Tenis tarihinden yüzlerce büyük şampiyon, onlarca efsane geldi geçti. Ancak bazı isimler var ki sadece kazandıkları kupalarla değil, sporun kaderini hatta çağını değiştiren başarılarıyla anılır. Rod Laver, işte tam olarak bu isimlerden biri, belki de ilki…
1938’de doğan efsane Avustralyalı raket, tam ismiye Rodney George Laver, çocuk yaşta tenisle tanıştı. Fizik olarak minyon yapılı olmasına rağmen (1.73 boyu), olağanüstü hızı, dayanıklılığı ve solak olmanın avantajını mükemmel bir şekilde kullanması, O’nu kısa sürede rakiplerinden ayırdı.
Rod Laver’i özel kılan şey, yalnızca yeteneği değil; tenis tarihinde tekrarlanamayan belki de hiç tekrarlanmayacak bir başarıya imza atmış olmasıydı.
Tenis dünyasında “Takvim Grand Slam’ı” denildiğinde akan sular durur. Bu başarı, aynı yıl içinde Avustralya Açık, Fransa Açık, Wimbledon ve ABD Açık turnuvalarının tamamını kazanmak anlamına gelir.
1962: Rod Laver, amatör dönemde takvim Grand Slam’ı kazandı.
1969: Açık Dönem (Open Era) başladıktan sonra bunu tekrar başardı.
Bu epik rekorun aradan 55 sene geçmiş olmasına rağmen hala kimse tarafından kırılamamış olması, O’nun büyüklüğünü anlatmaya yetecektir tahminim…
Amatör dönemi sefiri zaten oydu, ama Açık Dönem’in de En Büyük Kazananı olması, istisnai bir başarı!..
Güçlü ve keskin solak forehand’ı
File önünde olağanüstü vole yeteneği (boyuna rağmen servis-vole ustasıydı)
Rakibi sürekli hataya zorlayan taktik zekası
Rakipleri çaresiz bırakan refkleksleri ve timing (zamanlama) kusursuzluğu
Bugün “modern tenis” diye adlandırılan agresif ve çok yönlü oyunun temellerinde tartışmasız Rod Laver’ ın da izleri vardır.
“Tarihin en büyüğü o mu sorusuna” belki farklı isimler gelebilir, ama TOP5 içinde midir dediğimize, bu konu hemen herkese göre tartışmaya kapalıdır!..
İki takvim Grand Slam’ı olan, hem amatör hem profesyonel dönemde zirveye çıkmış, farklı kort zeminlerinde üstünlük kurmuş bir yetenek-başarı bileşeninden bahsediyoruz. Bu 2 ayrı devirde kazandığı Takvim Grand Slam’i onla beraber yaşayan bir miras ve sanki sonsuza dek de öyle kalacakmış gibi…
Bugün Rod Laver’ ın adı Melbourne’daki Rod Laver Arena’da, tenis tarihinin en saygı duyulan efsaneleri arasında, genç tenisçilere ilham veren bir figür olarak yaşamaya devam ediyor.
Rod Laver, yalnızca bir tenis şampiyonu değil; bir çağın kendisidir. İki kez yapılan bir şey tesadüf olamaz!.. Onun kariyeri, sporda “imkansız” denilen kavramın yeniden tanımlanmasıdır.
Her kortta dominant oyunu ile modern tenisin temellerini attı ki, düşünün ki son 50 senede, ondan sonra 4 kortu da kapsayan bir hakimi olmadı hiç (mesela toprak kortta Nadal gibi)..
Lakabı hızından ve çevikliğinden dolayı “The Rocket” idi.
** En iyi yıllarını Grand Slam’lerden uzak geçirdi. Bu arada unutulmasın; 1963–1967 arasında profesyonel olduğu için Grand Slam’lere katılması yasaktı. Yani kariyerinin zirvesinde olmasına rağmen büyük turnuvalarda oynayamadı.
Ama en iyi oyuncular kendi “major” turnuvalarını oynadığı Pro Slam’de üçlemeyi başarabilen tarihteki tek isim de oydu!.. 1967 senesindeki Wembley Pro, French Pro ve U.S. Pro…
Grand Slam sayısı bu yüzden “eksik” görünüyor, yani bilmeyenleri aldatmasın!..
Resmi olarak 11 Grand Slam’ı var ama bu yasak dönemi olmasaydı, çoğu tenis tarihçisine göre sayının çok daha yüksek olacağı malumun ilanı… Bu zaferlerin açılımı da; 4 Wimbledon, 3 Avustralya Açık, 2’şer kez de US Open ve Roland Garros.
Bu arada Amatör devirde 4 kez üst üste (1959-60-61-62) ülkesine Davis Cup kazandırdı ki, bu seneler Avustralya’nın Davis Cup’ta altın çağıydı.
Laver, Ken Rosewall, Roy Emerson gibi zamanın alfa oyuncularından oluşan takımla destan yazdılar tenis kortlarında… 1963 ve sonrasında profesyonel olduğu için Davis Cup oynayamadı. Oysa formunun zirvesindeydi; muhtemelen birkaç kupa daha kazanabilirdi.
Düşünün ki o dominant kadro oluşumu, en büyük yıldızları olmamasına rağmen sonraki 5 senede 4 şampiyonluk kazanmış, 5’inciyi de finalde ABD’ye 3-2 kaybederek kıl payı kaçırmışlardı. O arada kırılan seri de olmasa, ülke adına üst üste 9’a çıkacaktı Davis Cup’da…
Onu kortlarda en mutlu eden anlardan biri de adına açılan Rod Laver Arena’dır büyük ihtimal. Canlı olarak görme şerefine de nail olduğu ve açılışında bulunduğu kortla, ismi kortlara konan nadir efsanelerden biri olarak tarihteki ebedi yerini aldı.
Büyük efsane hala hayatta ve 86 yaşına girdi bugün.
Uzun ve sağlıklı ömürlere diyerek de yazıyı bitirelim…
Yazarın diğer yazıları için tıklayın
mail: burak.belgen@abcspor.com
twitter: @BurakBelgen
