https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

42 KİLOMETRENİN ANATOMİSİ, MARATON KOŞUSUNUN DERİN ANALİZİ

Okunması Gerekenler

Sadece bir koşu yarısı demeye sığmayacak içeriği ile, fiziksel dayanıklılık, zihinsel direnç, strateji ve sabrın aynı potada eridiği, insan bedeninin ve ruhunun sinandığı en saf spor disiplinlerinden biridir Maraton!..

42 kilometre 195 metrelik bu yolculuk, her koşucu için farklı bir hikaye anlatır.

İlk 20 km genellikle “rahat” geçer, ama 25–30 km arası sorgulama başlar.

32–35 km: meşhur “duvara çarpma” anı hemen her maratancunun yaşadığı bir sekans olurken, son 7-8 km ise tamamen karakter testidir!..

Ve hemen herkes kabul eder ki; “Maratonun %70’i zihinseldir.”

Düşük vücut ağırlığı (50-55 kilo en ideali), yüksek aerobik kapasite (VO₂ Max), uzun adım ekonomisi, laktik asit oranı, baldır ağırlığı, hatta topraklar!..

Mesela Kenyalı uzun mesafe atletlerin dörtte üçü, küçük Kalenjin kabilesinden çıkıyor. Etiyopya için de sadece 20.000 nüfusa sahip Bekoji bölgesi aynı şekilde…

1992’den bugüne “Afrikalı olmayan tek Olimpiyat kazananı” Stefano Baldini idi. İtalyan sporcu 2004 Atina’da, harika bir derece olmasa da 2.10.55 ile kazanmıştı( 21.yüzyılın en düşük dereceli kazananı).

Bu nedenle fizyolojik farkları ile, Doğu Afrika (Kenya – Etiyopya) kökenli atletler uzun yıllardır maratona hükmeder.

Bilim ve beslenme o kadar önemlidir ki; maraton adeta enerji depolarıyla yapılan bir satranç oyunudur.

Karbonhidrat yüklemesi, yarış sırasında jel ve elektrolit alımı, su dengesinin korunması…

Yanlış beslenme hatta yarışın yanlış bir sekansında alınan bir besin doğru bile olsa, en iyi antrenmanı bile boşa çıkarabilir!..

Hava durumu, rakım, nem gibi parametreler de o kadar etkilidir ki, en ideali dondurucu olmayan soğuk havadır.

Yüksek nem ve sıcaklık performansı düşüşürken, düz parkur hızlı dereceler, yokuşlu parkur ise stratejik sabır gerektirir

Bu yüzden Berlin hızlı, Boston zor, Tokyo dengeli kabul edilir.

Sonuç olarak; maraton profesyoneller için saniyelerin stratejik savaşı, amatörler için de kişisel bir yolculuktur.

Ama ortak nokta aynıdır: Bitiş çizgisi herkes için kutsaldır!..

Yazıyı da bu disiplin için en sevdiğimiz tarihi sözle bitirelim; 42 kilometre, bir insanın kendisiyle yaptığı en uzun konuşmadır.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

İTALYA’DA ASYA RÜZGARI DEVAM EDECEK Mİ?

Kış sporlarında geleneksel olarak güçlü olmayan Asya ülkeleri, 21. yüzyılda kalktıkları deparla ilk 10-15 ülke arasına yerleştirler bile... Çin ve...

Benzer Konular