Şili 11 Eylül 1973 askeri darbesi, 1974 Dünya Kupası elemeleri ve 21 Kasım günü, hiç oynanmaması gereken bir Sovyetler maçı…
Terör ve ölümü beraberinde getiren 1973 askeri darbesinde, askeri cunta devlet yönetimini ele aldığında, ilk olarak Allende taraftarlarını işkence ve ölümle bastirdi. Binlerce mahkum Şili’nin çeşitli merkezi noktalarında hapsedilirken, en büyüklerinden biri de, Şili Milli Takımı’nın maçlarının oynandığı Estadio Nacional’di.
Tüm bu olanların yanı sıra, bu stadyumda oynanması gereken bir Dünya Kupası eleme maçı da yaklaşıyordu. Şili ve Sovyet Rusya, 1974 Dünya Kupası’na katılabilmek için mücadele edecekti.
Askeri darbenin hemen ardından Sovyet Rusya ve Şili arasındaki tüm bağlar resmi anlamda (22 Eylül) koptu. Dünyanın seçimle gelmiş ilk Marksist lideri olan Salvador Allende’ye karşı düzenlenen darbe komünist Rusya ile Şili’nin arasını fazlasıyla gererken, sağ görüşlü Amerika ise her ne hikmetse askeri cuntanın yanındaydı (hatta dünya basınında çıkan dedikodulara göre belki de azmettiricisi olarak!).
Şili ve Sovyet Rusya arasında oynanacak Dünya Kupası elemesi iki ayaklıydı. Maçların biri Moskova’da bir diğeri ise Santiago’da, yani Estadio Nacional’de oynanacaktı.
İlk maç 1973 yılı 26 Eylül’de, Sovyet Rusya’nın ev sahipliğindeydi ve 0-0’lık eşitlikle sonlandı. Rövanş maçı ise Kasım ayında oynanacaktı, yani askeri cuntanın yönetimi darbe yoluyla ele geçirmesinden yalnızca iki ay sonra!..
Tahmin edeceğiniz üzere, işkence merkezi olarak kullanılan bir stadyumda herhangi bir resmi maç düzenlemek pek de mümkün değildi, ama Şili 40 binden fazla mahkumu başka yere götürüp, cinayet mahalini çoktan temizlemişti bile…
Yani Rusyanın şikayeti üzerine Sili’ye heyet gönderen FIFA, hiçbir kanıt bulamamıştı. Helmut Kaeser (FIFA Genel Sekreteri, İsviçreli) ve Abilio D’Almeida’nın (Brezilya) raporunda Santiago’da hem şehir hem stadda durum normaldir yazıyordu. Bilmedikleri için mi, görmezden geldikleri için mi hala muamma!..
Ve maçın normal tarihinde, aynı yerde yani Estadio Nacional’de oynanmasına karar verildi.
21 Kasım günü geldiğinde, hiç oynanmaması gereken maç maalesef oynandı. Aslında oynandı demek doğru değil ama başladı diyelim.. Çünkü Sovyet Rusya Milli Takımı Şili’ye gelmemişti.
Şilili oyuncular sahaya çıktı, santrayı yaptı ve boş kaleye mecburen bir gol gönderdiler. İsteksiz bir biçimde bunu yapmak zorunda bırakılan futbolcular için de epey zor bir durumdu, ama bu o zamanlar bir kuraldı ve Şili’nin kazanmış sayılması için bunun yapılması gerekiyordu. Takım kaptanı Francisco Valdez 1961-83 seneleri arasında 215 gol atmıştı milli formayla ama sevinmediği tek gol de bu olmuştu.
Maça tekrar başlayacak bir rakip sahada bulunmadığı için Şili, Sovyet Rusya karşısında turu geçmiş taraf sayıldı. Yani bu sembolik golün ardından maç sona erdi ve Şili hükmen 2–0 galip ilan edilerek, 1974 Dünya Kupası’na gitme hakkı kazandı.
O trajik gün tarihe FIFA ve Şili için kara bir leke olarak geçerken, askeri cunta yönetimi 1990 yılına kadar, tam 17 yıl, Şili hükümetinin başında kalmıştı.
Fazla uzatmadan; bu trajediden ve daha başka 10 hatta 100’lerce örneginde de gördüğümüz gibi, futbol hatta spor, her zaman yalnızca bir oyundan ibaret değildir!.. Maalesef…
