlarca 2000’lerin başında kurulan ve serüvenine 10. ligden başlayan “FC United of Manchester” kulübü bugünkü kahramanımız.

İlginç şekilde fitili ilk ateşleyen konu da Sir Alex Ferguson’ın at sevdası, ismi de Cebelitarık Kayası.. 2002’de Manchester United ana hissedarları İrlandalı at yetiştiricileri iş adamları John McManus ve John Magnier ile Alex Ferguson arasında ciddi bir kavga çıkar. Hissedarlar Ferguson’ı teknik direktörlükten kovmak ister. Çıkan şiddetli tartışmalar sonucu, yönetim İrlandalıların etkisini kıralım derken, daha da beteri olur ve Amerikan Glazer ailesi 2003’ten itibaren kulübün tüm hisselerini ele geçirir. Taraftarların bir kısmı buna şiddetle karşı çıkar; polisle çatışmalar, sokaklarda günlerce süren protestolar birbirini kovalar.

Tepki sadece “Amerikan işgaline uğramış” olmak değildi. Glazer’lerin gelişi ile kapitalizm egemenliğine anahtarı teslim eden kulüp, artık gerçek taraftarın bulunduğu tabana hitap etmiyordu!..

Maçlarda pahalı biletlerle işçi sınıfından kopan oyun, ayakta dikilmenin yasaklanması, reytinge göre düzenlenen maç saatleri ile binlerce kişiyi kulüpten koparmıştı.

Ve Mayıs 2005’te kentte yapılan iki büyük toplantı sonucunda o tarihi karar verilir; çok sevdikleri kulüplerinin işgal edildiğine inanan taraftarlar, kendi United’larını kurmaya karar verir. Ve bu yeni kurulan kulüpteki tüm kararlar, kulübün gerçek sahibi olan binlerce taraftarın oyuyla alınacaktı. Felsefenin “demokratik yapı” olduğu bu yeni oluşumda, kulübün başkanı, yönetim kurulu ve diğer yöneticilerine kadar herşey kulübün taraftarları tarafından seçilecekti.

Hatta isim, forma ve arma için bile kararı hep birlikte verdiler.. Kulübün adı da ironik şekilde FC United of Manchester oldu. Renkler, kırmızı-beyaz-siyah seçilirken arma da Manchester kent armasından esinlenen bir gemi figürüydü.

Bilet fiyatları da dahil herşeye oybirliğiyle karar veriliyor, kulüp kar amacı gütmüyordu. Maçların, Manchester’in çevresinde yer alan bir kasabanın takımı olan Bury’nin Gigg Lane stadyumunda oynanması konusunda anlaşmaya varıldı. İlk kadro bile seçmeye katılan bine yakın futbolcu arasından kuruldu. Sponsor bilerek almamışlardı ama en zenginden en fakirine, hemen herkesten gelen bağışlarla “alt ligler için” rahatlıkla dönebilecek bir sermaye oluşuyordu.

Kulüp maceraya 10. ligde başladı. Taraftar desteği inanılmazdı. İlk sezonlarında kuzeybatı bölgeler premier ligine (genel pramitte 9.lig) çıkmayı başardılar. İkinci sezonunda da (2006-07) direkt olarak lig yükselmeyi başaran takım, hemen akabindeki sezon da kuzey premier ligine (7.lig) yükseldi yani 3 sezon üst üste bir üst lige çıkmayı başardılar!..

Sonra 7 sene aynı ligde devam eden bir duraklama devri oldu ama 2014-15 sezonunda kuzey premier ligini şampiyon tamamlayıp kuzey ulusal ligine (6.lig) yükseldiler. Eklemezsek olmaz; kulübün ilk gününden beri teknik direktörü olan Karl Marginson da adını büyük puntolarla yazdırmıştı, çiçeği burnundaki yeni Manchester kulübünün tarihine..

2015-16 ise, United’in en sonunda kendi stadyumuna kavuştuğu sezondu.

Broadhurst Park, çeşitli programların yanında bağış ve devlet desteği ile inşa edilmiş 4.700 kapasiteli bir stadyumdu. Bu dönemde kulübün başlattığı “ödeyebildiğini öde” kampanyası çok büyük ilgi çekerken, asgari bir bilet fiyatı belirlendi ve onun üstünü ödeme gönüllülük esasına dayandırıldı.

Bugünlerde, 2018-19 sezonunda tekrardan düştükleri 7.ligde serüvene hemen her maçı kapalı gişe oynarak devam ediyorlar.

Fazla uzatmadan; bu filmin sonu Premier Lig olabilir dersek fazlasıyla ütopik olur, ama sadece futbol oynamaktan fazlasını yapan, aynı zamanda futbolla taraftarlar ve toplulukların etkileşimini yeniden tanımlamayı amaçlayan bu projenin kamuoyunda büyük destek alıp, takdir gördüğü de aşikar…

Son Haberler

BÜYÜK BUHRAN’DAN ŞAMPİYONLAR ŞEHRİNE, 1935- DETROIT

1935 Detroit Amerikan sporları sezonunda tarihte bir ilk yaşanmış ve aradan geçen 90+ seneye rağmen, bu başarıyı tekrarlayan başka...

Benzer Konular