https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

0.05 SANİYE, CHAD LE CLOS VS MICHAEL PHELPS

Okunması Gerekenler

Geçen hafta yazdığımız 0.01 farkla biten 2008 Pekin 100 metre kelebek finali epey ilgi çekti. Ve mesaj kutumuza gelen sorulardan birçoğu; buna benzer derecelerle, çok yakın biten olimpik yarışlar olup olmadığı idi.

Biz de ilk aklımıza geleni, hem ana kahraman  da aynı kişi (bu kez kaybeden de olsa!) diyerek yazmaya karar verdik.

2012 Londra Olimpiyatları’nda, 200 m Kelebek finalindeyiz.

Hemen her katıldığı yarışın doğal favorisi olan Michael Phelps, bu mesafede zaten üst üste iki olimpiyat altını kazanmış ve dünya rekorunun sahibi apoleti ile başlayacaktı finale.

Ama final günü, Chad le Clos özellikle son 10 metrede yüzdü demek hafif kaçar, öyle bir uçtu ki, bu kez son kulaçta kazanan değil kaybeden oldu büyük şampiyon.

Son 50 Metreyi daha geniş ele alırsak;

Le Clos Phelps’in temposunu bozmuyordu. Erken atağa kalkmadan, son kulaçlara kadar sabırlı kaldı ve son 5 metredeki “adeta lastik gibi uzadığı o ölümcül kulaçla” duvara tam zamanında vurup tarihe geçti.

Phelps ise son nefesi erken alıp, dokunuşunu biraz geç ayarlamasının faturasını, elektronik tablo yandığında 0.05 saniye farkla görüyordu!..

Bu yarış birçok parametresi ile o kadar özeldi ki; gücün değil zamanlamanın kazandığını, tecrübenin bile hata yapabileceğini, sabırla beklemenin bazen en büyük silah olduğunu ve x bir sporcu istediği kadar favori olsun, hiçbir yarışın sonucunun önceden belli olmadığını gösterdi herkese…

Bu yenilgi, Phelps’in kariyerindeki nadir olimpik mağlubiyetlerden biri olarak kalırken, Le Clos içinse bir sporcunun efsaneleştiği an ve ileride torunlara anlatılacak en büyük hikaye olarak tarihe geçmişti bile…

Yüzme hatta birçok sporla özdeşlemiş sözdür; bazen daha hızlı olmak yetmez, doğru anda hızlı olmak gerekir!.. Ve bazen o 0.05 saniyecik bile, bir madalyanın nasıl el değiştirebildiğini gösterir.

Yarışın kaderini değiştiren kilit noktalara kısaca değinirsek; Phelps önde girdiği son 5 metre öncesi ek bir nefes aldı ve bu nefes sanki vücut hızasını bozdu. Yarışın son metrelerini 9-10 kez daha seyrettik bugün ve omuzları hafif yukarı kaldırarak, dokunuş anını geciktiriyor.

Le Clos ise son 2–3 kulaçta nefes almıyor. Baş sabit kalıp gövde çizgisi bozulmuyor. Yüzmede 200 kelebekte bu karar çok risklidir ama Phelps’i risk almadan geçebilmek de imkansıza yakın!..

Phelps yine de kazanabilirdi. Ama finiş duvarına dokunuşu biraz daha uzun kayarak ve tam güçle değil, yarım açıyla gelince, milisaniye gecikmiş oldu. Le Clos’un dokunuşu ise daha kısa ama daha sert bir son kulaç ve dirsekler daha yukarıda, duvara dik ve agresif temas.

Elektronik zamanlamada o küçücük farkı yaratan şey de tam olarak bu dokunuş açısıydı.

Aslında tek cümleyle; Phelps 195 metrenin kazananı idi ama son 5 metrenin galibi Le Clos altını aldı.

Bu arada bilimsel verilere gore; 0.05 saniye demek sadece ve sadece bir kulaç süresinin yaklaşık %10’u, bir nefesin yarısı belki daha da azı.

Yani bazen kader, küçücük bir hata, mikro kararlarla ve milimetrik farklarla kazanıp, kaybettirebiliyor.

Sonuç olarak ikonik figür kariyeri boyunca toplamda 30 olimpik yarış finali yüzdü. Bunların çok çok azını kaybetti ve 23 altın kazanıp sadece 2’sinde podyum dışında kaldı.

Daha 15 yaşındayken katıldığı 2000 Olimpiyatları’nı saymazsak, 200 metre kelebekte sadece 1 kez kaybetti ve kalan 3’ünde Olimpiyat şampiyonu (2004-08-16) oldu. O ikonik seriyi bozmak da Le Clos’a nasip olurken, ilk defa Amerika ya da Avrupa dışında bir kazanan olarak, 31 Temmuz gecesi her anlamda tarihe geçti Güney Afrikalı sporcu.

photo; getty

Son Haberler

5 OLİMPİYAT ALTINI OLAN TARZAN: JOHNNY WEISMÜLLER

Gordon Scott, Ron Ely, Mike Henry, Christopher Lambert, Casper Van Dien, Alexander Skarsgard ve daha adını yazmadığımız birçok aktörün...

Benzer Konular