https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

39 MİLLİK HUSUMET: BRIGHTON VS. CRYSTAL PALACE, A23 DERBİSİNİN ANATOMİSİ

Okunması Gerekenler

A23 Derbisi: 39 Millik Mesafe, Brighton & Crystal Palace Rekabeti

David Bowie, geçmiş günlerinden bahsederken Croydon’ı “Hayatımda istemediğim, kaçmak istediğim her şey” olarak tanımlardı. 1970’lerin beton yığını banliyösünden güneye, Sussex Downs üzerinden “Brighton Yolu”nu takip ederek ulaşılabilen sahil kasabası Brighton ise sanki o gri dünyanın zıddı, kaçış rotasıydı.

Aradaki 39 millik mesafe ve trenle neredeyse bir saat süren yolculuk, bu iki şehrin normal şartlarda birbirini umursamaması gerektiğini söylüyordu. Crystal Palace’ın Londra’da Millwall, Charlton gibi ezeli rakipleri varken; Brighton’ın da güney kıyısında Portsmouth gibi komşuları vardı.

Peki, aralarında tam bir “derbi” olmasa da bu kadar şiddetli bir husumet nasıl doğdu?

1970’ler: Kıvılcımın Çaktığı Yıllar

Bu garip rekabetin kökleri saha içine, özellikle de 1960’ların Tottenham’ında birlikte oynayan ama pek de iyi anlaşamayan iki adamın, Alan Mullery ve Terry Venables’ın teknik direktörlük kariyerlerine başlama dönemine dayanır.

1970’lerde yolları Üçüncü Lig’de kesişen Palace ve Brighton, kısa sürede hem üst lig mücadelesi hem de teknik direktörlerin sürtüşmesiyle birbirlerini hedef tahtasına koydu. 1970’lerin ortalarındaki o meşhur FA Cup eşleşmesi, gerilimin fitilini ateşledi.

Hakem kararlarıyla elenen Brighton’ın teknik direktörü Mullery, sahadan ayrılırken taraftarların attığı kahve ve yabancı maddeler karşısında adeta çıldırdı; tribünlere gösterdiği “V işareti” ve küfürler, bugün bile Brighton taraftarlarının tapındığı bir ikonik harekete dönüştü.

Kartallar ve Martılar: Takma Adların Doğuşu

Bugün bildiğimiz Eagles (Kartallar) ve Seagulls (Martılar) aidiyeti de bu dönemin ürünüdür. Palace, menajer Malcolm Allison’ın Benfica’dan esinlenerek “The Glaziers” (Camcılar) adını bırakmasıyla Kartallar olurken; Brighton taraftarları da sahil kenti kimliğini öne çıkararak “Dolphins” (Yunuslar) adını bir kenara bırakıp Martılar lakabını benimsedi. Artık ortada kafiyeli iki kuş ve büyüyen bir öfke vardı.

“Poo-gate” ve Sahadaki Çılgınlıklar

On yıllar boyunca bu iki kulüp arasında unutulmaz olaylar yaşandı. 1989’da 27 dakikada tam 5 penaltının atıldığı (ve çoğunun kaçtığı) o absürt maçtan tutun da; 2013 Championship play-off yarı finalinde Palace soyunma odasının tuvalet zeminine insan dışkısı sürülmüş halde bulunduğu ve “Poo-gate” olarak tarihe geçen skandala kadar her karşılaşma yeni bir gerilim hikayesi yarattı.

Glenn Murray gibi her iki formayı da giyen oyuncuların transfer ihanetleri ve maç sonu kavgaları da ateşi hep canlı tuttu.

Noel Günü Ateşkesi

Tüm bu sertliğe ve nefrete rağmen, iki kulüp taraftarları derinlerde bu rekabete ne kadar ihtiyaç duyduklarının bilincindedir. Bunun en güzel kanıtı ise 11 Eylül saldırılarında hayatını kaybeden Brighton taraftarı Robert Eaton anısına düzenlenen ve her iki takım taraftarlarını bir araya getiren Robert Eaton Anma Maçı’dır.

Bir nevi “Noel Günü Ateşkesi” niteliğindeki bu organizasyon, sahadaki düşmanlığın hayatın gerçekleri karşısında nasıl bir dayanışmaya dönüşebileceğini gösterir.

Bugün taraftarların çoğu bu 50 yıllık kökenleri bilmese de; Arsenal-Tottenham kadar büyük bir global üne sahip olmasa da, bu eşleşme her iki camia için de sezonun en kritik, en tutkulu 90 dakikasıdır. Kediler fareleri, köpekler kedileri kovalar; Palace da Brighton’ı sevmez!.

Son Haberler

PELOTONUN GİZLİ DİLİ: NEDEN HEMEN HER BİSİKLET TERİMİ FRANSIZCA?

Bisiklet yarışları dünyasında peloton, lanterne rouge, chasse patate ve gregario (gregoria) gibi terimleri duymayan yoktur; her birinin ne anlama...

Benzer Konular